
199 numaralı hastanedeki doktorlar, ağrı kesicilerle kendi kendine tedavi nedeniyle Cushing sendromu ve kronik böbrek üstü bezi yetmezliği gelişen bir hastayı muayene ediyor. Fotoğraf: Hastane tarafından sağlanmıştır.
Potansiyel riskler
199 numaralı hastaneye yakın zamanda, uzun süreli yorgunluk, iştahsızlık ve genel halsizlik belirtileri gösteren 80 yaşında bir hasta yatırıldı ve tedavi edildi. Aile üyelerine göre, sık sık ağrı çektiği için hasta uzun bir süre reçetesiz satılan ağrı kesicilerle kendi kendine tedavi uyguladı ve bunların hızlı etkili olduğunu düşündü. Ancak bu ilaçların kaynağı bilinmiyordu.
Hastaneye yatırıldığında hastada yuvarlak, kırmızı bir yüz, karın bölgesinde yağ birikimi, ince, kuru ve kolayca moraran bir cilt, uzuvlarda kas erimesi ve genel halsizlik gibi çeşitli anormal belirtiler gözlendi.
Muayene ve gerekli testlerin ardından hastaya kronik adrenal yetmezlikle birlikte Cushing sendromu tanısı konuldu. Nedeni, uzun süreli kortikosteroid içeren ilaç kullanımına bağlı olarak belirlendi. Tedavi sonrasında hastanın durumu kademeli olarak iyileşti; ancak komplikasyonları yönetmek için uzun süreli izleme hala gereklidir.
Doktorlara göre, özellikle yaşlılar veya kronik hastalıkları olanlar arasında, kendi kendine ilaç kullanımı günümüzde oldukça yaygın. Önceden muayene olmadan ilaç satın almak, yanlış ilaç veya doz kullanma riskinin yanı sıra, semptomları da gizleyerek teşhis ve tedaviyi zorlaştırabilir.
Kortikosteroidler yalnızca doktor tarafından reçete edildiğinde kullanılmalıdır.
Endokrinoloji - Klinik Hematoloji Birimi'nden (199 Numaralı Hastane) Dr. Tran Thi Huyen Trang, kortikosteroidlerin, bronşiyal astım, alerjiler, artrit veya otoimmün hastalıklar gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde yaygın olarak kullanılan, güçlü anti-enflamatuar ve immünosupresif etkileri olan bir ilaç grubu olduğunu belirtti. Ancak, yanlış veya uzun süreli kullanım birçok ciddi sağlık sorununa yol açabilir.
Özellikle bazı ağrı kesiciler, "geleneksel" ilaçlar veya menşei bilinmeyen ürünler, kullanıcının bilgisi dışında kortikosteroidlerle karıştırılabilir.
Bu ürünlerin uzun süreli kullanımı böbrek üstü bezlerinin işlevini bozarak kronik böbrek üstü bezi yetmezliğine yol açabilir; bu durum zamanında tespit edilmezse hayati tehlike oluşturabilir.
Dr. Huyen Trang, özellikle kaynağı bilinmeyen ilaçlar söz konusu olduğunda, ilaç kullanırken dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kortikosteroid içeren ilaçların kullanımı doktor reçetesi ve takibi gerektirir. Hastalar uzun süredir ilaç kullanıyorlarsa kendi başlarına ilacı bırakmamalı ve düzenli kontroller yaptırarak tedavinin uygun şekilde ayarlanmasını sağlamalıdırlar.
Görünüm değişiklikleri, sürekli yorgunluk veya metabolik bozukluklar gibi olağandışı belirtiler ortaya çıktığında, zamanında tıbbi yardım almak gereklidir.
Her yıl yaklaşık 70.000 ölüm antibiyotik direncine bağlanıyor.
One Health Trust'ta kıdemli araştırmacı olan Dr. Eili Klein tarafından Kasım 2024 sonlarında yayınlanan araştırmaya göre, küresel antibiyotik tüketimi 2016'dan bu yana %21 artarak antibiyotik direnci riskini önemli ölçüde yükseltmiştir. Antibiyotik direncinin dünya çapında yılda yaklaşık 5 milyon ölümle bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir. Uzmanlar, küresel antibiyotik tüketiminin 2030 yılına kadar günlük 75,1 milyar doza ulaşabileceğini öngörmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü'nün tahminlerine göre, Vietnam'da 2020 ile 2023 yılları arasında antibiyotik direncine bağlı yaklaşık 270.000 ölüm kaydedildi; bu da yılda ortalama yaklaşık 70.000 vakaya denk geliyor.
Uzmanlar, antibiyotik direncinin halk sağlığı için ciddi bir tehdit haline geldiği, birçok bulaşıcı hastalığın tedavisini giderek zorlaştırdığı, ölüm oranlarını artırdığı ve sağlık hizmeti maliyetlerini yükselttiği konusunda uyarıyor.
Kaynak: https://baodanang.vn/he-luy-tu-thoi-quen-tu-y-dung-thuoc-3328659.html






Yorum (0)