
Axios'un ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Washington ve Tahran, ateşkesi 60 gün daha uzatacak bir anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. Bu süre zarfında Hürmüz Boğazı yeniden açılacak ve Tahran'ın petrol ticaretine yönelik kısıtlamalar kaldırılacak.
Bu süreçte Washington ve Tahran, çatışmayı sona erdirmek için nihai bir anlaşmaya varmaya da çalışacaklar.
Rus haber kanalı RT'nin 24 Mayıs akşamı bildirdiğine göre, ABD Başkanı Donald Trump 23 Mayıs'ta mutabakat zaptının (MOU) "temelde müzakere edildiğini" ve şu anda tamamlanma aşamasının sonlarında olduğunu açıklamıştı.
Aynı gün, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, iki tarafın "görüşlerde uzlaşmaya" yaklaştığını söyledi, ancak Tahran'ın Washington'un tutumunu değiştirebileceği ihtimalinden endişe duyduğunu belirtti.
ABD ve İsrail'in başlattığı yoğun çatışmaların ardından Nisan ayı başlarında Washington ve Tahran arasında kırılgan bir ateşkes sağlandı. O zamandan beri Başkan Trump, Tahran taviz vermeyi reddederse İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayacağı tehdidinde bulundu.
Axios, 24 Mayıs tarihli bir makalesinde, mutabakat zaptına göre Hürmüz Boğazı'ndan geçişin tüm gemilere herhangi bir ücret alınmadan yeniden açılacağını bildirdi.
Kaynaklara göre, bunun karşılığında Washington, İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldıracak ve Tahran'ın petrolünü serbestçe satmasına izin verecekti.
Kaynaklar, karşılıklı anlaşmayla daha da uzatılabilecek olan iki aylık ateşkes süresince iki tarafın İran'ın nükleer programı hakkında görüşmeler yapacağını belirtiyor.
ABD'li yetkililere göre, önerilen mutabakat zaptı, İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri harekatın sona erdirilmesini de içeriyor.
ABD yetkilileri, Tahran'a karşı diğer ekonomik yaptırımların kaldırılmasının ve dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasının ancak nihai bir anlaşma çerçevesinde gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, bir televizyon röportajında, ABD ve İran arasındaki mevcut görüşmelerin "esas olarak savaşı sona erdirmeye odaklandığını" söyledi.
Baghaei, Hürmüz Boğazı'nın "Amerika Birleşik Devletleri ile hiçbir ilgisi olmadığını" vurguladı; zira bu güzergâhın kullanımına yönelik bir mekanizmanın kurulması İran ve Umman gibi kıyı devletlerinin sorumluluğundadır.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Bu aşamada nükleer meseleye ilişkin detayları görüşmedik" dedi ve konunun muhtemelen ateşkes sırasında daha sonra ele alınacağını sözlerine ekledi.
Baghaei'ye göre, yaptırımların kaldırılması ve İran fonlarının serbest bırakılması, aracılar vasıtasıyla kurulan temaslarda Tahran'ın "düzenli bir talebi" olmaya devam ediyor.

Medya açısından bakıldığında, İran'ın Tasnim haber ajansı önerilen anlaşmanın genel yapısını şu şekilde özetledi:
- İlk olarak, savaşın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde sona ermesi gerektiği ve ABD'nin müttefiki olan İsrail'in Lübnan'daki savaşı bitirmesi gerektiği belirtilen bir memorandum yayınlanacak.
- Deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı ile ilgili tedbirlerin uygulanması için belirlenen süre 30 gündür.
- Nükleer müzakereler için son tarih 60 gün; bu süre zarfında İran petrolü, doğalgazı, petrokimya ürünleri ve ilgili ürünlere yönelik yaptırımlar kaldırılacak ve Tahran'ın serbestçe ihracat yapmasına izin verilecek.
- ABD savaş güçleri İran'ı çevreleyen bölgeden çekilecek.
- Saldırmazlık taahhüdü kapsamında, ABD ve müttefikleri İran'a veya Tahran'ın müttefiklerine saldırmayacaklarına söz verirken, İran da kendisi ve müttefiklerinin ABD ve müttefiklerine karşı önleyici saldırılar başlatmayacağına söz verir.
Bu arada, İran'ın Fars haber ajansı ayrı bir açıklama yaparak, taslak anlaşmanın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin devam ettiğini teyit ettiğini ve New York Times'ın İsrail'in anlaşmanın yükümlülüklerinden dışlandığı iddiasının yanlış olduğunu, zira her iki tarafın da karşılıklı olarak saldırmazlık sözü verdiğini belirtti.
Kaynak: https://baolaocai.vn/my-iran-tien-gan-toi-hoi-tu-quan-diem-post900305.html








Yorum (0)