
24 Haziran'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki güçlü deprem, başkent Caracas ve çevresini yerle bir etti. ABD modellerine göre, nihai ölü sayısı 10.000'i aşabilir. Binlerce kişi hala kayıp veya enkaz altında mahsur kalmış durumda; evlerin, hastanelerin, okulların ve ulaşım sistemlerinin yeniden inşasının ise yıllar süreceği tahmin ediliyor.
Binlerce insan öldüğünde veya yaralandığında, altyapı harap olduğunda ve ekonomi zaten tükenmiş durumdayken, hükümetin yönetme yeteneği siyasi taahhütleriyle değil, kurtarma ve yeniden yapılanma çabalarının etkinliği ve uluslararası kaynakları seferber etme becerisiyle değerlendirilecektir.
NBC News'e göre, felaketin hemen ardından geçici başkan... Delcy Rodríguez Yardım çalışmalarını doğrudan yönetti, en ağır şekilde etkilenen bölgelere yiyecek, su ve temel ihtiyaç malzemelerinin dağıtımını denetledi ve insanları zorlukların üstesinden gelmek için birleşmeye çağırdı. Ancak analistlere göre, gerçek zorluklar daha yeni başlıyor.
Geçici cumhurbaşkanı olduktan bu yana Rodríguez, yıllarca süren krizin ardından yavaş yavaş istikrar kazanan ve yeniden açılan bir Venezuela imajı yaratmaya çalıştı. Bu nedenle, depremin ardından gelen iyileşme süreci, hükümetin güvenilirliğinin önemli bir ölçütü olacaktır. Kurtarma ve yeniden yapılanma çalışmalarının etkin bir şekilde koordine edilmesi, siyasi konumunu sağlamlaştırabilir; bunun tersine, yapılacak herhangi bir hata kamu güvenini zedeleyebilir.
Caracas'ta yaşayan gazeteci ve siyasi analist Tony Frangie Mawâd, Reuters'e yaptığı açıklamada şunları söyledi: Ona göre Venezuela, "yeni bir ülke" anlatısının kelimenin tam anlamıyla yeniden inşa etme göreviyle iç içe geçtiği bir paradoksla karşı karşıya. Hükümetin iyileşme stratejisini iyi yönetmesi, uluslararası yardımı etkili bir şekilde kullanması ve dayanışma mesajı vermesi durumunda, felaketin toplumsal uzlaşmayı güçlendirmek için bir fırsata dönüşebileceğini öne sürüyor.
Ancak, Washington D.C.'de bulunan küresel stratejik danışmanlık firması McLarty Associates'in Latin Amerika Genel Müdürü Dr. Paul Angelo, Venezuela'nın acil durum müdahale kapasitesinin, on yılı aşkın süredir devam eden ekonomik kriz, kamu hizmetlerinin bozulması ve 8 milyondan fazla insanın göçü sonrasında ciddi şekilde zayıfladığını savunuyor. Ona göre, büyük ölçekli bir yeniden yapılanma planı ve önemli uluslararası finansman olmadan, toparlanma süreci uzun ve zorlu olacaktır.
Bu bağlamda, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen uluslararası yardım, potansiyel bir dönüm noktası olarak görüldü. Başkan Donald Trump'ın talimatı üzerine Washington, Venezuela'ya hızla arama kurtarma ekipleri, tıbbi yardım ve insani yardım gönderdi. ABD'ye ek olarak, El Salvador, Meksika, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti ve diğer birçok ülke de kurtarma güçleri gönderirken, Birleşmiş Milletler de destek için kapsamlı bir kaynak seferberliği ilan etti.
Analistler, Washington'ın güçlü desteğinin sadece insani nitelikte olmadığını, aynı zamanda yıllarca süren çatışmanın ardından iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir değişimi yansıttığını düşünüyor. Venezuela, 1999'daki heyelan felaketinin ardından ABD yardımını reddetmiş olsa da, Caracas ve Washington arasındaki bu işbirliğinin yeni bir işbirliği aşamasının başlangıcı olabileceği düşünülüyor. Ancak bu durum, geçici hükümetin toparlanma çabalarında ABD kaynaklarına ve desteğine daha fazla bağımlı hale geleceği anlamına da geliyor.
Latin Amerika tarihi, doğal afetler sonrasında etkisiz müdahaleler nedeniyle birçok liderin iktidarı kaybettiğine tanık olmuştur. Bu nedenle, Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez için bu deprem, sadece can kurtarmak veya altyapıyı onarmak için zamana karşı bir yarış değil, aynı zamanda Venezuela'nın geçici hükümetinin liderlik kapasitesinin, meşruiyetinin ve siyasi geleceğinin en önemli sınavıdır.
Sentetik
Kaynak: https://hanoimoi.vn/sau-tham-hoa-dong-dat-kep-venezuela-truoc-chang-duong-tai-thiet-day-gian-nan-1209461.html







