Bu gelişme, endişe verici bir ekonomik eğilime işaret ediyor ve artan küresel istikrarsızlık ortamında Avrupa ekonomisindeki zayıflıkları ortaya koyuyor.
Bu yeni enflasyon dalgasının kaynağı enerjidir. Orta Doğu'daki çatışmalar petrol ve doğalgaz fiyatlarının yeniden yükselmesine neden olarak Euro Bölgesi'ndeki enerji maliyetlerini yıllık bazda %10,9 oranında artırdı. Bu, ithal enerjiye büyük ölçüde bağımlı bir bölge için doğrudan bir darbedir. Avrupa, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışsa da, gerçek şu ki, bölgenin dış şoklara karşı direnci sınırlı kalmaktadır.
Endişe verici bir şekilde, artan enerji fiyatlarının etkisi tüm ekonomiye yayılmış durumda. Fransa'daki balıkçılık işletmelerinden Almanya'daki üretim tesislerine ve İtalya'daki hanelere kadar maliyet baskıları artıyor. Ulaşım, üretim ve işçilik maliyetleri aynı anda artarken, birçok işletme fiyatları yükseltmek zorunda kalıyor ve bu da enflasyonun yükselmesine katkıda bulunuyor.
Enflasyonun en belirgin etkisi, nüfusun satın alma gücünün azalmasıdır. Fiyatlar yükselmeye devam ederken, Euro Bölgesi'ndeki ücretler enflasyon oranından daha düşük, yaklaşık %2,3 oranında artmıştır; bu da çalışanların reel gelirlerinin erimesine neden olmuştur. Ücretlerin yavaşça arttığı, fiyatların ise yükseldiği İtalya, bu durumdan en çok etkilenen ülkelerden biridir. Son beş yılda, maaşlı çalışanlar reel satın alma güçlerinin yaklaşık %11'ini kaybetmiş ve bu da gelir ile yaşam maliyeti arasındaki uçurumun genişlediğini göstermiştir.
Satın alma gücündeki düşüş sadece sosyal bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik büyümeyi de tehdit ediyor. İnsanlar harcamalarını kısınca, kırılgan bir Euro Bölgesi ekonomik toparlanmasının arka planında tüketici talebi zayıflıyor. Bu durum Avrupa'yı bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: enflasyon yükseliyor, ancak ekonomi henüz sert kemer sıkma önlemlerine dayanacak kadar güçlü değil.
Piyasa, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) enflasyonu dizginlemek için faiz oranlarını %0,25 daha artıracağını öngörüyor. Ancak, temel nedenin yükselen enerji fiyatları olduğu göz önüne alındığında, faiz oranlarının tek başına mevcut fiyat baskılarının temel nedenlerini ele alması olası görünmüyor. Avrupa bir ikilemle karşı karşıya: politikayı sıkılaştırmamak enflasyonu uzatabilirken, faiz oranlarını keskin bir şekilde artırmak büyümeyi zayıflatacak ve ekonomi üzerindeki baskıyı artıracaktır.
Avrupa'nın bugün karşı karşıya olduğu en büyük zorluk, enflasyon kontrolü ile sürdürülebilir büyüme arasında denge kurmaktır. Süregelen jeopolitik istikrarsızlık, değişken enerji fiyatları ve azalan satın alma gücü ortamında, Euro Bölgesi'nin enflasyonla mücadelesinin zorlu geçmesi ve bölgenin ekonomik toparlanma beklentilerini daha da gölgelemesi bekleniyor.
Kaynak: https://baovanhoa.vn/the-gioi/tien-thoai-luong-nan-238678.html









