1. Çok yürümek mutlaka kilo vereceğiniz anlamına gelmez.
Birçok insan, daha uzun süre yürümenin daha fazla yağ yakmak anlamına geldiğine yanlışlıkla inanır. Gerçekte, vücut belirli bir egzersiz seviyesine alıştığında, enerji harcama verimliliği zamanla kademeli olarak azalır çünkü vücut daha enerji verimli hale gelir. Bu doğal bir adaptasyon mekanizmasıdır ve bu nedenle egzersiz yapanlar, süreyi artırsalar bile ilerleme kaydedemezler.
Dahası, uzun bir yürüyüşten sonra vücut yorgun düştüğünde, açlık ve yeme isteği hissi genellikle önemli ölçüde artar ve bu da kalori alımının yakılan kaloriden fazla olmasına kolayca yol açar. Sonuç olarak, daha fazla çaba sarf edilse bile kilo verme hedeflerine ulaşmak daha zor hale gelir.

Yürüyüş, çoğu insan için uygun, sağlıklı bir egzersizdir; ancak etkinliği mümkün olduğunca uzun süre yürümekten gelmez.
2. Kemikler ve eklemler üzerindeki yük
Düşük yoğunluklu yürüyüş sağlıklı bir aktivitedir, ancak yeterli dinlenme olmadan uzun süre sürekli olarak yapıldığında, diz, ayak bileği ve bel omurgasında tekrarlayan stres birikmeye başlar. Eklem kıkırdağının egzersizler arasında iyileşmesi için zamana ihtiyacı vardır ve bu zaman olmadan, egzersiz yapanların gerçek ağrı ortaya çıkana kadar fark etmedikleri ince mikro hasarlar birikir.
Yoğun yürüyüşlerden sonra uzun süren yorgunluk, olumsuz psikolojik sonuçlara da yol açabilir. Vücut sürekli yorgun olduğunda, beyin egzersizi yavaş yavaş ağırlık ve rahatsızlık hisleriyle ilişkilendirir, egzersiz motivasyonu azalır ve orta düzeyde egzersiz yapanlara kıyasla tamamen bırakma riski artar.
3. İdeal yürüyüş süresi ve yoğunluğu nedir?
Sağlık kuruluşları, ideal olarak haftada 3 ila 5 kez olmak üzere, her gün 30 dakika yürüyüş yapılmasını önermektedir. Bir yıl boyunca her gün düzenli olarak yapılan 30 dakikalık yürüyüş, düzensiz ve kolayca yorgunluğa yol açabilen iki saatlik yürüyüşlere kıyasla çok daha büyük faydalar sağlayacaktır.
Tempo açısından, normalden biraz daha hızlı yürümeniz gerekir; hafifçe terleyecek ve kalp atış hızınız yükselecek kadar, ancak nefes nefese kalmadan konuşabilecek kadar hızlı olmalısınız. Bu, vücudun kas-iskelet sistemine aşırı yük bindirmeden en verimli şekilde yağ yaktığı orta yoğunluklu bir seviyedir.
4. Doğru yürüme tekniği, yürüme süresinden bile daha önemlidir.
Önerilen yöntemlerden biri de aralıklı yürüyüştür; hızlı ve yavaş yürüyüş arasında geçiş yapılır. Özellikle, 3 dakika hızlı yürüyün, ardından 3 dakika yavaş yürüyün ve bunu 5 kez tekrarlayarak toplamda 15 dakika hızlı yürüyüş süresine ulaşın. Bu yöntem, aynı süre içinde daha fazla enerji yakmakla kalmaz, aynı zamanda sabit bir tempoda yürümeye kıyasla kardiyovasküler sistemi ve metabolizmayı daha etkili bir şekilde uyarır.
Yürürken duruş çok önemlidir. Sırtınızı düz tutun, göğsünüzü doğal olarak hafifçe açık bırakın ve kollarınızı adımlarınızla ritmik bir şekilde sallayın. Topuğunuzdan başlayarak, ayak parmaklarınıza doğru yuvarlanın ve orta uzunlukta bir adımla ayak parmaklarınızın üzerinde bitirin. Doğru duruş sadece eklemleriniz ve omurganız üzerindeki baskıyı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kas gruplarını daha etkili bir şekilde çalıştırmaya da yardımcı olur.
5. Yürürken kaçınmanız gerekenler
Uyandıktan hemen sonra yürüyüşe çıkmamalısınız. Uzun bir gece uykusundan sonra vücudunuz biraz susuz kalmış olur, bu nedenle uyandıktan sonra en az iki bardak su içmeli ve egzersize başlamadan önce yaklaşık 30 ila 60 dakika beklemelisiniz; ayrıca, sindirim sisteminizin yiyecekleri işlemesi için zamana ihtiyacınız olduğundan, tam bir öğün yedikten hemen sonra da yürüyüşe çıkmamalısınız.
Yemekten sonra yürüyüşün kan şekerini düzenleyici etkilerinden yararlanmak istiyorsanız, en az 30 dakika bekleyin. Özellikle sıcak günlerde, yürüyüş boyunca düzenli olarak su içmek de çok önemlidir, çünkü hafif dehidrasyon bile fiziksel aktiviteyi ve vücut ısısını düzenlemeyi önemli ölçüde olumsuz etkiler.
Çeşitli uluslararası kohortlardan elde edilen kapsamlı çalışmalar, 60 yaş üstü kişiler için en uygun fayda eşiğinin günde yaklaşık 6.000 ila 8.000 adım olduğunu, bunun da yaklaşık 30 dakika orta tempolu yürüyüşe eşdeğer olduğunu ve çoğu kişi için rahatlıkla ulaşılabilir olduğunu göstermektedir. Önemli olan ne kadar süre yürüdüğünüz değil, bu alışkanlığı yıllar boyunca ne kadar istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünüzdür.
İlginizi çekebilecek diğer videoları da inceleyebilirsiniz:
Kaynak: https://suckhoedoisong.vn/co-nen-di-bo-qua-1-tieng-moi-ngay-169260603201210486.htm








Yorum (0)