Trionda topu resmen yuvarlanmadan önce, Opta süper bilgisayarı 2026 Dünya Kupası finallerini toplam 10.000 kez simüle ederek şampiyonluğu kazanma şansı en yüksek olan takımı belirledi. Sonuçlar, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası'nı kazanma şansının en yüksek olduğunu ve simülasyonların %16,1'inde birinci sırada yer aldığını gösterdi. Onları sırasıyla Fransa (%13), İngiltere (%11,2), Arjantin (%10,4), Portekiz (%7) ve Brezilya (%6,6) izledi. Ev sahibi ülkelerden ABD için ise sonuçlar felaket oldu ve sadece %1,21'lik bir şansa sahip oldu.
Opta'nın tahmin temeli, geçmiş ve güncel verilere dayanmaktadır. Oyuncu kalitesine gelince, geçen Aralık ayında yayınlanan Guardian'ın 2025'in en iyi 100 oyuncusu listesinde hiçbir Amerikalı oyuncu yer almıyor. Mevcut ABD kadrosunda da Avrupa'nın en iyi kulüplerinde oynayan çok fazla oyuncu bulunmuyor. Dünya Kupası performansı da ABD'nin lehine değil. İlk Dünya Kupası'ndaki üçüncülükleri hariç, ABD takımı dünyanın en büyük futbol turnuvasında hiçbir zaman baskın bir güç olmamıştır.
![]() |
| ABD takımının en genç oyuncusu Alex Freeman, Avustralya'ya karşı attığı ikinci golün ardından sevinç gösterisi yapıyor. Fotoğraf: AP |
Ancak, sadece iki galibiyet ve eleme turuna yükselmenin ardından işler değişti. Opta'nın süper bilgisayar tahminlerinde 18. sıradan 8. sıraya yükselen ABD takımı, şampiyonluğu kazanma şansını %4,7'ye çıkardı.
Şüphesiz ki, ABD milli takımı daha önce hiç bu kadar büyük bir ilhamla dünyanın futbol tahtına tırmanma arzusu duymamıştı. Bu ilham, Başkan Donald Trump'ın Los Angeles'taki SoFi Arena'da oynanan açılış maçından hemen önce teknik direktör Mauricio Pochettino ve ekibiyle yaptığı doğrudan görüşmeyle tetiklendi. Teknik direktör Pochettino, ABD'nin, dünyanın en iyi 100 oyuncusu arasında yer alan hiçbir oyuncusu olmasa bile, 2026 Dünya Kupası'nı kazanabileceğine dair kendinden emin bir şekilde konuştu.
Son olarak, ABD takımının kazanma azmi, yıldız oyuncu ve eski İsveçli forvet Zlatan Ibrahimovic'in de katkısıyla daha da arttı; Ibrahimovic, ev sahibi ülkenin 2026 Dünya Kupası şampiyonluğu için mücadele etme şansına sahip olduğuna inanıyor.
Sınırsız ilhamla, ABD takımı bu Dünya Kupası'nda iz bırakabilecek mi?
Elbette, "sözden çok eylemler önemlidir", ilham "gerekli" bir koşuldur ve yetenek "yeterli" bir koşuldur. ABD takımı zaten "gerekli" koşula sahip. Peki ya "yeterli" koşul?
Paraguay'a karşı oynadıkları açılış maçında ABD takımı, patlayıcı hücum oyunu ve yıldırım hızındaki geçişlerle rakiplerini ezdi. Avustralya'ya karşı ise ABD daha disiplinli, pragmatik ama aynı derecede etkili bir oyun sergiledi. İki maç farklı şekilde gelişti, ancak her ikisi de zaferle sonuçlandı. ABD oyuncuları sadece kazanmakla kalmadı, aynı zamanda hücum ve savunma arasında bir denge de gösterdiler. İki maçta sadece bir gol yediler, hücumları ise sayısız tehlikeli pozisyon yarattı.
Teknik direktör Pochettino'nun takımı, çok net bir kimliğe sahip, modern ve enerjik bir futbol oynuyor. En önemli unsur ise yüksek yoğunluklu pres sistemleri. Avustralya maçında ABD, baştan itibaren proaktif bir şekilde hücum hattını ileriye taşıdı. Bu pres doğrudan gol üretmese de, Avustralya'nın hücum sistemini tamamen bozdu. Rakip takım, oyunun temposunu kontrol etmekte neredeyse zorlandı, sık sık orta sahada top kaybetti ve sürekli olarak savunma pozisyonuna geçmek zorunda kaldı.
ABD takımı, grup aşamasındaki son maçında, 2026 Dünya Kupası'ndan zaten elenmiş olan Türkiye ile karşılaşacak. Bu maçın sonucu muhtemelen pek bir şey ortaya koymayacak. Amerikan takımı için gerçek yolculuk, zorlu rakiplerle karşılaşacakları eleme turlarında başlayacak. Ancak, mevcut formlarını ve sınırsız ilhamlarını (paha biçilmez bir zihinsel faktör) korurlarsa, Dünya Kupası kupasını kaldırma hayali tamamen umutsuz değil. Yine de, yol boyunca giderek zorlaşan engellerle dolu uzun bir yolculuk olacak.
Kaynak: https://www.qdnd.vn/the-thao/worldcup-2026/cam-hung-vo-dich-1045367
































































