İran'ın dini lideri Mücteba Hamenei, 26 Mayıs'ta Körfez ülkelerinin artık Orta Doğu'daki ABD askeri üsleri için bir "güvenlik kalkanı" görevi görmeyeceğini açıkladı.
Mojtaba Hamenei, Telegram mesajlaşma uygulamasında yayınladığı bir mesajda, gerilimlerin tırmanması halinde bölgedeki ABD askeri güçlerinin ve tesislerinin daha büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalacağını belirtti.
Bu arada, İran Silahlı Kuvvetleri'nin üst düzey sözcüsü Abolfazl Şekarchi, Tahran'a karşı herhangi bir yeni askeri harekâta "çok daha sert" bir karşılık verileceğini açıkladı. Fars haber ajansı, Şekarchi'nin çatışmanın yeniden başlaması halinde İran saldırılarının daha büyük ölçekte olacağı ve bölgenin ötesine uzanacağı uyarısında bulunduğunu aktardı.

İran'ın IRNA haber ajansına göre, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi (SNSC) Sekreteri Muhammed Bakır Zolkadr, 25 Mayıs'ta İran halkına yaptığı mesajda, ülkenin teslim olmayacağını ve geri adım atmayacağını teyit etti. İran'ın direncinin ve karşılık verme yeteneğinin askeri, diplomatik ve halk cephelerinde gösterildiğini belirtti. Ayrıca, İran halkının birlik içinde kalmasının önemini vurgulayan yetkili, bu dönemde toplum içinde uzlaşma ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti.
İranlı üst düzey yetkililer, ABD güçlerinin güney İran'daki füze üslerine hava saldırıları düzenlemesinden ve Hürmüz Boğazı'nda mayın döşediğinden şüphelenilen gemilere saldırmasından sadece birkaç saat sonra bu mesajı yayınladı. Bu yeni gelişmeler, 8 Nisan'da imzalanan zaten kırılgan ateşkes anlaşmasının çökme riski taşıdığı endişelerini artırdı. ABD'nin askeri hamlesi, İranlı üst düzey müzakerecilerin Katar'ın Doha kentinde Katarlı yetkililerle görüşmeler yapmak ve Pakistan arabuluculuğuyla ABD ile dolaylı görüşmelere hazırlanmak üzere bulundukları sırada gerçekleşti.
Diplomatik çabalar sürerken, İran, anlaşmaya varmadan önce ABD ile güven inşa etmek için beş şart öne sürdü. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkanı İbrahim Azizi, 26 Mayıs'ta PressTV'de yayınlanan bir röportajda, ABD'nin alması gereken önlemlerin şunları içerdiğini belirtti: başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde askeri eylemlere son vermek ve çatışmanın tekrarlanmayacağına dair taahhütte bulunmak; deniz ablukasını kaldırmak; Hürmüz Boğazı ile ilgili İran tarafından önerilen mekanizmaları kabul etmek; petrol yaptırımlarını askıya almak ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmak. Azizi'ye göre, bu şartlar yerine getirilirse, iki taraf yaptırımların ayrıntılarını ve çözülmemiş sorunları daha fazla görüşmek üzere 30-60 günlük bir müzakere sürecine girebilir.
Bu arada, İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi sözcüsü İbrahim Rezai, İranlı diplomatların ABD ile dolaylı müzakerelerde "galibiyet perspektifinden müzakere etmeleri" gerektiğini savundu. Sosyal medya platformu X'te Rezai, "savaşın nihai galibinin yine İran halkı olacağını" belirtirken, tavizlerin durumu daha da kötüleştireceği konusunda uyardı.
Kaynak: https://baolangson.vn/iran-tiep-tuc-phat-di-thong-diep-cung-ran-5093379.html








Yorum (0)