2026 Dünya Kupası Son 16 Turu öncesinde, tüm rakamlar İngiltere'yi destekliyordu. L Grubu'nu lider tamamlamışlar, üstün bir kadroya sahiplerdi ve şampiyonluk adaylarından biri olarak görülüyorlardı. Bu sırada Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Dünya Kupası eleme aşamasına ilk kez katılıyordu.
Ancak, teknik direktör Thomas Tuchel'i özellikle temkinli yapan da tam olarak bu eşitsizliktir.
"Panik yapmayın. Kendinizden şüphe etmeye başlamayın."

Alman stratejist, maç öncesi basın toplantısında oyuncularına bu mesajı verdi. Tuchel'e göre, İngiltere büyük olasılıkla yine düşük, sabırlı ve fiziksel olarak güçlü bir savunma bloğuyla karşılaşacak; bu senaryo, Gana ve Panama'nın grup aşamasında yarattığına benzer bir durum.
İlk tuzak: İngiltere'nin sabrını tüketmek.
Uluslararası medya analizlerine göre, Demokratik Kongo Cumhuriyeti topa hakim olmayı hedefleyen bir takım değil. Onların amacı, rakiplerini acil bir duruma sokmaktır.
Afrika takımı, geride kalmaya, kontrolü rakibe bırakmaya, orta saha bölgesini kapatmaya ve rakibin hata yapmasını beklemeye istekli. Gol atamadan geçen süre uzadıkça, rakibin soğukkanlılığını kaybetme, dizilişini çok ileriye çekme ve kontra ataklar için boşluklar bırakma olasılığı artıyor.
Aslında İngiltere'nin kendisi de bu oyun tarzına karşı zorlandı, Gana ile 0-0 berabere kaldı ve Panama karşısında bir saatten fazla süren oyunun ardından ancak golü bulabildi.
İkinci tuzak: Hızlı karşı ataklar.
Uzmanlar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin "saldırı futbolu oynamak için değil, yenilgiden kaçınmak için kurulmuş bir takım" olduğuna inanıyor. Sayıca kalabalık bir şekilde savunma yapmaya istekli olsalar da, hücum ve savunma aşamaları arasında geçiş yaparken son derece tehlikeli olabiliyorlar.

Yoane Wissa, Dünya Kupası'nda attığı üç golle müthiş bir hücum tehdidi oluşturuyor. Yanında ise Noah Sadiki ve Aaron Wan-Bissaka gibi hızlı ve fiziksel olarak güçlü oyuncular bulunuyor; bu oyuncular, rakip ileriye doğru hamle yaptığında İngiltere'nin kanatlarının arkasındaki boşlukları değerlendirebiliyorlar.
Üçüncü tuzak: Favori takım üzerindeki baskı.
Teknik direktör Tuchel, İngiltere'nin maça kazanma beklentisiyle çıktığını kabul etti.
Rakiplerden değil, taraftarların ve medyanın beklentilerinden kaynaklanan bir baskı olduğunu vurguladı.
"Herkes bizim kazanmamızı istiyor. Bu normal. Ama goller henüz gelmemiş olsa bile inanmaya devam etmek önemli."

Medya, eleme turlarında yaşanan sürprizlerin -örneğin Almanya ve Hollanda'nın elenmesi veya Brezilya'nın Japonya'yı son dakikada yenmek zorunda kalması- Dünya Kupası'ndaki takımlar arasındaki farkın artık eskisi kadar büyük olmadığını hatırlattığını öne sürüyor.
Bir üst tura yükselmek için İngiltere kendi yöntemleriyle kazanmalı.
Güç, bireysel kalite ve kadro derinliği açısından İngiltere, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne karşı hala üstünlüğe sahip. Ancak, oyun rakiplerinin istediği tempoda ilerlerse – yavaş oyun, durgunluk ve ardından sabırsız ataklar – Üç Aslanlar kendilerini kolayca zor bir duruma sokabilirler.
Belki de bu yüzden Thomas Tuchel'in maç öncesi yaptığı hatırlatma sadece oyuncularına değil, bu maçın kolay geçeceğini düşünen herkese yönelik bir uyarıydı.
Dünya Kupası'nda bazen en tehlikeli şey daha güçlü bir rakibe sahip olmak değil, sizi onların istediği gibi oynamaya zorlayan bir rakibe sahip olmaktır.
Kaynak: https://danviet.vn/chdc-congo-giang-bay-cho-su-tu-anh-sup-ho-d1439684.html



























































