
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman (sağda), Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif için düzenlenen resepsiyon sırasında.
Fotoğraf: Reuters
Bu anlaşmanın imzalanması, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif'in Suudi Arabistan ziyaretinde yaptıkları ortak açıklamada duyurulmuştu. Şaşırtıcı olan ise, yeni karşılıklı savunma anlaşmasının, taraflardan birinin diğerine saldırması durumunda her iki tarafın da saldırıya uğramış sayılacağı hükmünü içermesidir.
Bu söylem, NATO üyelerinin karşılıklı güvenliğe olan bağlılığının kelime ve ruhunu mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Pakistan ve Suudi Arabistan'ın kaderlerini birbirine bağlayan bu ittifak, Pakistan ve Hindistan arasındaki son sınır çatışmasının yanı sıra İsrail'in Katar'a düzenlediği hava saldırısının da etkisi altına giriyor.
Görünüşe göre her iki ülke de, kendi bölgelerindeki en son siyasi ve güvenlik gelişmelerinden yola çıkarak, siyasi ve askeri ittifaklarını, savunmalarını ve stratejik güvenliklerini en üst düzeyde bile olsa daha da kurumsallaştırmaları gerektiği sonucuna varmış ve bu konuda ders çıkarmıştır. Her ikisi de ABD'nin bölgelerindeki güvenlik ve istikrarı sağlama rolüne ve yeteneklerine güvenmiyor gibi görünüyor ve egemenliklerini ve güvenliklerini tehdit edebilecek İsrail askeri eylemlerine karşı önlem almak için geçerli nedenler görüyorlar.
Dolayısıyla, bu anlaşma yalnızca Pakistan ve Suudi Arabistan'ı ortak bir güvenlik kaderine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleşmesini zorlaştırıyor ve Amerika Birleşik Devletleri'nin her iki bölgedeki rolünü ve etkisini azaltıyor.
Kaynak: https://thanhnien.vn/pakistan-a-rap-xe-ut-lien-minh-lien-ket-so-phan-185250918212024383.htm








Yorum (0)