
Çok sayıda endişe verici tren kaçırma olayı yaşandı.
CNN'e göre, deniz güvenliği uzmanları, uluslararası deniz kuvvetlerinin varlığıyla yıllarca kontrol altında tutulan Somali kıyılarındaki korsanlığın yeniden canlanma belirtileri gösterdiği konusunda uyarıyor. Deniz güvenliği raporları, 2025 yılının sonlarından bu yana Somali, Yemen ve Aden Körfezi açıklarında balıkçı gemileri, ticari gemiler ve küçük teknelerin saldırıya uğradığı, soyulduğu veya yasa dışı olarak ele geçirildiği çok sayıda olayın yaşandığını gösteriyor. Birçok deniz suç örgütü, "ana gemilerin" desteğiyle açık denizde faaliyet gösterme yeteneğini koruyor.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Örgütü'ne (UKMTO) göre, Somali korsanları en az üç gemiyi, aralarında iki petrol tankerinin ve bir çimento taşıyıcısının da bulunduğu gemileri rehin almış durumda. Bu gemiler 21 Nisan ile 2 Mayıs tarihleri arasında rehin alınmış olup, bunlardan biri Yemen kıyılarından kaçırılarak Somali'ye götürülmüştür. UKMTO, Somali sularındaki korsanlık tehdidini "ciddi" olarak değerlendirmektedir.
Uzmanlar, korsanlığın yeniden ortaya çıkmasının nedenlerinden birinin Somali'nin uzun süredir devam eden ekonomik sıkıntıları olduğuna inanıyor. Gıda, yakıt ve gübre fiyatlarındaki fırlama, uluslararası yardımlardaki kesintilerle birleşince, birçok kıyı topluluğunu geçim kaynaklarından mahrum bıraktı ve destek programlarına erişimini engelledi. Bu zorluk, bazı yerel gençlerin denizcilik suç faaliyetlerine yönelmesine yol açtı.
Orta Doğu çatışmalarının etkisi
Birçok uzman, Orta Doğu'daki çatışmaların, özellikle İran'la ilgili gelişmelerin ve Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırıların, uluslararası denizcilik rotalarını önemli ölçüde değiştirdiğine inanıyor. Birçok nakliye şirketi, dünyanın petrol, doğal gaz ve diğer hayati emtialarının yaklaşık %20'sini taşıyan Hürmüz Boğazı gibi riskli bölgelerden kaçınarak rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. Birçok kargo gemisi, Afrika'nın güney ucunu dolaşmayı tercih ederek yolculuklarına haftalar ekledi ve yakıt, sigorta ve işletme maliyetlerini gemi başına yaklaşık 1 milyon dolar artırdı. Bu rota değişikliği ayrıca Somali yakınlarındaki gemi trafiğini de önemli ölçüde artırarak, birçok ticari gemiyi korsan gruplarının sıkça bulunduğu bölgelere istemeden çekti.
Aberdeen Üniversitesi'nde (İskoçya) uluslararası ilişkiler öğretim görevlisi olan Manu Lekunze'ye göre, İran'daki çatışma yeni bir güvenlik boşluğu yarattı; zira bazı uluslararası deniz kuvvetleri, Batı Hint Okyanusu'ndaki korsanlıkla mücadeleye odaklanmak yerine, Hürmüz Boğazı'ndan geçen kargo gemilerine refakat etmeye öncelik vermek zorunda kaldı. Bu durum, korsan ağlarının yeniden aktif hale gelmesi için fırsatlar yarattı.
Atalanta Operasyonu kapsamında görev yapan Avrupa Birliği (AB) deniz kuvvetleri, korsanlık olaylarında son zamanlarda bir artış olduğunu doğruladı ve Somali kıyılarında kaçırılan İran bayraklı bir gemiyi başarıyla kurtardıklarını bildirdi. AB, korsanlıkla mücadele gücünü eskisi gibi sürdüreceğini ve denizcilik tehditlerini önlemek için uluslararası ortaklarla ve Somali yetkilileriyle iş birliğine devam edeceğini teyit etti.
2011 yılında Somali korsanlığı 237 olayla zirveye ulaşarak küresel ekonomiye yaklaşık 7 milyar dolarlık zarar verdi ve 3.800'den fazla mürettebat üyesi tüfek ve tanksavar silah saldırılarının kurbanı oldu.
Kaynak: https://www.sggp.org.vn/cuop-bien-lai-de-doa-thuong-mai-toan-cau-post857405.html







