İki ciltlik "Bırakın Ben Anne Babama Bakayım" adlı kitap serisi, Malezyalı çizgi roman sanatçısı Miew'in hikayesini anlatıyor. Miew, anne babasının son bakıcısı olarak geçirdiği 12 yıllık yolculuğunu – zorlu, acı dolu ama aynı zamanda sevgi ve şefkatle dolu, derinden etkileyici bir deneyimi – kaleme alıyor. Seri aynı zamanda Miew'in anne babasına son vedası niteliğini de taşıyor.
İlk cilt olan "Ben Bir Bakıcıyım 1"de yazar, pankreas kanseri teşhisi konulan babasına hayatının son döneminde bakıcı olma sürecini anlatıyor.
Bu kitap serisi, yazar Miew'in anlamlı öykülerini içeriyor. Fotoğraf: nhandan.
Babası hastalandıktan sonra sağlığı hızla kötüleşti. Sağlıklı, nazik bir adamdan, kısa sürede güçsüz, huysuz ve hoş olmayan bir hastaya dönüştü. Buna hazırlıksız yakalanan ve babasının ölüm döşeğindeki ani değişimlerden bunalan Miew, kendini hem üzüntü hem de korku içinde buldu.
Zorlu ve acı dolu bir yolculuktu. Ancak, bu dönemde sevgi beklenmedik gücünü gösterdi. Babasının sayıklamaları Miew'in kalbinde derin yaralar açsa da, o yılmadan mücadele etti ve son günlerinde babasının yanında kaldı.
Babasına bakmanın getirdiği zorluklar Miew'e karanlık ve trajik anılar bırakmış olsa da, annesiyle geçirdiği son günler ona kurtuluş ve teselli getirmiştir. "Ben Bir Bakıcıyım 2"nin 2. bölümü, Miew'in iyileşme ve toparlanma yolculuğu olarak nitelendirilebilir.
Babasının ölümünden sonra Miew'in annesi yaşlanmaya ve güçsüzleşmeye başladı, sık sık hastaneye gitmesi gerekiyordu. Bu noktada Miew, annesinin zamanının tükenmekte olduğunu biliyordu. Babasının ölümünden ders alan Miew ve kız kardeşi, annelerinin son günlerini daha anlamlı ve huzurlu bir şekilde nasıl geçireceklerini biliyorlardı. Bu nedenle kitabın sayfaları daha yumuşak, daha sıcak ve sevgi dolu hale geliyor.
Bakıcının yolculuğu keder ve ayrılıkla dolu olmaya mahkumdu. Ancak Miew'in kederle başa çıkma biçimi değişti. Artık sadece annesine nasıl daha iyi bakacağını değil, kendine nasıl bakacağını da biliyor.
Uzun süreli bakım veren bir kişi, zihni keder ve yorgunlukla dolup taştığında, yemek yemek, uyumak ve eğlenmek gibi en basit insani ihtiyaçlarını bile kendi başına karşılamak istemez.
Ancak 12 yıl boyunca bakıcı rolünü üstlendikten sonra Miew, bakıcıların öncelikle kendilerine iyi bakmayı, kendi iyilik hallerini korumayı ve olumlu bir tutum sergilemeyi bilmeleri gerektiğini fark etti. Çünkü ancak kendinize iyi baktığınızda, siz ve sevdikleriniz uzun ve zorlu bakıcılık yolculuğunu mutlu bir şekilde atlatabilirsiniz.
Miew, kişisel öyküsünün yanı sıra, "Çocuğun Babaya Bakmasına İzin Verin" ve "Çocuğun Anneye Bakmasına İzin Verin" adlı kitaplarında, aileye bakma sorumluluğunun genellikle yalnızca kadınların omuzlarına yüklendiği birçok Asya ülkesindeki mevcut duruma da değiniyor.
Miew, ebeveynlere bakmanın sadece kadınların değil, tüm çocukların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Bu nedenle Miew, ebeveynler henüz sağlıklı iken aile üyelerinin bir araya gelerek şu konuları görüşmelerini tavsiye ediyor: bakım sorumluluklarının paylaşılması, hastalıkla nasıl başa çıkılacağı ve ebeveynlerinin vefatına nasıl hazırlanılacağı.
Miew, sade ama canlı ve duygusal çizimleriyle, kitabının sayfalarında sadece anne ve babasının anılarını canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyuculara bir ders de veriyor: Sevdiklerinizle geçirdiğiniz zamanı kıymetlendirin ve takdir edin.
PV
[reklam_2]
Kaynak: https://www.congluan.vn/ra-mat-bo-sach-de-con-cham-soc-cha-me-post303560.html






Yorum (0)