Hawaii, ABD'deki Mauna Kea yanardağının tepesinde bulunan Gemini Uluslararası Gözlemevi'nin bir parçası olan Gemini North teleskobu tarafından çekilen bir görüntüde, Kristal Küre Bulutsusu (NGC 1514 olarak da bilinir), parlayan gaz katmanlarından oluşan güzel bir küre olarak görünmektedir.

Kristal Küre Bulutsusu, uzayın ortasında ışıldayan bir kristal küreye benziyor.
Kristal Küre, "gezegenimsi bulutsu" olarak bilinen bir tür kozmik cisimdir; bu isim, ölen yıldızlardan salınan parlak, küresel gaz ve toz bulutları için uzun zamandır kullanılan yanlış bir isimdir.
Bu nedenle, diğer gezegenimsi bulutsular gibi, İkizler Kuzey takımyıldızı tarafından yakalanan çarpıcı kristal küre de aslında ölümcül bir doğaya sahiptir.
Ancak Kristal Küre'nin hikayesi oldukça karmaşık. Gemini North'u işleten Ulusal Bilim Vakfı'nın NOIRLab birimine göre, bulutsuda dokuz yıllık döngülerle birbirinin etrafında dönen iki yıldız bulunuyor.
NOIRLab'ın açıklamasında, "Bilim insanları, bir zamanlar Güneş'imizden kat kat daha büyük bir kütleye sahip olan bu yıldızlardan birinin, ölüm sancıları sırasında dış katmanlarını döktüğüne inanıyor" denildi.
Ana yıldız ve ona eşlik eden yıldız birbirlerinin etrafında dönerken, genişleyen gaz kabuğunu güçlü, asimetrik rüzgarlarla şekillendirerek bugün gördüğümüz dalgalı katmanları oluştururlar.
Kristal Küre Bulutsusu, gök cisimlerinin hayranlık uyandıran güzelliğini hatırlatmasının yanı sıra, uzaya bakmanın geçmişe bakmak gibi olduğunu da bize hatırlatıyor.
Bu bulutsudan gelen ışığın Dünya'ya ulaşması tam 1500 yıl sürüyor; yani bu güzel kristal küre aslında 1500 yıldır gökyüzünde "asılı" duruyor, ancak görüntüsü ancak şimdi bizim için görünür hale geliyor.
Dolayısıyla, bir bakıma masallardaki cadıların kristal kürelerine oldukça benzer şekilde, bu göksel kristal küre de kozmik geçmişe açılan bir pencere görevi görüyor.
Kaynak: https://giadinh.suckhoedoisong.vn/cau-pha-le-tu-than-hien-ra-giua-troi-172260526063313132.htm







