Bağlantı ne kadar fazla olursa, yalnızlık da o kadar artar – bu, birçok Avrupalı gencin karşı karşıya kaldığı endişe verici bir gerçek. Avrupa Komisyonu tarafından 16 Haziran'da yayınlanan bir ankete göre, ankete katılan gençlerin neredeyse üçte biri sosyal medyanın kendilerini stresli, üzgün veya yalnız hissettirdiğini söyledi. Bu rakamlar, dijital dünyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkisine dair endişeleri artırıyor.
Avrupalı gençler hafta içi günde 4,5 saat, hafta sonları ise günde 6 saatten fazla zamanlarını telefonlarında, tabletlerinde, dizüstü bilgisayarlarında ve internete bağlı diğer cihazlarında geçiriyor. Dikkat çekici bir şekilde, katılımcıların %14'ü ekran başında geçirdikleri sürenin günde 10 saati aştığını belirtti.
Avrupa Komisyonu, sosyal medyayı çok erken yaşta kullanmanın da belirgin bir etkisi olduğunu belirtti. 10 yaşından önce sosyal medyayı kullanmaya başlayan çocuklar, 14 yaşından sonra başlayanlara kıyasla hafta sonları ekran karşısında önemli ölçüde daha fazla zaman geçirdi. Bu durum, çocuklukta oluşan çevrimiçi alışkanlıkların daha sonraki yaşamda değiştirilmesinin daha zor olduğunu göstermektedir.
Çevrimiçi ortam, gençlerin üzerindeki psikolojik baskıyı da artırıyor. Ankete katılan gençlerin %45'i, sosyal medyayı kullanırken kendilerini başkalarıyla karşılaştırma eğiliminde olduklarını itiraf etti. Yaklaşık dörtte biri ise nefret söylemi, beden imajı baskısı veya şiddet içerikli içerik gibi sorunlu içeriklere maruz kaldı.
AB'nin çocukları çevrimiçi ortamda korumak için halihazırda birçok yasal aracı mevcut. Ancak, özellikle büyük sosyal medya platformlarında, düzenleme ile uygulama arasındaki uçurum önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Temmuz ayında sunulması beklenen yeni politika önerileri, AB'nin bu platformları ne kadar sorumlu tutmaya hazır olduğunu gösterecek.
Kaynak: https://vtv.vn/mang-xa-hoi-bao-mon-tinh-than-gioi-tre-100260619180016047.htm







