Genel olarak, Manchester United'ın belirgin bir oyun stili, taktiği veya stratejisi yok. Gol fırsatları yaratamıyorlar ve Şampiyonlar Ligi'nde bu sabah (9 Kasım) FC Kopenhag veya geçen hafta sonu Premier Lig'de Fulham gibi gerçekten vasat takımlardan bile çok daha az şut çekiyorlar. Kazanıp kaybetmeleri, sanki şans eseriymiş gibi, ki bu futbolun en büyük özelliğidir, ancak teknik direktörlerinin izini kesinlikle bırakmıyorlar – sanki teknik direktörsüz kaotik bir takım gibiler. Bir teknik direktör için asgari gereksinimler olan temel şeyleri bile yapamıyorlar. Önde mi geride mi; top varken mi yokken mi… ne yapmalı? Cevap yok – oysa amatör futbolcular bile teoride hemen cevabı bilirdi.
Antrenör Ten Hag ve takımının başına ne kadar korkunç bir şey geliyor?
Sadece Ten Hag'ın Manchester United'ı, Şampiyonlar Ligi'nde kolay lokma olarak görülen bir rakibe karşı tek bir maçta iki kez öne geçip sonunda mağlup oldu. Yarım saatten kısa bir sürede 2-0, ardından maçın bitimine sadece yedi dakika kala 3-2 öne geçtiler, ancak 3-4 kaybettiler ve ligin dibine düştüler. Teknik direktör Erik Ten Hag maçtan sonra oyuncularının öne geçtikleri skoru korumak için ne yapmaları gerektiğini bilmeleri gerektiğini söyledi. Ama durun, teknik direktörün eleştirilmesi gerekmez miydi? Oyuncu değişiklikleri, daha güvenli bir taktiğe geçmek, tempoyu yavaşlatmak, orta sahada oynamak, hatta... uzaktan faul yapmak – bunların hepsi teknik direktörün görevleri!
Aslında Ten Hag, seleflerinden çok daha üstün. Manchester United'ın en görkemli yıllarında forma giymiş olmasının dışında, Ole Gunnar Solskjaer hiçbir zaman üst düzey futbol teknik direktörlüğü yapmadı; hatta gerçek bir teknik direktör olmadığını söylemek yanlış olmaz. Ralf Rangnick ise daha da kötü. Soyut felsefeler vaaz eden bu figür, teknik direktörden çok bir şovmen. Buna karşılık, Ten Hag, Ajax Amsterdam'ı yönettiği beş yıl boyunca sayısız şampiyonluk kazandı. Manchester United'a, kulüp profesyonel olarak tamamen dağılırken geldi ve iki önemli alanda ilk başarıyı elde etti: ikna edici bir oyun tarzı sunmak ve iyi sonuçlar almak.
Ten Hag'ın perişan yüzü
Fark şu: Manchester United'ın geçen sezonki başarısı, orta saha oyuncusu Casemiro ve stoper Lisandro Martínez'in mükemmel performansına bağlıydı. Bu sezon ise Lisandro Martínez sakatlık nedeniyle yok (benzer şekilde, geçen sezon mükemmel performans sergileyen sağ bek Luke Shaw da yok). Casemiro'nun performansı da düştü. Ten Hag yetenek keşfetme konusunda iyi değil. Manchester United'ın elden çıkarması gereken (Harry Maguire, Jonny Evans gibi) veya sadece yedek olarak kullanması gereken (Marcus Rashford gibi) oyunculara güveniyor. Rashford'ı her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya motive etmeli, bu güvenilmez oyuncuya kilit bir rol vermemeli!
İngiliz futbolu, Ten Hag'ın Hollanda futbolundan çok daha acımasız. Bir yandan, kendisi de modası geçmiş olma riskine hazırlıksız yakalandı. Diğer yandan, Ten Hag'ın satın almayı seçtiği oyuncular (çoğunlukla Hollanda pazarından) beklentileri karşılayamadı. Kadro krizi (esas olarak sakatlıklar nedeniyle) MU'yu çöküşün eşiğine getirdi ve Teknik Direktör Ten Hag, onları kurtarmak yerine, MU'nun genel başarısızlığına sürüklendi.
[reklam_2]
Kaynak bağlantısı






Yorum (0)