Keloidler sivilce, delici yara veya kesik gibi çok küçük cilt yaralanmalarından gelişebilir ve cildin orijinal hasarlı bölgesinin dışına yayılabilir.
Keloidler genellikle yavaş büyür ve haftalar, aylar veya yıllar içinde genişler. Ancak bazı kişilerde keloidler hızla büyüyebilir ve birkaç ay içinde üç katına çıkabilir. Keloidlerin boyutları değişiklik gösterir ve kişi keloid büyüdükçe hassasiyet, kaşıntı veya ağrı hissedebilir. Bu belirti genellikle keloidin büyümesi durduğunda kaybolur.
Vücut, yara oluşumu sırasında yaraları onarmak için aşırı kolajen üretir. Vücutta kolajen, cilt elastikiyetinin korunmasında ve kas, kemik ve doku yapısının desteklenmesinde rol oynar.
Keloidler genellikle yaralanmadan yaklaşık 3 ila 12 ay sonra ortaya çıkar. Başlangıçta kırmızı, pembe veya mor renktedirler, ancak sonunda ciltten daha koyu bir renge dönüşürler ve kenarları merkezden daha koyu olur. Parlak, tüysüz şişlikler olarak görünürler.

Keloid, pembe, kırmızı, ten renginde veya çevresindeki deriden daha koyu renkte olabilen büyük, kabarık bir yara izidir.
Keloid izlerinin nedenleri
Keloid oluşumunu etkileyen birçok faktör vardır:
- Yarada enfeksiyon veya saç, granülom, kum, kir gibi yabancı cisimlerin bulunması nedeniyle...
- Vücut keloid oluşumuna yatkındır.
- Yaralanma, uygun şekilde tedavi edilmemiş yara.
- Sivilceleri yanlış sıkmak.
- Yaranız olduğunda, kolayca iz bırakabilecek yiyecekler tüketin.
Keloid skar riskini artıran faktörler
- Melanin: Cilde, saça ve gözlere renk veren pigmenttir. Vücut ne kadar çok melanin üretirse, bu bölgeler o kadar koyulaşır. Cilt yaralandığında, vücut pigment üreten hücreler (melanositler) üretir, bu nedenle yaralı bölgede daha fazla melanin bulunur. Bu nedenle, siyahi insanlarda diğer ırklara göre daha fazla melanin bulunur ve bu nedenle keloid izi oluşma olasılığı daha yüksektir.
- Genler: Keloid hastası olan kişilerin yaklaşık üçte birinin ailesinde keloid hastası olan bir kişi bulunur.
- Yaş (10-30 yaş): Keloidler her yaşta ortaya çıkabilir, ancak keloid izlerinin oluşma olasılığı en yüksek olan dönem 10-30 yaş arasıdır.
- Gebelik: Hormonal değişiklikler keloid oluşumu riskini artırır.
Keloid tedavisi zor mudur?
Keloid izleri büyük, çirkin, hareket kabiliyetini etkileyen veya tıbbi tedavilere yanıt vermeyen durumlarda, doktorunuz cerrahi tedavi veya özel prosedürler önerebilir. Bu prosedürler, yara dokusunun giderilmesine ve cilt dokusunun önemli ölçüde iyileştirilmesine yardımcı olur.
Skar eksizyonu cerrahisi: Bu, skar dokusunun cerrahi müdahaleyle tamamen çıkarılması yöntemidir. Ancak, tek başına uygulandığında nüks riski çok yüksektir, %40-100'e kadar çıkabilir. Bu nedenle, ameliyattan hemen sonra, fibröz dokunun rejenerasyonunu önlemek ve nüks oranını %10-30'a düşürmek için genellikle kortikosteroid enjeksiyonları veya yüzeyel radyasyon tedavisinin birlikte uygulanması gerekir.
Lazer tedavisi: Lazer tedavisi, günümüzde tıbbi estetikte popüler bir seçenektir. Fraksiyonel CO2 lazerler, yara izlerinin yüzeyini pürüzsüzleştirmeye, cilt elastikiyetini ve dokusunu iyileştirmeye yardımcı olur. Darbeli boya lazerleri (PDL), kızarıklığı etkili bir şekilde azaltır, yara izlerini soldurur ve yeni oluşan yara izlerindeki kaşıntıyı giderir. Genellikle lazerler, optimum sonuçlar elde etmek ve tekrarlamayı sınırlamak için enjeksiyonlar veya yoğun cilt iyileştirme bakımı ile birlikte kullanılır.
Kriyoterapi: Bu yöntem, yara izini derinlemesine dondurmak için sıvı nitrojen kullanır ve yara dokusunun ölmesini ve kademeli olarak küçülmesini sağlar. Kriyoterapi, özellikle küçük veya yeni oluşmuş yara izleri için uygundur ve yara dokusunu yumuşatmaya ve boyutunu önemli ölçüde küçültmeye yardımcı olur.
Dolayısıyla, eğer yara izleriniz varsa ve en iyi kozmetik sonuçları elde etmek istiyorsanız, tavsiye ve uygun tedaviyi almak için bir uzmana başvurun.
Kaynak: https://suckhoedoisong.vn/chua-seo-loi-co-kho-khong-169251125203810641.htm






Yorum (0)