
Amerikan dergisi Harvard Business Review'da yayınlanan yeni bir çalışma dikkat çekici bir gerçeği ortaya koyuyor: Yapay zekâ, hayatı kolaylaştırmak yerine, kullanıcıları için önemli ölçüde zihinsel strese neden olabiliyor.
Çalışmaya katılan kıdemli bir mühendislik yöneticisi durumu şöyle anlattı: "Teknik kararları değerlendirmeme yardımcı olacak bir araç, taslak hazırlamama ve özetlememe yardımcı olacak başka bir araç kullanıyordum. Sürekli ikisi arasında geçiş yapıp her küçük detayı inceliyordum. Ama daha hızlı çalışmak yerine, zihnim bunalmaya başladı. Fiziksel olarak yorgun değildim, sadece... aşırı yüklenmiştim."
Boston Consulting Group ve ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden bir uzman ekibi tarafından yaklaşık 1.500 çalışanla yapılan bir anket, katılımcıların yaklaşık %14'ünün yapay zeka araçlarıyla çalışmaktan kaynaklanan zihinsel tükenmişlik yaşadığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, baş dönmesi veya sersemlik hissi, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, yavaş karar verme ve artan hata oranı gibi çeşitli semptomlar tanımladılar. Boston Consulting Group CEO'su Julie Bedard, bunları yapay zekâ destekli verimlilik hakkındaki beklentilerin yeniden ayarlanması gerekebileceğinin "erken uyarı işaretleri" olarak nitelendirdi.
Çalışma ilginç bir paradoksu ortaya çıkardı: Yapay zeka hem insan yorgunluğunu azaltabiliyor hem de artırabiliyor. Tekrarlayan görevleri yerine getirmek için kullanıldığında, yapay zeka stresi önemli ölçüde azaltıyor. Ancak, çalışanların sürekli olarak birden fazla yapay zeka aracını aynı anda izlemesi veya bunlarla çalışması gerektiğinde, zihinsel stres dramatik bir şekilde artıyor.
Bedard, yapay zekanın insan yeteneklerini genişlettiğini, iş yükünü ve sorumluluk alanını artırdığını, ancak bu genişlemenin hızla aşırıya kaçarak bu görevlerin beynin işlem kapasitesini aşmasına neden olabileceğini açıklıyor.
Yapay zekâ kullanımındaki paradoksa dair tek çalışma bu değil. Geçtiğimiz ay, Kaliforniya Üniversitesi Haas İşletme Okulu'ndaki uzmanlar, yaklaşık 200 çalışanı olan bir ABD teknoloji şirketinde yapay zekânın çalışma alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğine dair sekiz aylık bir çalışma yayınladılar.
Sonuçlar, işin üç ana nedenden dolayı daha stresli hale geldiğini gösterdi: çalışanlar aynı anda daha fazla görevi yerine getirmek zorunda kaldılar, daha fazla sorumluluk üstlendiler ve daha uzun saatler çalıştılar.
ABD merkezli denetim firması EY'nin geçen Kasım ayında 29 ülke ve bölgede 15.000 çalışanla gerçekleştirdiği yıllık "İşin Yeniden Tasarlanması" anketi de katılımcıların neredeyse üçte ikisinin son 12 ayda iş yüklerinin önemli ölçüde arttığına inandığını gösterdi.
EY'nin küresel insan kaynakları danışmanlığı başkanı Kim Billeter'e göre, anket doğrudan yapay zekanın iş yükünü artırdığını göstermiyor, ancak yapay zekaya ilişkin iş yeri kaygıları (örneğin, becerilerin eskimesi korkusu, eğitim eksikliği ve teknolojinin etkisine dair belirsizlik) çalışanlar üzerinde daha iyi performans gösterme baskısı yaratıyor. Billeter, "Bu kafa karışıklığı ve geride kalma korkusu birçok insanı yoruyor" diye açıkladı.
Bu bulgular ışığında, uzmanlar yapay zekanın çalışanlar üzerindeki etkisine ilişkin daha gerçekçi bir bakış açısı öneriyor. Daha önceki birçok tahmin, bu teknolojinin daha az çalışanın daha kısa sürede daha fazla iş başarmasına olanak sağlayacağını öne sürüyordu.
Ancak Bedard'a göre, yapay zeka çalışanları zihinsel aşırı yüklenmeye sürüklüyorsa, kuruluşların bu tahminleri yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Meslektaşlarıyla yaptığı araştırmalar ayrıca, liderlik ve çalışan eğitiminin çok önemli bir rol oynadığını ve yöneticileri yapay zekayı uygun şekilde proaktif olarak kullanan çalışanlarda daha az zihinsel aşırı yüklenme yaşandığını gösteriyor. "Sadece dün yaptıklarımızı koruyup yapay zekayı eklemekle yetinmeyip, çalışma şeklimizi yeniden tasarlamamız gerekiyor," dedi.
Kaynak: https://baovanhoa.vn/nhip-song-so/kiet-suc-vi-tro-ly-ai-210636.html






Yorum (0)