Sayıların baskısı
Her yıl 10. sınıf giriş sınavı döneminde, sınav takvimi, kontenjanlar ve derslerle birlikte, her okul için "rekabet oranı" hakkında da bilgi açıklanmaktadır.
Öğrenciler, örneğin 1/3 veya 1/5 gibi yüzdeleri geleceklerinin "kaderi" olarak görüyorlar. Birçoğu, başarısız olma korkusuyla son dakikada tercihlerini değiştirip, gerçek yeteneklerinin altında okullar seçiyor. Bu arada, birçok öğrenci de düşük kabul oranlarıyla karşılaştığında rehavete kapılıyor ve çabalarını azaltıyor. Görünüşte objektif olan bu sayılar aslında öğrencilerin ruh halinin istikrarsızlaşmasına ve potansiyel olarak yanlış akademik seçimlere yol açıyor.

Ho Chi Minh şehrinde 2025 yılı 10. sınıf giriş sınavına katılan adaylar.
FOTOĞRAF: DAO NGOC THACH
Rekabet oranı sonucu öngörmez.
Teoride, rekabet oranı adayların sınavın "zorluğunu tahmin etmelerine" yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Ancak gerçekte, bu rakam rekabetin gerçek düzeyini doğru bir şekilde yansıtmaz.
Aynı kabul oranına (1/10) sahip iki okulun rekabet seviyesi aynı olmak zorunda değil. Bazı okullarda çok sayıda sahte başvuru varken, öğrenciler sadece "şanslarını denemek" için başvuruyorlar; diğerlerinde ise daha az başvuru var ama çoğunlukla akademik olarak güçlü öğrencilerden geliyor.
Rekabet oranı, coğrafi konum, okulun itibarı, kayıt kontenjanlarındaki değişiklikler ve kitle psikolojisi gibi çeşitli faktörler nedeniyle yıldan yıla önemli ölçüde dalgalanmaktadır. Bu nedenle, rekabet oranını kabul şansını tahmin etmek için temel olarak kullanmak bilimsel bir temele dayanmamaktadır.
Birçok eğitim uzmanı şu görüşü savunuyor: "Rekabet oranı yalnızca başvuru sayısını tanımlar, sonucu değil. Bu nedenle, bu oran üniversite başvuru tercihlerini yönlendirmek için kullanılmamalıdır."
Adayların ve velilerin bilmesi gereken bilgiler.
İstatistiksel olarak, kabul oranı, puan dağılımı, öncelik kriterleri veya öngörülen taban puanları gibi faktörlerle desteklenmedikçe, düşük bilgi değerine sahip ham bir veridir. Öğrenci yeteneklerini, gerçek rekabet düzeyini veya okuldaki eğitimin kalitesini yansıtmaz.

2025 yılında Ho Chi Minh şehrinde 10. sınıf giriş sınavına giren adaylar.
FOTOĞRAF: DAO NGOC THACH
Bu nedenle, ebeveynler ve öğrenciler yalnızca "sınava kaç kişi giriyor - kaç kişi geçiyor" sorusuna odaklanmak yerine, anlamlı rehberlik sağlayan bilgilere dikkat etmelidirler:
- Yıllar içindeki geçme puanları, kabul için puan dağılımları ve puan kantilleri, öğrencilere yeteneklerini kendi kendilerine değerlendirmeleri için bir temel sağlar.
- Bu okullardaki akademik programlar, öğrenim koşulları, kariyer rehberliği ve mezuniyet oranları hakkında bilgiler.
Aynı zamanda, okullar ortaokullarda üniversiteye kabul ve kariyer rehberliğini güçlendirmeli, öğrencilerin bir okulun "popülerliğinin" peşinden koşmak yerine kendilerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmalıdır. Yeterli, doğru ve faydalı bilgiyle öğrenciler uygun bir okulu nasıl seçeceklerini bileceklerdir.
Kaynak: https://thanhnien.vn/ty-le-choi-co-phan-anh-thuc-chat-do-kho-ky-thi-lop-10-tphcm-185260506102012964.htm








Yorum (0)