Kan bağı ve evlilik yoluyla bize akrabalık eden kişilerin en yakın müttefiklerimiz, en büyük sevgi ve destek kaynağımız olmaları beklenir.
Ancak bu kadar sık etkileşim, yanlış anlaşılmalara ve kırgınlıklara, tartışmalara ve tacizlere de yol açar.
En çok sevmemiz gereken insanlar, sonunda düşman veya yabancı gibi hissetmeye başlıyorlar.
İşte bu yüzden duygusal zeka, ailelerimizle iyi geçinmemize yardımcı olan güçlü bir araç haline geliyor. Olumlu öz farkındalık ve empati, kendimizle ve başkalarıyla kalıcı uyumla birlikte, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağımızı bilmemize yardımcı olur.
Duygusal zeka (EQ), aile içinde inanılmaz derecede güçlüdür çünkü ebeveynleriniz ve çocuklarınız, kardeşleriniz, akrabalarınız ve geniş ailenizle olan ilişkilerinizi yönetmenize yardımcı olur.
Kendi duygularınızı bildiğinizde, başkalarının duygularıyla manipüle edilemezsiniz; aile içi çatışmaları da başkalarına yükleyemezsiniz. Bu nedenle, aile ilişkilerini iyileştirmeye yönelik çoğu teknik, yakın ilişkilerin duygular üzerine kurulu olması nedeniyle, önemsediğiniz insanlara duygularınızı iletmeye odaklanır.
Bu duygusal yakınlık olmadan, aile içi iletişim bir yük haline gelir, çünkü kimse bir yabancıyla bu kadar çok zaman geçirmekten rahatsızlık duyar.
Ailenizin üyelerinin birbirlerini sevgiyle kabul etmelerini istiyorsanız, öncelikle kendi duygularınız konusunda dürüst ve açık olmalısınız.
Aşağıda, aile üyeleriyle ilişkilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak bazı pratik ipuçları ve evdeki herkesi birbirine daha da yakınlaştırmanın etkili yöntemleri yer almaktadır.
Kendi kendine bakım
Başkalarına bakabilmek için önce kendi sağlığınıza dikkat edin. Ailenizin sizden istediği zaman ne kadar fazlaysa, sizin de o kadar çok egzersiz yapmanız gerekir. Belki de ailenizle birlikte egzersiz yapmanın bir yolunu bulmanız en iyisidir.
Dinlemek
Ailenizin üyelerinin birbirlerini sevgiyle kabul etmelerini istiyorsanız, öncelikle kendi duygularınız konusunda dürüst ve açık olmalısınız. (Fotoğraf: ITN)
Dinlenmeyi bekliyorsanız dinleyin. İletişim eksikliği, çoğu ailede çatışmanın en yaygın nedenidir. "Neden beni dinlemiyorlar?" sorusunun cevabı basitçe "Ben onları dinlemiyorum" olabilir.
Cömertlik
Vermek ve almak, aynı sevgi zincirinin parçalarıdır. Vermezsek almak zorlaşır, almazsak da verecek pek bir şeyimiz olmaz.
Ses tonunuza ve davranışlarınıza dikkat edin.
Küçük çocuklar ve yaşlılar, sözsüz ipuçlarına özellikle duyarlıdırlar. (Resim: ITN)
Sessizce ilettiğiniz şeylerin sorumluluğunu alın. Küçük çocuklar ve yaşlılar, sözsüz ipuçlarına özellikle duyarlıdır. Kelimelerden daha fazlası; ses tonu, duruş (vücut dili) ve yüz ifadeleri duygularımızı iletir.
Duygusal uygunluğu değerlendirmek için kendi ses tonumuzu dinlemeli, fotoğraflarımıza ve aynaya bakmalıyız. Sıkılmış dişler arasından söylenen sevgi sözleri sevgiyi iletmez; sadece kafa karışıklığı ve korku uyandırır.
Aşırı müdahaleden kaçının.
Sevdiklerinizin sorunlarını çözmeye çalışmayın. Ailenize özen göstermek, onların sorunlarının sorumluluğunu üstlenmek, istenmeyen tavsiyeler vermek veya onları kendi duygularından korumak anlamına gelmez. Onların güçlü yönlerini bilmelerini sağlayın ve ihtiyaç duydukları şeyleri size sormaları için fırsatlar yaratın.
Hareketlerinizle kalıcı bir izlenim bırakın.
Değeriniz, ne söylerseniz söyleyin, eylemlerinizle ortaya konacaktır. Bu yüzden örnek olun, sürekli dırdır etmeyin.
Bir hata yaparsanız, bunu genç aile üyeleri de dahil olmak üzere herkese itiraf edin. Sevdiğiniz birini incittiğinizde özür dilemek, alçakgönüllülüğün ve duygusal dürüstlüğün bir örneğidir.
Kimsenin mükemmel olmadığını kanıtlayabilirsiniz. Özür dilemek, kendinizi affedebildiğinizi gösterir ve başkalarını affetmeyi kolaylaştırır.
Sevgisini ifade etmede cömert
Ailedeki herkes, özellikle küçük çocuklar, sevgi dolu sözler, jestler ve göz teması yoluyla duygusal güvenceye ihtiyaç duyar. Duygusal ilgiye en az ihtiyaç duyanlar, belki de en çok ihtiyaç duyanlardır.
[reklam_2]
Kaynak







Yorum (0)