Hiç kendinize "Yarından itibaren ciddi bir diyete başlayacağım" diye söz verip, patronunuzla stresli bir toplantıdan sonra farkında olmadan bol malzemeli bir bubble tea sipariş ettiğiniz oldu mu? Gece yarısı, gerçekten aç olmadığınız halde, sadece tatlı, kremalı, çıtır veya baharatlı bir şeyler bulmak için buzdolabını açtığınız oldu mu? Belki de yemeğe ihtiyacı olan mideniz değil, beyninizin sakinleşmeye ihtiyacı vardır.
- Duygusal yeme ne anlama geliyor?
- "Fizyolojik açlık" ve "psikolojik açlık" arasındaki farkı ayırt etmek
- Fazla yağ bazen "belirti"dir, asıl neden değil.
- Abur cubur yemeyi bırakmak neden bu kadar zor?
- HALT Tekniği: Yemek yemeden önce 5 saniye bekleyin.
- Sıfır kalorili kendi kendini yatıştırma yöntemleriyle yeme isteğini giderme tablosu.
- Duygusal Yeme Alışkanlığının Üstesinden Gelmek İçin 7 Günlük Plan
Duygusal yeme, zayıflık belirtisi değildir. Stresli, yalnız, sıkılmış, kızgın veya yorgun olduklarında insanların sıkça kullandığı bir başa çıkma mekanizmasıdır.
Sorun şu ki, eğer yiyecek tek "sakinleştirici" haline gelirse, fazla yağ buzdağının sadece görünen kısmı olacaktır. Asıl sorun isimlendirilmemiş duygularda yatmaktadır.
Duygusal yeme ne anlama geliyor?
Duygusal yeme, vücudunuzun enerjiye ihtiyacı olduğu için değil, zihninizin hoş bir duyguya ihtiyaç duyması nedeniyle yemek yemenizdir.
Kötü bir iş gününün ardından yenen bir hamur işi teselli sağlayabilir. Yalnızken bir paket atıştırmalık, birkaç dakika da olsa boşluğu hafifletebilir. Azarlandıktan sonra içilen bir fincan bubble tea, beyninize anında bir ödül verebilir.
Bu mekanizma beynin ödül sistemini içerir. Şeker, tuz ve yağ oranı yüksek gıdalar genellikle hızla zevk duygusunu tetikler. Beyin şunu öğrenir: "Üzgün olduğumda bunu yemek kendimi daha iyi hissetmemi sağlayacak." Bir sonraki stres anında vücut otomatik olarak o yiyeceği tekrar aramaya başlar.
İşte bu yüzden birçok insan kilo verme mücadelesini beslenme bilgisi eksikliğinden değil, midelerinde olmayan bir sorunu yiyeceklerle çözmeye çalıştıkları için kaybediyor.

Birçok insan stresli bir günün ardından bubble tea, hamur işleri veya atıştırmalıklara yönelir; bunun nedeni aslında aç olmaları değil, beyinlerinin sakinleşmeye ihtiyaç duymasıdır.
"Fizyolojik açlık" ve "psikolojik açlık" arasındaki farkı ayırt etmek
Duygusal yeme alışkanlığının üstesinden gelmenin en önemli noktası, ne tür bir açlık hissettiğinizi bilmektir.
| Fizyolojik açlık | Psikolojik açlık |
|---|---|
| Yavaşça gel | Beklenmedik bir şekilde geldi. |
| Birçok farklı yemek yiyebilirsiniz. | Canım sadece belirli bir yemeği çekiyor. |
| Yemekten sonra kendimi tok ve memnun hissettim. | Yemek yedikten sonra suçluluk duymak kolaydır. |
| Vücutta şu sinyaller vardır: mide gurultusu, yorgunluk, enerji düşüklüğü. | Genellikle stres, can sıkıntısı veya yalnızlıktan sonra ortaya çıkar. |
| Biraz daha bekleyebiliriz. | Çok acil bir durumdu, hemen yemek yemem gerekiyordu. |
| Doyunca yemeyi bırakın. | Tok olsanız bile aşırı yemek yemek kolaydır. |
Örneğin, gerçekten açsanız, et, sebze ve çorba içeren bir yemek sizi doyurabilir. Ama stresli bir günün ardından sadece bir bardak bubble tea, bir dilim kek, bir paket atıştırmalık veya biraz kızarmış yiyecek istiyorsanız, bu büyük olasılıkla psikolojik açlıktır.
Fazla yağ bazen "belirti"dir, asıl neden değil.
Birçok obez insan sürekli bir utanç duygusuyla yaşar. Tembel, obur ve disiplinsiz olmakla eleştirilirler. Bu durum onları daha da utandırır, kendilerini daha çok suçlamalarına ve teselli bulmak için yemeğe yönelmelerine neden olur. Döngü devam eder.
Stres, hızlı ödüllere duyulan ihtiyacı artırır. Uyku eksikliği, vücudun tatlı ve karbonhidratlara daha hızlı bir şekilde ihtiyaç duymasına neden olur. Yalnızlık, insanların bilinçsizce yemek yeme eğilimini artırır. Uzun süreli yorgunluk, öz denetimi azaltır.
Bu nedenle, yalnızca "oruç tutmak, karbonhidratı kesmek ve meyve suyu içmek"ten oluşan bir kilo verme planı genellikle başarısız olur. Aç olmadığınız halde neden yemek yediğinizin nedenini ele almaz. Sadece sizi daha aç, daha stresli ve öfke patlamalarına daha yatkın hale getirir.
Kalıcı kilo kaybı elde etmek için, "Neden bu kadar güçsüzüm?" sorusunu "Yemek yiyerek neyi yatıştırmaya çalışıyorum?" sorusuyla değiştirmeniz gerekir.
Abur cubur yemeyi bırakmak neden bu kadar zor?
Pek çok atıştırmalığın o kadar bağımlılık yapıcı olması ve tek bir ısırıkla yetinmemenin tesadüf olmadığı aşikardır.
Gıda endüstrisi, beynin tam olarak neyi sevdiğini anlıyor. Birçok ultra işlenmiş ürünün şeker, tuz, yağ, gevrekliği, aroması ve ağızda bıraktığı tat, maksimum lezzet zevki yaratacak şekilde ince ayarlanmıştır. Bu kavram genellikle "mutluluk noktası" olarak adlandırılır ve coşkulu tadın yaşandığı nokta olarak anlaşılabilir.
Bir yemek bu noktaya ulaştığında, sadece lezzetli olmakla kalmaz, beyniniz daha fazlasını ister.
Bu yüzden:
- Atıştırmalıkları ne kadar çok yerseniz, onlara olan isteğiniz de o kadar artar.
- Sütlü çay ne kadar tatlı ve kremalı olursa, ondan vazgeçmek o kadar zor olur.
- Kurabiye, patates cipsi ve kızarmış tavuk, kolayca aşırı yemeye yol açabilir.
- Aşırı işlenmiş gıdalar, gerçek gıdalara göre genellikle daha hızlı tüketilir.
Doğal gıdalar genellikle daha net durdurma sinyalleri verir. Örneğin, tatlı patates, yumurta, balık, sebze, pirinç, fasulye veya tam meyve yemek, vücudun çiğnemesini, sindirmesini ve doygunluk sinyallerini almasını gerektirir. Öte yandan, aşırı işlenmiş gıdalar genellikle yumuşak, gevrek, yoğun aromalı, lif oranı düşük, yutması kolay ve aşırı tüketilmesi kolaydır.
Başka bir deyişle, sadece yeme isteğiyle mücadele etmiyorsunuz. Yeme isteğini daha da güçlendirmek üzere tasarlanmış bir beslenme sistemiyle mücadele ediyorsunuz.

HALT tekniği, yemek yemeden önce kendinize aç, kızgın, yalnız veya yorgun olup olmadığınızı sorarak duygusal açlığı belirlemenize yardımcı olur.
HALT Tekniği: Yemek yemeden önce 5 saniye bekleyin.
"Günah" diye adlandırdığınız şeyi yemeden önce beş saniye durun ve kendinize şu soruyu sorun:
H – Aç: Gerçekten aç mıyım?
A – Kızgın: Kızgın mıyım?
L – Yalnız: Yalnız mıyım?
T – Yorgun: Yorgun muyum?
Cevap gerçekten açlıksa, o zaman düzgün bir yemek yiyin.
Eğer cevabınız öfke, yalnızlık veya yorgunluk ise, ihtiyacınız olan şey yemek olmayabilir.
Sıfır kalorili kendi kendini yatıştırma yöntemleriyle yeme isteğini giderme tablosu.
| Gerçek duygular | Genellikle ne yemeyi seversiniz? | Alternatif yol da mümkündür. |
| Sinirli | Acılı, çıtır ve tuzlu | 10 dakikalık tempolu bir yürüyüş yapın ve sizi rahatsız eden şeyleri yazın. |
| Yalnız | Tatlılar, sütlü çay | Bir akrabayı ara, bir arkadaşına mesaj at. |
| Yorgun | Yağlı yiyecekler, sütlü kahve | 15-20 dakika kısa bir şekerleme yapın, ardından ılık bir banyo yapın. |
| Can sıkıntısı | Atıştırmalıklar, kurabiyeler | Masayı toplayın, podcast dinleyin, dışarı çıkıp biraz temiz hava alın. |
| Stres | Sürekli yemek yemek | 4-7-8 nefes egzersizlerini yapın, esneme hareketleri uygulayın ve bir günlük tutun. |
Amaç, en sevdiğiniz yiyecekleri yemenizi yasaklamak değil. Amaç, duygularınızın tüm yeme davranışınızı yönlendirmesini önlemektir.
Duygusal Yeme Alışkanlığının Üstesinden Gelmek İçin 7 Günlük Plan
1. Gün: Aşerme günlüğü tutun.
Hemen hiçbir şeyi değiştirmenize gerek yok. Sadece yazın:
- Canın ne çekiyor?
- Günün hangi saatinde canınız çekiyor?
- Öncesinde neler hissediyordunuz?
- Gerçekten aç mısın?
- Yemek yedikten sonra nasıl hissediyorsunuz?
Birkaç gün sonra, bu isteklerin "ortak paydasını" göreceksiniz.
2. Gün: Tüm ana yemekleri yiyin.
Hem stresliyseniz hem de gerçekten açsanız, duygusal yeme alışkanlığı daha da kötüleşir. Her öğünde şunların bulunduğundan emin olun:
- Protein: yumurta, balık, yağsız et, fasulye, sade yoğurt.
- Lif: Tam sebzeler, kök sebzeler ve meyveler.
- İyi karbonhidrat kaynakları: pirinç (ölçülü tüketilmesi şartıyla), patates, yulaf, tam tahıllar.
- İyi yağlar: yağlı balıklar, avokado, kuruyemişler, zeytinyağı.
3. Gün: Büyük paketten doğrudan yemeyin.
Eğer atıştırmalık bir şeyler yemek istiyorsanız, küçük bir porsiyon alıp bir kaseye koyun. Koca paketi ekranın önüne tutmayın. Büyük bir paketten yemek, beynin yediğiniz miktarı ölçme yeteneğini bozar.
4. Gün: Bir "duygusal kurtarma kutusu" oluşturun
Yiyecek dışı seçenekler hazırlayın:
- Küçük bir defter.
- Kulaklık.
- İşte arayabileceğiniz 3 kişinin listesi.
- Esansiyel yağlar veya sıcak, şekersiz çay.
- Yürüyüş ayakkabıları.
- Hafif bir kitap.
Canınız bir şey çektiğinde, yemek sipariş etmeden önce bu kutuyu kullanın.
5. Gün: Çevreyi temizleyin
İradenin 7/24 kazanmasını beklemeyin. Daha az mücadele etmesine yardımcı olun.
- Masanızda tatlı bulundurmayın.
- Yatak odanızda atıştırmalık bulundurmayın.
- Geceleyin yemek siparişi uygulamalarını kapatın.
- Biraz meyve, sade yoğurt ve yeterli miktarda kuruyemiş hazırlayın.
6. Gün: Duygularınızı adlandırmayı pratik yapın.
"Canım bubble tea çekti" demek yerine şunu söylemeyi deneyin:
- Stresliyim.
- Üzgünüm.
- Kendimi terk edilmiş hissettim.
- Yorgunum.
- Biraz ara vermeye ihtiyacım var.
Duygulara isim verildiğinde, genellikle daha az korkutucu hale gelirler.
7. Gün: Kendinize bilinçli bir şekilde yemek yeme izni verin.
Mutlak yasaklar kolayca kaosa yol açabilir. Eğer gerçekten sevdiğiniz bir yemeği yemek istiyorsanız, bilinçli bir şekilde yiyin:
- Oturmak.
- Telefonunuzu kullanırken yemek yemeyin.
- Yavaş ye.
- Tadına bak.
- Yeterince aldığınızda durun.
Sakin bir şekilde bir dilim kek yemek, vicdan azabı çekerek koca bir kutu keki yemekten tamamen farklıdır.
Güvenlik tavsiyeleri/notları
Duygusal yeme yaygın bir başa çıkma mekanizmasıdır, ancak sık sık aşırı yiyorsanız, kısa sürelerde aşırı yemek yiyorsanız, utanıyorsanız, bunu başkalarından saklama ihtiyacı duyuyorsanız veya kusma, müshil kullanma veya sonrasında aşırı oruç tutma gibi kendine zarar veren davranışlara başvuruyorsanız, bir psikologdan, beslenme uzmanından veya ruh sağlığı uzmanından yardım almalısınız. Kilo verme, vücut nefretinden başlamamalıdır. Vücudunuzun sizi neyden korumaya çalıştığını anlamakla başlamalıdır.
Tekrarlanan kilo verme başarısızlıkları, irade gücünüzün yetersiz olduğu anlamına gelmez. Belki de stresi, yalnızlığı, can sıkıntısını veya uzun süreli yorgunluğu gidermek için yiyecekleri bir yöntem olarak kullanıyorsunuzdur. Bu durumda, fazla yağ sadece kalori sorunu değil; vücudunuzun ve zihninizin farklı bir bakıma ihtiyacı olduğunun bir işaretidir.
Fizyolojik ve psikolojik açlık arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrendiğinizde, aşırı işlenmiş gıdaların matrisini anladığınızda ve HALT tekniğini uyguladığınızda, kilo verme yolculuğunuz daha az zorlu olacaktır. Değişmek için kendinize işkence etmenize gerek yok. Kendinizi daha iyi dinlemeniz gerekiyor.
Kaynak: https://suckhoedoisong.vn/vi-sao-stress-lai-them-do-ngot-169260615160229431.htm






