Güneş kremi uzun zamandır cildi güneş ışığının, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarının zararlı etkilerinden koruyan bir "kalkan" olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, birçok insan düzenli günlük kullanıma rağmen ciltlerinin hala koyulaştığından, yaşlılık lekeleri ve çillerin oluştuğundan ve hatta hafif tahriş yaşadığından şikayetçi olmaktadır.

Uygulamak yeterli değil.
Dermatologlara göre, güneş kreminin beklenen etkiyi göstermesini engelleyebilecek birçok faktör vardır. En yaygın hata, yeterince uygulamamaktır. Birçok kişi sadece ince bir tabaka uygulayarak koruma seviyesini önemli ölçüde düşürür. Üretici tarafından belirtilen etkiyi elde etmek için, tüm yüz için yaklaşık 1/4 çay kaşığı, vücut için ise yaklaşık 2-3 yemek kaşığı kullanın.
Bir diğer sebep ise her 2-3 saatte bir tekrar uygulamamak. Aslında, güneş kremlerinin – özellikle kimyasal güneş kremlerinin – etkinliği, çevreye, tere, suya veya güçlü güneş ışığına maruz kaldıktan birkaç saat sonra azalır. Eğer sadece sabah bir kez uygulayıp gün boyu güneşe maruz kalırsanız, cildiniz günün büyük bir bölümünde büyük ölçüde korumasız kalacaktır.
Dahası, birçok insan güneş kremi kullanmaya tamamen güveniyor ve şapka, güneş gözlüğü, güneşten koruyucu kıyafet giymek, şemsiye kullanmak veya güneşin en yoğun olduğu saatlerde (10:00-15:00) güneşten kaçınmak gibi diğer koruyucu önlemleri ihmal ediyor. Bu arada, UV ışınları camdan, ince kumaşlardan geçebilir ve su yüzeylerinden, betondan vb. yansıyarak güneş kremi sürüldükten sonra bile cildi etkileyebilir.

Yanlış ürünü seçmek de bir "suçlu"dur.
Her güneş kremi herkes için uygun değildir. Her cilt tipinin kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları vardır; yağlı ciltler, yağ içeren ürünler kullanıldığında gözeneklerin tıkanmasına yatkındır; hassas ciltler ise güçlü kimyasal içeriklerden tahriş olabilir. Yanlış türde ürün seçmek, cildin ürünü tolere etmesini zorlaştırabilir ve potansiyel olarak sivilce, iltihaplanma, koyulaşma veya soyulmaya yol açabilir.
Ayrıca, SPF ve PA değerlerinin doğru anlaşılması gerekir. SPF (Güneş Koruma Faktörü), güneş yanığına neden olan UVB ışınlarına karşı koruma sağlarken, PA (UVA Koruma Derecesi) ise yaşlanmaya, koyu lekelere ve derin cilt hasarına neden olan UVA ışınlarına karşı koruma sağlar. Çok düşük SPF değerine sahip bir krem, güneş ışığına maruz kalındığında yeterli koruma sağlamazken, iç mekan kullanımı için çok yüksek SPF değerine sahip bir krem ise ağır bir his bırakır ve gözenekleri tıkar.
Kullanımdan sonra cildi iyice temizlememek.
Bir diğer temel neden ise güneş kremi kullandıktan sonra makyajı iyice temizlememek ve yüzü yıkamamaktır. Makyajsız bile olsa, güneş kremi, gün boyunca biriken kir, ter ve sebum ile birlikte gözenekleri tıkayarak gizli sivilcelere ve zamanla cildin matlaşmasına yol açar. Sağlıklı, parlak ve eşit tonlu bir cilt için, her gece makyaj temizleyici ve nazik bir yüz temizleyici ile temizlik yapmak şarttır.

Kapsamlı cilt koruma çözümü
Cildinizi güneşin zararlı etkilerinden gerçekten korumak için uzmanlar şunları öneriyor:
Güneş kremini her gün, hatta bulutlu günlerde veya pencereli iç mekanlarda bile sürün.
Özellikle çok terlediğinizde veya suyla temas ettikten sonra, 2-3 saatte bir tekrar uygulayın.
Bunu uzun kollu gömlekler, geniş kenarlı şapkalar, güneş gözlükleri gibi fiziksel koruma önlemleriyle birleştirin.
Hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu bir ürün seçin.
Cildinizin temiz ve sağlıklı kalması için her gece makyajınızı iyice temizleyin ve cildinizi arındırın.
Güneş kreminin %100 koruma sağlayamayacağını belirtmek önemlidir. Güneş kremi, günlük cilt bakım ve koruma rutininin yalnızca bir parçasıdır. Sağlıklı, ışıltılı ve eşit tonlu bir cilt, hem içten hem de dıştan doğru, tutarlı ve sürekli bakımın sonucudur.
Kaynak: https://khoahocdoisong.vn/vi-sao-thoa-kem-chong-nang-deu-dan-nhung-da-van-sam-mau-post1550451.html








Yorum (0)