Çağımızın büyük bir paradoksu var. İnsanlar daha önce hiç bugünkü kadar bilgiye sahip olmamıştı. Sadece bir akıllı telefonla, her insan önceki nesillerin tüm yaşamları boyunca erişebileceğinden daha fazla bilgiye ulaşabiliyor. Yapay zeka saniyeler içinde metin, resim, ses ve video üretebiliyor. Sosyal ağlar küresel olarak milyarlarca insanı birbirine bağlıyor.
Ancak güven, bugün olduğundan daha kırılgan bir halde hiç olmamıştı. Sahte haberler, yanlış bilgiler, deepfake'ler ve siber alandaki yankı odaları, doğru ile yanlış, gerçek ile yalan arasındaki çizgiyi her zamankinden daha bulanık hale getiriyor. İnsanlar sadece bilgi eksikliği çekmiyor; aldıkları bilginin güvenilir olduğuna dair güvenceden de yoksunlar.
Bu bağlamda, gazeteciliğin rolü değişiyor. 20. yüzyılda gazeteciliğin en büyük görevi bilgi yaymak iken, 21. yüzyılda yeni bir görev ortaya çıkıyor: güven inşa etmek. Bu, yalnızca Vietnam gazeteciliği için değil, sosyal hayatta merkezi bir rol oynamaya devam etmek isteyen herhangi bir medya kuruluşu için de bir gerekliliktir. Ve büyük özlemlerle yeni bir kalkınma çağına giren Vietnam için bu görev daha da önemlidir.
![]() |
| Dr. Nguyen Si Dung. (Fotoğraf, röportaj yapılan kişinin izniyle kullanılmıştır.) |
Ulusal stratejik başkent
Kalkınma için kaynaklardan bahsettiğimizde, genellikle yatırım sermayesi, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar veya insan kaynakları aklımıza gelir. Hepsi önemlidir. Ancak insan kalkınmasının tarihi, daha da önemli bir kaynağın olduğunu gösteriyor: Güven.
Güven, toplumu bir arada tutan, işlem maliyetlerini düşürmeye, maliyetleri kontrol etmeye ve ekonomik aktörler arasındaki işbirliğini artırmaya yardımcı olan yapıştırıcıdır. İnsanlar kurumlara güvendiklerinde, reform politikalarını desteklemeye istekli olurlar.
İşletmeler iş ortamına güvendiklerinde, uzun vadeli yatırım yapmaya daha istekli olurlar. Yatırımcılar ekonominin geleceğine inandıklarında, sermaye akışı devam edecektir. Tersine, güven azaldığında, tüm faaliyetler daha maliyetli hale gelir. Güvenin çözebileceği sorunların yerine daha fazla sözleşme, daha fazla prosedür ve daha fazla denetim mekanizması gerekir.
Dolayısıyla, güven özünde bir sosyal sermaye biçimidir ve aslında en değerli sermaye türüdür. Bir ülke kaynaklardan yoksun olabilir ancak güvene sahipse yine de gelişebilir. Japonya, Singapur ve Güney Kore bunun en iyi örnekleridir. Tersine, birçok kaynak zengini ülke, vatandaşları arasında ve vatandaşlar ile kamu kurumları arasında güven eksikliği nedeniyle durgun kalmaktadır.
Günümüzün küresel rekabetinde, bir ülkenin avantajı sadece sermaye, teknoloji veya kaynaklarda değil, aynı zamanda güven inşa etme ve sürdürme yeteneğinde de yatmaktadır.
Güven inşa eden kurumlar
Eğer okullar bilgi yaratıyorsa ve işletmeler maddi zenginlik yaratıyorsa, gazetecilik de modern toplum için eşsiz bir kaynak yaratır: güven. Her gün milyonlarca insan sadece ne olduğunu öğrenmek için değil, daha önemli soruların cevaplarını bulmak için basına başvuruyor: Gerçek nedir? Güvenilir olan nedir? Gerçekten önemli olan nedir? Bu nedenle, gazeteciliğin temel rolü hiçbir zaman sadece bilgi aktarmak olmamıştır; daha da önemlisi, toplumun gerçekliğe dair ortak bir anlayış oluşturmasına ve temel değerlere olan inancını güçlendirmesine yardımcı olmaktır.
Vietnam devrimci gazeteciliğinin tarihine baktığımızda, basının her zaman bu işlevi yerine getirdiği açıktır. Başkan Ho Chi Minh tarafından kurulan ilk gazetelerden günümüzün modern basınına kadar gazetecilik sadece fikirleri yaymak veya toplumsal yaşamı yansıtmakla kalmamıştır. Daha da önemlisi, güven inşa etmeye katkıda bulunmuştur.
Yıllarca süren iktidar mücadelesi sırasında ulusal bağımsızlığa olan inanç; vatanı savunmak için verilen direniş savaşlarında zafere olan inanç; ülke büyük zorluklarla karşılaştığında reform süreci; ve bugün, müreffeh ve güçlü bir ulus olma özlemi. Devrimci Vietnam gazeteciliğinin tarihi, aynı zamanda ulusun güven inşa etme yolculuğuna eşlik etme tarihi olarak da tanımlanabilir.
![]() |
| Gazeteciler, toplumdaki çetrefilli konuları ele almak üzere cesurca hassas bölgelere girmeye devam ediyor. (Kaynak: VNA) |
Teknolojik gelişmeler, medya ortamını temelden değiştiriyor. Bilgi artık kıt değil. Herkes bilgi yayımcısı olabilir. Bir akıllı telefon, daha önce yalnızca profesyonel haber odalarında bulunan birçok işlevi yerine getirebilir. Bu da büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Herkes bilgi yayabiliyorsa, gazeteciliği farklı kılan nedir? Cevap, güven inşa etme yeteneğinde yatıyor.
Dijital çağda gazetecilik yalnızca hız veya bilgi miktarıyla rekabet edemez. Yapay zeka, insanlardan çok daha fazla içerik üretebilir. Gazetecilik için en sürdürülebilir rekabet avantajı, özgünlük, profesyonellik, sosyal sorumluluk ve güven inşa etme yeteneğinde yatmaktadır.
Bu, gazeteciliğin haber aktarma zihniyetinden yapıcı bir zihniyete geçmesini gerektirir. Gazetecilik sadece olayları yansıtmakla kalmamalı, aynı zamanda özlerini de açıklamalı; sadece sorunları tanımlamakla kalmamalı, aynı zamanda çözümlerin bulunmasına da katkıda bulunmalı; sadece eksiklikleri belirlemekle kalmamalı, aynı zamanda olumlu değerleri de yaymalı; ve sadece kamuoyunun bugünü anlamasına yardımcı olmakla kalmamalı, aynı zamanda geleceği tasavvur etmesine de katkıda bulunmalıdır.
Güçlü bir basın, toplumun gerçeğiyle yüzleşirken inancını korumasına yardımcı olmalıdır. Çünkü gerçek inanç, gerçeği tatlı dille örtbas etmekle değil, sorumluluk ve ilerleme arzusuyla aydınlatılmış gerçekle inşa edilir.
Ülkenin ilerleme özlemine destek olmak.
Vietnam, 2030 ve 2045 için iddialı hedefler belirleyerek kalkınmasının kritik bir aşamasına giriyor. Ancak, güven olmadan hiçbir dönüşüm başarılı olamaz. Her reform toplumsal uzlaşma gerektirir; her politika halkın desteğine ihtiyaç duyar; her kalkınma stratejisi işletmelerin ve yatırımcıların güvenine ihtiyaç duyar; ve her entegrasyon çabası uluslararası arenada ulusal prestije ihtiyaç duyar. Başka bir deyişle, hızlı ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak için Vietnam'ın son derece güvenilir bir ülke haline gelmesi gerekir.
Burada basın özel bir rol oynar. Parti, devlet ve halk arasında; politika ve yaşam arasında; ve Vietnam ile dünya arasında bir köprüdür. Basın, kalkınma politikalarını dürüstçe aktararak, halkın özlemlerini yansıtarak, toplumsal diyaloğu teşvik ederek ve olumlu değerleri yayarak, kalkınma için gerekli olan güven temelinin oluşturulmasına katkıda bulunur.
Dış ilişkiler alanında bu rol daha da belirgin hale gelir. Saygı görmek isteyen bir ulus öncelikle doğru anlaşılmalıdır. Güvenilmek isteyen bir ulus kendi hikayesini dürüst ve ikna edici bir şekilde anlatabilmelidir. Günümüz dünyasında bir ulusun imajı sadece ekonomik veya diplomatik gücüne değil, aynı zamanda iletişim yeteneklerine de dayanmaktadır.
Bu nedenle basın, ülkenin yumuşak gücünün önemli bir parçası haline gelmiştir. Her sorumlu gazetecilik çalışması, Vietnam ve halkı hakkında her doğru haber, kalkınma politikalarını doğru bir şekilde açıklama çabası, Vietnam'ın uluslararası arenadaki prestijini artırmaya katkıda bulunur.
Teknoloji bilgi üretebilir. Algoritmalar bilgiyi dağıtabilir. Yapay zeka bilgiyi işleyebilir. Ancak hiçbir teknoloji güven inşa etme rolünün yerini alamaz. Güven, yalnızca verilere değil, gerçeğe, sorumluluğa, mesleki dürüstlüğe ve topluma hizmet ruhuna dayanır. Bunlar, son yüzyılda Vietnam devrimci gazeteciliğinin canlılığını sürdüren temel değerlerdir.
Bugün, ülke güçlü ve müreffeh bir kalkınma çağına girerken, bu misyon değişmeden kalmaktadır. Ancak, yeni bir seviyeye taşınmıştır. Artık sadece bir haber muhabiri veya gerçekliğin bir yansıması değil, aynı zamanda Vietnam'ın geleceğe güvenle ilerlemesi için en değerli varlık olan güvenin de bir kurucusudur.
Kaynak: https://baoquocte.vn/bao-chi-kien-tao-niem-tin-405857.html










