Hikaye ilk bakışta komik gelebilir. Ancak bunun ardında düşündürücü bir toplumsal olgu yatıyor: Vietnam dili, Vietnamlıların yaşam alanlarında giderek marjinalleştiriliyor. Bunu açıkça görmek için mevcut emlak piyasasına bakmak yeterli.
Hanoi'den Ho Chi Minh Şehrine, yeni kentsel alanlardan lüks tatil köyü projelerine kadar İngilizce ve Fransızca isimler giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Hatta bazı projelerde, iyi eğitimli Vietnamlılar bile doğru telaffuzdan emin değil. Birçok apartman sahibi, konutlarını doğaçlama ve yaratıcı fonetik transkripsiyonlarla adlandırıyor.
Bu olgunun sadece proje isimlendirmesiyle sınırlı olmadığını belirtmekte fayda var. Bu, daha derin bir toplumsal zihniyeti yansıtıyor: lüksü yabancı unsurlarla eşitleme eğilimi. Birçok insan, yabancı isimli bir yerleşim bölgesinin Vietnam isimli bir bölgeden daha lüks olduğuna inanıyor. Bu nedenle, birçok geliştirici ürünlerinin ticari değerini artırmak için yabancı isimleri bir pazarlama aracı olarak kullanıyor.
İş açısından bakıldığında bu anlaşılabilir bir durum. İşletmeler her zaman piyasa taleplerini karşılamanın yollarını ararlar. Müşteriler uluslararası bir havaya sahip isimleri tercih ediyorsa, gayrimenkul geliştiricileri de mülklerine bu yönde isim vermeye devam edecektir. Ancak kültürel açıdan bakıldığında durum farklıdır.
Bir yer adı sadece bir isim değildir; tarihsel hafızayı, kültürel kimliği ve belirli bir bölgede yaşayan topluluğun izini temsil eder. Hanoililer için Buoi, Nhat Tan, Yen Phu, Nghi Tam gibi isimleri duymak, bütün bir kültürel alanı çağrıştırır. Benzer şekilde, Hue sakinleri için Kim Long, Bao Vinh, Vy Da, Nguyet Bieu gibi isimleri duymak, yüzlerce yıla yayılan tarih katmanlarını akla getirir. Bu yer adları, hiçbir yabancı ismin yerini tutamayacağı hikayeler barındırır.
Ancak günümüzdeki birçok yeni projede bu değerler neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. The Cosmopolitan veya Maison Privée gibi isimler Hanoi, Bangkok, Jakarta veya Dubai'de herhangi bir farklılık yaratmadan karşımıza çıkabiliyor. İnsanlara nereye ait olduğunu, tarihini veya kimliğini anlatmıyor. Bu isimler o kadar küreselleşmiş durumda ki neredeyse anonim hale geldiler.
Dikkat çekici olan şu ki, birçok Vietnamlı yabancı isimleri coşkuyla benimserken, birçok gelişmiş ülke yerel dillerini ve kimliklerini ısrarla koruyor. Bu açıdan bakıldığında, gayrimenkul projelerinin isimlendirilmesi konusu artık sadece bir piyasa meselesi değil, gereken ilgiyi hak eden kültürel bir mesele haline gelmiştir. Devlet yönetim organlarının Vietnam dilinin kamusal alandaki konumunu korumayı düşünmelerinin zamanı gelmiştir.
Bu, yabancı dillerin kullanımını yasaklamakla ilgili değil. Vietnam, dünya ile derinden bütünleşmiş bir ülke. İşletmelerin, iş operasyonlarına hizmet etmek için uluslararası isimler kullanma hakkı vardır. Ancak entegrasyon, kişinin kendi kimliğini bulanıklaştırması anlamına gelmez. Birçok ülke bu konuda çok net düzenlemelere sahiptir. Fransa'da, kamusal faaliyetlerde her zaman Fransızca tercih edilir. Güney Kore'de , tabelalar ve yer adları hala ağırlıklı olarak Korece kullanmaktadır. Çin'de, en lüks kentsel alanlar hala yerel coğrafya ve tarihle ilişkili isimler taşımaktadır.
Ülkemiz de benzer bir düzenleme setini inceleyip geliştirebilir. Örneğin, gayrimenkul projelerinde resmi isimde mutlaka bir Vietnamca unsur bulunmalıdır; yabancı isim sadece ticari isim veya yardımcı isim olarak kullanılmalıdır. Reklam tabelalarında Vietnamca dilinin belirgin bir şekilde gösterilmesi sağlanmalıdır. Yeni oluşturulan yer adlarında, bölgenin tarihi, kültürel ve coğrafi unsurlarından yararlanmaya öncelik verilmelidir.
Ancak nihayetinde, yasa çözümün sadece bir parçasıdır. Vietnam halkı artık diliyle gurur duymadığı sürece, hiçbir düzenleme Vietnam dilini korumaya yetmez. Bir toplum, ancak her vatandaş tanıdık yer adlarının herhangi bir yabancı isim kadar zarif, modern ve sofistike olabileceğine inandığında dilini gerçekten koruyabilir.
Çünkü bir kentsel alanın değeri, sakinlerinin adını nasıl telaffuz edeceklerini öğrenmek için Google'a başvurmak veya yapay zekaya sormak zorunda olup olmamasında değil, yaşam kalitesinde, mimarisinde, çevresinde, topluluğunda ve taşıdığı kültürel öykülerde yatmaktadır.
Kaynak: https://baovanhoa.vn/van-hoa/bao-ve-tieng-viet-trong-khong-gian-cong-cong-236224.html








