Ciltteki ışığa duyarlılık, ciltte bulunan ilaçlardaki (veya kimyasallardaki) aktif bileşenler ile güneş ışığından gelen ultraviyole (UV) ışınlarının birleşimi sonucu oluşur. Bazı ilaçları aldığınızda veya uyguladığınızda, ilaç molekülleri kan dolaşımı yoluyla cilde ulaşır. Güneş ışığına maruz kaldıklarında, UV ışınlarından enerji emerler ve cilt hücrelerine zarar veren kimyasal reaksiyonları tetiklerler.
- 1. Bazı ilaçlar genellikle ışığa duyarlılığı artırır.
- 2. Cilt tahrişi belirtileri
- 3. Fotosensitiviteyi artıran ilaçlar kullanırken alınması gereken cilt koruma önlemleri.
Bu ilaçlar birçok çeşitte bulunur ve çeşitli amaçlar için kullanılır.
1. Bazı ilaçlar genellikle ışığa duyarlılığı artırır.
Antibiyotikler: Doksisiklin, tetrasiklin, siprofloksasin ve levofloksasin gibi enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan ilaç grupları.
Akne ilaçları : İzotretinoin (Accutane) gibi oral veya topikal retinoidler. İbuprofen, naproksen ve piroksikam gibi steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ'ler).
İdrar söktürücüler: Genellikle hipertansiyon, kalp yetmezliği veya ödem tedavisinde kullanılırlar; örneğin hidroklorotiyazid veya furosemid.
Antihistaminler (alerji ilaçları) : Bazı türleri difenhidramin içerir.
Kalp ilacı: Aritmi önleyici ilaç amiodaron.
Antidepresanlar: Amitriptilin gibi trisiklik antidepresanlar.

Döküntü, ilaçların neden olduğu ışığa duyarlılıktan kaynaklanıyor olabilir.
2. Cilt tahrişi belirtileri
Yukarıda belirtilen ilaçları kullanırken ve çok uzun süre güneş ışığına maruz kalırken, ciltte aşağıdaki türde reaksiyonlar görülebilir:
Fototoksisite (yaygın): Cilt, şiddetli güneş yanığına benzer şekilde parlak kırmızı, ağrılı, şişmiş veya kabarcıklı hale gelir. Bu reaksiyon, güneşe maruz kalmanın ardından saatler içinde çok hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Ciltteki ilaç molekülleri UV ışınlarını emer ve uyarılır. Serbest radikaller veya cilde zarar veren yüksek enerjili radyasyon salarlar. Bu enerji, doğrudan ciltteki hücre zarlarını ve DNA yapılarını tahrip ederek, tıpkı şiddetli güneş yanığı gibi kızarıklık, yanma, şişme ve soyulmaya neden olur. Bu durum, fotosensitiviteye neden olacak dozlarda ilaç kullanan ve uzun süre güneş ışığına maruz kalan birçok kişide görülebilir.
Fotosensitivite (daha az yaygın): Bağışıklık sistemi ilaca tepki vererek egzamaya benzer döküntüler ve kaşıntılar oluşturur. Bu reaksiyon güneş ışığına maruz kalmayan cilt bölgelerine de yayılabilir ve birkaç gün sonra ortaya çıkabilir. Fotosensitivitenin mekanizması oldukça karmaşıktır. UV ışınları ilaç moleküllerinin kimyasal yapısını değiştirir. Vücut artık bu maddeyi tanımaz ve onu bir "istilacı" (yabancı cisim) olarak algılar. Sonuç olarak, bağışıklık sistemi bu maddeye tepki vermek üzere aktive olur.
Bağışıklık sistemi iltihaplanma tepkisi başlatarak egzamaya benzer döküntüler, kaşıntı ve kurdeşenlere neden olur. Bu reaksiyonun bağışıklık sistemi tarafından tanınması zaman alır, bu nedenle genellikle daha sonra (güneşe maruz kaldıktan birkaç gün sonra) ortaya çıkar ve kapalı cilt bölgelerine yayılabilir.
Cilt incelmesinin mekanizması: Bu durum genellikle retinoidler, AHA'lar, BHA'lar veya ölü cilt hücrelerinin dökülmesini hızlandıran topikal akne tedavileri gibi topikal ilaçlarda veya aktif bileşenlerde görülür. Bu süreç, cildin en dıştaki koruyucu tabakasını inceltir. Altta oluşan yeni cilt, güneş ışığına dayanacak kadar güçlü değildir; bu da UV ışınlarının kolayca nüfuz etmesine ve cilt hasarına, yanıklara veya hiperpigmentasyona neden olmasına olanak tanır.

Dışarı çıkmadan önce güneş kremi sürmek, ışığa duyarlılığı artıran ilaçlar kullanırken cildinizi korumaya yardımcı olur.
Not: AHA'lar ağızdan alınan ilaçlar değil, doğrudan cilde uygulanan bir grup kimyasal peeling maddesidir. AHA, meyvelerden, bitkilerden veya laktozdan doğal olarak elde edilen su bazlı bir asit olan Alfa Hidroksi Asit'in kısaltmasıdır. Bu aktif bileşen, serumlar, tonikler, nemlendiriciler ve temizleyiciler gibi birçok günlük cilt bakım ürününde bulunur.
AHA uygulaması, cildin UV ışınlarına karşı hassasiyetini artırır çünkü AHA, yüzeydeki pürüzlü, ölü deri tabakasını uzaklaştırarak alttaki yeni, hassas cildi ortaya çıkarır. Bu yeni cilt çok kırılgandır ve henüz güneş ışığına ve ultraviyole ışınlarına dayanacak kadar güçlü değildir. AHA uygun koruma olmadan kullanılırsa, cilt güneş yanığına, tahrişe veya pigmentasyon artışına karşı çok hassas hale gelir.
BHA, Beta Hidroksi Asit anlamına gelir. Kozmetik ürünlerde en yaygın kullanılan BHA türü, söğüt ağacı kabuğundan elde edilen salisilik asittir. Bu aktif bileşen genellikle peeling, temizleyici, leke tedavisi veya serum gibi akne tedavi ürünlerinde bulunur.
3. Fotosensitiviteyi artıran ilaçlar kullanırken alınması gereken cilt koruma önlemleri.
Yukarıda listelenen ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız, cildinizi korumak için aşağıdaki önlemleri alın:
Güneş kremini her gün uygulayın: Geniş spektrumlu (hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan) ve SPF 30 veya üzeri bir güneş kremi seçin; dışarıdaysanız her 2 saatte bir tekrar uygulayın.
Dışarı çıkarken kendinizi iyi koruyun: Geniş kenarlı bir şapka, güneş gözlüğü ve UV koruması sağlayan uzun kollu kıyafetler giyin.
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10:00 ile 16:00 arasında dışarı çıkmaktan kaçının: Bu saatlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan uzak durun.
Doktorunuza danışmadan ilacı bırakmayın: Ciltte herhangi bir tahriş belirtisi fark ederseniz, dozun ayarlanması veya daha uygun bir ilaca geçilmesi konusunda doktorunuzdan tavsiye alın. Kesinlikle kendi başınıza ilacınızı bırakmayın.
Daha fazla popüler makaleye göz atın:
Kaynak: https://suckhoedoisong.vn/nhung-thuoc-co-the-khien-da-de-bat-nang-hon-169260611120537124.htm








