
zamanın gerekleri
Uzmanlara göre, mevcut geliştirme aşamasının odak noktası temel teknolojiler, kaynak teknolojileri ve Vietnam markalı ürünlerdir. Bu, yalnızca acil bir gereklilik değil, aynı zamanda bilim, teknoloji ve inovasyonda kıyasıya rekabetin yaşandığı bir dünyada ekonominin öz yeterliliğini ve bağımsızlığını artırmaya yönelik uzun vadeli bir stratejidir.
Deneyimler gösteriyor ki, Dördüncü Sanayi Devrimi'nde teknolojiye hakim olan ülke güçlü bir atılım yapma fırsatına sahip olacaktır. Araştırma merkezleri, üniversiteler ve teknoloji şirketleri sadece teknolojiyi alma ve aktarma rolü oynamakla kalmamalı, aynı zamanda yeni teknolojiler, yeni ürünler ve yeni iş modelleri üreterek inovasyonun beşiği haline gelmelidir. Bu, ekonomi için daha yüksek katma değer yaratacak ve ülkenin uluslararası arenadaki konumunu yükseltecektir.
Öne çıkan noktalardan biri, temel teknolojilere, kaynak teknolojilerine ve Vietnam markalı ürünlere odaklanma zorunluluğudur. Bu, geliştirme zihniyetinde temel bir değişim yaşandığını gösteriyor: mesele sadece teknolojiyi benimsemek veya uygulamak değil, kademeli olarak ustalaşmak, yenilik yapmak ve yeni değerler yaratmaktır.
Özellikle dijital çağda, yapay zeka (YZ), yarı iletkenler, büyük veri, bulut bilişim ve yeni malzemeler gibi birçok önemli alan, her ülkenin teknolojik yeteneklerine büyük ölçüde bağımlıdır. Bu nedenle, teknolojiye hakim olmak sadece ekonomik önem taşımakla kalmaz, aynı zamanda ulusal güvenlik, stratejik özerklik ve uluslararası konumla da doğrudan ilişkilidir. Bir ülke tamamen dış teknolojiye bağımlı kalırsa, küresel tedarik zincirleri dalgalandıkça veya büyük güçler arasındaki stratejik rekabet yoğunlaştıkça sayısız riskle karşı karşıya kalacaktır.
Ayrıca, "işleri sonuna kadar götürme, sonuç alma ve somut ürünler üretme" ruhunun toplumun her kesimine güçlü bir şekilde yayılması gerekmektedir. Bilim ve teknolojinin gerçek değeri, faydalı ürünler, pratik sorunlara çözüm getiren çözümler ve sosyo-ekonomik büyümeye somut katkılarla ölçülmelidir.
Ulusal bilim ve teknoloji geliştirme, inovasyon ve dijital dönüşümde atılımlara ilişkin Politbüro'nun 57-NQ/TW sayılı kararı, bilim ve teknolojiyi kalkınmanın temel itici gücü olarak açıkça tanımlamaktadır. Bu, ülkenin yeni dönemde hızlı ve sürdürülebilir kalkınması için belirleyici bir faktördür.
İnovasyon yoluyla kalkınma
Üniversiteler için gereksinimler giderek daha da netleşiyor. Yeni çağda üniversiteler sadece insan kaynakları yetiştirme yerleri değil, aynı zamanda araştırma, inovasyon ve teknoloji transferi merkezleri de olmalıdır. Bilimsel araştırma, piyasanın, işletmelerin ve toplumun ihtiyaçlarıyla yakından bağlantılı olmalıdır. Bir araştırma projesinin başarısı sadece bilimsel yayın sayısıyla değil, aynı zamanda ticarileştirilen ve ülkenin kalkınmasına pratik katkı sağlayan buluşların, faydalı çözümlerin ve teknolojik ürünlerin sayısıyla da değerlendirilir.
Vietnam'ın il delegasyonundan tam zamanlı Ulusal Meclis delegesi Dr. Trinh Thi Tu Anh'a göre, 57-NQ/TW sayılı Karar, bilim ve teknolojiyi, yeniliği ve dijital dönüşümü kalkınma sürecinin merkezine yerleştirerek ülke için yeni kalkınma fırsatları açmıştır. Dijital çağda başarılı olmak için Vietnam sadece geride kalıp öğrenmekle yetinmemeli; proaktif bir şekilde yenilik yapmalı, teknolojiye hakim olmalı ve yeni değerler yaratmalıdır. Bu sadece ekonomik kalkınma için bir gereklilik değil, aynı zamanda uluslararası arenada giderek daha belirgin bir konuma sahip, güçlü, müreffeh ve kendi kendine yeten bir ulus inşa etme arzusudur.
Kaynak: https://baolamdong.vn/lam-chu-cong-nghe-de-kien-tao-tuong-lai-445243.html








Yorum (0)