Son raporlar, Rus kuvvetlerinin ABD tarafından Ukrayna'ya tedarik edilen HIMARS çok namlulu roketatarlarının saldırılarını engellemek için Buk-M3 hava savunma sistemini etkin bir şekilde kullandığını ve böylece bir zamanlar "koz" olarak kabul edilen bu silahın etkinliğini önemli ölçüde azalttığını gösteriyor.
Military Watch'a göre, Buk serisinin en modern versiyonu olan Buk-M3 sistemi, özellikle HIMARS sisteminden gelen GMLRS güdümlü roketler olmak üzere yüksek hassasiyetli saldırılara karşı koymak için yaygın olarak kullanılıyor.

HIMARS (M142), ABD tarafından geliştirilen, son derece hareket kabiliyetine sahip çoklu roketatar sistemidir ve GPS güdümü sayesinde çok yüksek doğrulukla, kullanılan mühimmat türüne bağlı olarak 300 km'ye kadar mesafedeki hedefleri vurabilmektedir. Ukrayna çatışması sırasında HIMARS, Rus mühimmat depolarına, komuta merkezlerine ve lojistik hatlarına önemli ölçüde zarar vermiştir.
Ancak Rus tarafı taktiklerini hızla değiştirdi ve hava savunmasını güçlendirdi. Buk-M3, seyir füzeleri, uçaklar, insansız hava araçları ve taktik roketler de dahil olmak üzere çok çeşitli hava hedeflerini imha etmek üzere tasarlanmıştır. Bu sistem yaklaşık 70 km menzile sahiptir ve yüksek imha olasılığıyla aynı anda birden fazla hedefi takip edip imha edebilir.
Buk-M3'ün dikkat çekici bir özelliği, modern bir radar ve birleşik bir güdüm mekanizması kullanmasıdır; bu da anti-parazit yeteneklerini ve yüksek hızlı veya alçak uçan hedeflere karşı koyma kabiliyetini artırır – bu özellikler HIMARS roketlerinin karakteristik özellikleridir. Bu, sistemin roketi hedefine ulaşmadan önce erken tespit edip engellemesini sağlar.
Rus askeri kaynakları, Buk-M3'ün savaş alanında HIMARS füzelerini birçok kez başarıyla engellediğini iddia ediyor. Bu iddiaların bağımsız olarak doğrulanması zor olsa da, gerçek şu ki, HIMARS'ın etkinliği çatışmanın ilk aşamalarına kıyasla son zamanlarda azalmıştır; bu durum bazı Batılı uzmanlar tarafından da kabul edilmektedir.
VOV ve TTXVN'de yayınlanan analizlere göre, Rusya, yüksek hassasiyetli silahlara karşı bir "kalkan" oluşturmak için S-300, S-400 ve Buk gibi sistemleri bir araya getiren çok katmanlı bir hava savunma ağı kurmuştur. Bu ağda, Buk-M3, taktik hedefleri ve ön cephe kuvvetlerini koruyarak orta menzilli hava savunma katmanında kritik bir rol oynamaktadır.

Buna ek olarak, Rusya, HIMARS roketlerinin GPS sinyallerini bozmak ve doğruluğunu azaltmak için elektronik savaş önlemleri de kullandı. Buk-M3 füzelerinin müdahalesiyle birleştiğinde, HIMARS'ın genel etkinliği önemli ölçüde sınırlandı.
Bununla birlikte, uzmanlar HIMARS'ın özellikle esnek bir şekilde ve keşif sistemleriyle birlikte kullanıldığında tehlikeli bir silah olmaya devam ettiğine inanıyor. HIMARS ve Buk-M3 arasındaki çatışma, modern savaşta her iki tarafın da diğerinin avantajlarını etkisiz hale getirmek için sürekli olarak kendini geliştirdiği "yüksek teknolojili saldırı ve savunma" eğilimini açıkça yansıtıyor.
Buk-M3, Rusya'nın Batı'nın hassas silahlarına etkili bir şekilde uyum sağladığını gösteriyor. Çok katmanlı hava savunması ve elektronik savaşın birleşimi, HIMARS'ın etkinliğini önemli ölçüde azaltıyor. Ancak, her iki taraf da taktiklerini ve ekipmanlarını sürekli olarak geliştirdiği için bu "teknolojik zekâ savaşı" henüz bitmiş değil. Bu, modern savaşta görülen bir eğilimi yansıtıyor: hiçbir silah uzun süre mutlak üstünlüğünü koruyamıyor.
Kaynak: https://khoahocdoisong.vn/nga-su-dung-he-thong-buk-m3-de-doi-pho-hieu-qua-voi-ten-lua-himars-post2149099221.html








Yorum (0)