
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, dün, 24 Haziran'da Washington'a geldi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci dönem için iktidara gelmesinden bu yana belki de en önemli görüşmesini gerçekleştirdi.
Washington'ın İran'la olan çatışmada Avrupa'nın tutumundan duyduğu artan memnuniyetsizliğin arka planında, NATO'nun geleceği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa güvenlik yapısındaki rolü yoğun ilgi gören bir konu olmaya devam ediyor.
Anlaşmazlıklar giderek arttı.
Hafta sonu boyunca Başkan Donald Trump ve ABD yönetimindeki birçok üst düzey yetkili, Avrupalı müttefikleri hedef alan sert açıklamalar yaptı.
Tartışmaların odak noktalarından biri, Donald Trump'ın İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni hakkındaki açıklamasıydı. ABD Başkanı, Meloni'nin G7 Zirvesi'nde kendisiyle fotoğraf çektirmek için "yalvardığını" iddia etti. Buna karşılık İtalyan lider, bu bilgiyi tamamen yalanlayarak "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi ve bu durum sosyal medya platformlarında hararetli tartışmalara yol açtı.
Trump, İngiliz Başbakanı Keir Starmer'ın istifasıyla ilgili bilgileri, liderin kendi kararını açıklamasından önce ifşa ederek de dikkat çekti. İngiliz gazeteci Robert Peston, bunun "Trump'ın standartlarına göre bile aşırı" olduğunu belirtti.
Bu arada, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, NATO savunma bakanlarına Washington'un, ortak savunma kapasitesine yeterince katkıda bulunmayan Avrupa ülkelerini belirlemek için altı aylık bir değerlendirme yapacağını açıkladı. Hegseth, ABD'nin bu ülkelerdeki askeri varlığını ayarlayabileceğini belirtti.
Aynı zamanda, Başkan Trump bir röportajda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi liderleri övgülerle yağdırdı. Müttefiklerine yönelik eleştirileri ile Batı dışı liderlere ilişkin olumlu değerlendirmeleri arasındaki bu tezat uluslararası dikkat çekti.
İran meselesi etrafındaki tartışmalar.
Gözlemcilere göre, Trump yönetimini özellikle rahatsız eden şey, birçok Avrupa ülkesinin İran'la ilgili ABD askeri operasyonlarına katılmayı veya desteklemeyi reddetmesiydi.
Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda, Washington'ın NATO müttefiklerinin güvenliğini sağlamak için önemli kaynaklar ayırmaya devam etmesine rağmen, İtalya'nın ABD'nin pistlerini ve askeri altyapısını kullanmasına izin vermemesini eleştirdi.
Savaş Bakanı Pete Hegseth ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İspanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi diğer bazı Avrupa ülkelerine benzer eleştiriler yöneltti.
Hegseth, ittifak üyeleri arasında sorumluluk paylaşımı yükümlülüğüne atıfta bulunurken, "NATO iki yönlü bir yol olmalıdır" diye vurguladı.
Bu arada, Dışişleri Bakanı Rubio, bazı üye devletlerin ABD askeri operasyonlarını kolaylaştırmama konusundaki kararlılığını sorguladı. Washington'ın askeri üslere erişiminin reddedilmesinin NATO içindeki ortak sorumluluk konusunda soru işaretleri yarattığını savundu.
Bu açıklamalar, Trump'ın ilk döneminden beri savunduğu, Avrupa müttefiklerinin ABD'ye güvenmek yerine kolektif güvenliğe daha fazla katkıda bulunmaları gerektiği yönündeki tutarlı görüşünü yansıtıyor.
NATO'nun geleceği yeni bir sınavla karşı karşıya.
Nisan ayında The Telegraph'a verdiği bir röportajda Trump, NATO'nun İran konusunda Washington'a destek vermemesi üzerine ittifaktan çekilmeyi düşündüğünü söylemişti. Ayrıca NATO'nun güvenlik yükünü paylaşma konusunda ABD'nin beklentilerini karşılamadığını da savunmuştu.
Bu açıklamalar, Trump'ın ikinci döneminde Washington'ın kıtaya yönelik askeri taahhütlerini değiştirmeye devam edebileceği ihtimali konusunda Avrupa'da endişelere yol açtı.
Bu bağlamda, Başkan Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında Beyaz Saray'da gerçekleşen görüşme, gözlemciler tarafından özellikle önemli olarak değerlendirildi.
NATO'da en üst göreve geldiğinden beri Rutte'nin, ABD yönetimiyle olumlu ilişkileri sürdürmeye çalışırken, aynı zamanda Washington'ın uzun süredir devam eden taleplerine yanıt olarak Avrupalı üye ülkeleri savunma harcamalarını artırmaya teşvik ettiği düşünülüyor.
Ancak İran konusundaki anlaşmazlıklar ve NATO içindeki sorumluluk paylaşımı düzeyi hakkındaki tartışmalar, ABD-Avrupa ilişkilerinin yeni bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Trump ve Rutte arasındaki görüşmenin sonucu, dünyanın en büyük askeri ittifakının önümüzdeki dönemdeki yönünü ve on yıllardır Batı güvenliğinin temel taşı olan transatlantik ilişkinin geleceğini kısmen ortaya koyabilir.
Kaynak: https://daibieunhandan.vn/song-gio-moi-trong-long-nato-10421508.html







