Ronaldo olmadan Portekiz "daha güçlü" olur muydu?
Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca Cristiano Ronaldo, bir zamanlar büyük turnuvalarda "ezilen" olarak görülen Portekiz milli takımına dair dünya algısını yeniden şekillendirdi. Ancak, son Dünya Kupası yaklaşırken şu soru giderek daha fazla soruluyor: Portekiz, Ronaldo olmadan gerçekten daha güçlü olur muydu?

Ronaldo (7 numaralı forma), Portekiz'in 2026 Dünya Kupası öncesi yaptığı hazırlık maçlarında etkisiz bir performans sergiledi.
Şili ile oynanan son hazırlık maçında CR7 sadece ilk yarıda forma giydi ve önemli bir etki yaratamadı. 45 dakika boyunca Al-Nassr'ın forveti rakip ceza sahasında sadece üç kez topa dokundu ve iki şut çekti. Kaleye isabet eden şutlardan biri ağlara gitti, ancak ofsayt gerekçesiyle gol iptal edildi.
Öte yandan, ikinci yarının başında teknik direktör Roberto Martinez tarafından oyuna alınan ve Ronaldo'nun "yedek" oyuncusu olan forvet Gonçalo Guedes, Avrupa takımının ilk golünü atan isim oldu. Bruno Fernandes ise "orkestra şefi" rolünü sürdürerek Şili karşısında alınan 2-1'lik galibiyette bir gol kaydetti.
"Avrupa Seleção"nun Şili'yi yenme şekli, Portekiz milli takım sisteminin artık tamamen tek bir bireye bağlı olmadığını yansıtıyor. Artık hatlar daha senkronize çalışıyor, orta saha daha yaratıcı ve hücum daha esnek. Teknik direktör Roberto Martinez yönetiminde, Avrupa takımının en büyük iki galibiyetinde de CR7 yer almadı.
Ancak, Portekiz'in Ronaldo'suz gücünü yalnızca bu maçlara dayanarak değerlendirmek pek ikna edici değil. Hızı ve genel yetenekleri zirvede olmasa da, Al-Nassr'ın yıldızı ceza sahasında taktiksel bir dayanak noktası ve büyük maçlarda önemli bir moral kaynağı olmaya devam ediyor.
Euro 2016 finalinde Ronaldo, 25. dakikada sakatlık nedeniyle sahadan ayrıldı. Ancak 1985 doğumlu forvet, yedek kulübesinde dinlenmek yerine, saha kenarında adeta "ikinci bir antrenör" oldu; sürekli olarak takım arkadaşlarını teşvik etti, cesaretlendirdi ve hatırlattı. Bu coşku, Eder'in 109. dakikada belirleyici golü atmasına kadar Portekizli oyuncuların moralini yüksek tutmalarına yardımcı oldu.
Soyunma odasında liderlik
Teknik direktör Roberto Martinez, Ronaldo'nun sadece gol atma yeteneğiyle değil, soyunma odasındaki liderlik rolüyle de planlarının çok önemli bir parçası olduğunu defalarca vurguladı. Önceki beş Dünya Kupası'ndaki tecrübesi, mevcut kadrodaki neredeyse hiçbir oyuncunun yerini dolduramayacağı bir şey.

Gonçalo Guedes, Ronaldo'nun yerine oyuna girdikten sonra golü attı.
Elbette, taktiksel açıdan bakıldığında, Portekiz'in Ronaldo olmadan daha açık ve çeşitli bir oyun sergilediği, Rafao Leao ve Francisco Conceicao gibi hücum oyuncularının pozisyon değiştirebildiği ve daha esnek bir şekilde pres yapabildiği söylenebilir. Ancak zorlu maçlarda, CR7 gibi ölümcül bir forvet ceza sahasında fark yaratabilir.
İstatistiklere göre, Roberto Martinez'in "Avrupa Seleção"nun başına geçmesinden bu yana Portekiz, CR7'nin oynadığı maçlarda %77,4'lük bir galibiyet oranı yakaladı ve maç başına ortalama 2,2 gol attı. Buna karşılık, CR7'nin oynamadığı maçlarda galibiyet oranı %62,5'e düşerken, maç başına gol sayısı 3,9'a yükseliyor.
Dolayısıyla, Portekiz Ronaldo ile mutlaka daha zayıf değil, onsuz da mutlaka daha güçlü değil. Bunun yerine, duruma bağlı olarak oyun tarzlarını değiştiriyorlar; net bir merkezi eksene sahip bir takımdan, hücumda daha dağınık bir güce sahip bir takıma dönüşüyorlar.
Şu anki en büyük sorun muhtemelen Ronaldo'nun oynayıp oynamayacağı değil, Portekiz'in her iki senaryoya da yeterince hazır olup olmadığıdır.

Kaynak: https://nld.com.vn/bo-dao-nha-co-manh-hon-neu-thieu-ronaldo-196260608012610799.htm










