
Soğuk suya dalmaktan hiperbarik oksijen tedavisine ve kırmızı ışık altında uyumaya kadar birçok pahalı yöntem uzun ömrün anahtarı olarak tanıtılırken, Amerikalı bilim insanlarının yaklaşık yirmi yıllık bir araştırması çok daha basit bir sonuca ulaştı: Kalori alımını orta düzeyde azaltmak, insanların daha sağlıklı ve daha uzun yaşamalarına yardımcı olabilir.
Tufts Üniversitesi'ndeki bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü araştırmalar, günlük kalori alımını yaklaşık %10-15 oranında azaltmanın kan basıncını, kolesterolü, kan şekeri kontrolünü iyileştirebileceğini ve biyolojik yaşlanma belirtilerini yavaşlatabileceğini gösteriyor.
Aşırı önlemlere gerek yok.
Araştırmanın baş yazarı Sai Krupa Das'a göre, birçok insan yaşam süresini uzatmanın karmaşık veya pahalı yöntemler gerektirdiğini düşünüyor. Ancak güncel bilimsel kanıtlar, beslenme ve yaşam tarzında yapılacak küçük değişikliklerin uzun vadeli sağlık açısından önemli bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Das, "İlla ki aşırı bir önlem almak gerekmiyor," dedi. "Kronik hastalıkları önlemeye yardımcı olmanın yanı sıra yaşlanma sürecini de yavaşlatan beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri var."
Sonuçlar, "Enerji Kısıtlamasının Uzun Vadeli Etkisinin Kapsamlı Değerlendirilmesi" anlamına gelen CALERIE™ projesinden elde edilmiştir. Bu proje, kalori kısıtlamasının insanlar üzerindeki etkilerine ilişkin en büyük ve en uzun soluklu çalışmalardan biri olarak kabul edilmektedir.
Orta düzeyde ancak fark edilebilir bir azalma.
Çalışmanın ilk aşamasında, 143 sağlıklı yetişkinden iki yıl boyunca kalori alımlarını %25 oranında azaltmaları istenirken, 75 kişi kontrol grubu olarak normal beslenmeye devam etti. Katılımcıların kiloları, kan basınçları, insülin seviyeleri ve glikoz toleransları Amerika Birleşik Devletleri'ndeki araştırma merkezlerinde düzenli olarak izlendi.

Gerçekte, katılımcıların çoğu kalori alımlarını hedef olan %25 yerine yalnızca yaklaşık %12 oranında azalttı. Bununla birlikte, bu mütevazı azalma bile önemli değişikliklere yol açtı.
Araştırmacılar, kalori kısıtlaması uygulanan grubun kontrol grubuna kıyasla daha düşük kan basıncına, "kötü kolesterol" olarak da bilinen LDL kolesterolünde azalmaya ve insülin seviyelerinde önemli ölçüde iyileşmeye sahip olduğunu kaydetti. Dikkat çekici bir şekilde, bu faydalar daha önce sağlıklı ve obez olmayan bireylerde bile gözlemlendi.
Yaşlanma süreci üzerindeki etkisi
Bilim insanları, kalori kısıtlamasının sağlığı iyileştirmesinin temel mekanizmalarından birinin, hücrelere zarar verebilecek kararsız moleküller oluşturan bir süreç olan oksidatif stresi azaltmak olduğuna inanıyor.
Bu "serbest radikaller" uzun zamandır kanser, kalp damar hastalıkları ve Parkinson hastalığı gibi birçok yaşa bağlı hastalıkla bağlantılı bir faktör olarak kabul edilmektedir. Vücut daha az enerji tükettiğinde, metabolizma daha verimli olabilir ve daha az zararlı molekül üretebilir.
Çalışmada yapılan idrar testi sonuçları, kalori kısıtlaması uygulanan grubun kontrol grubuna kıyasla oksidatif stres belirteçlerinin seviyelerinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu göstermiştir.

CALERIE™ projesi, katılımcılar tarafından yapılan yaşam tarzı değişikliklerinin on yıldan fazla bir süre sonra bile sağlıkları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olup olmadığını değerlendirmek amacıyla izlenmeye devam etmektedir.
"Sağlıklı yaşlanma"nın yeni trendi
Tıp alanındaki gelişmeler sayesinde ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, uzmanlar meselenin artık sadece "daha uzun yaşamak" değil, ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı yaşamak olduğuna inanıyor.
Dolayısıyla, bir kişinin sağlığını koruduğu süre anlamına gelen "sağlıklı yaşam süresi" kavramı, tıp ve beslenme araştırmalarında yeni bir odak noktası haline geliyor.
Uzmanlara göre, kalori alımını makul bir şekilde azaltmak, "sağlıklı yaşam süresini" uzatmanın en basit ve en kolay ulaşılabilir yollarından biri olabilir.
Bayan Das, birçok kişinin çok küçük değişikliklerle başlayabileceğini öne sürüyor: şekerli tatlıları bırakmak, yüksek kalorili içecekleri sınırlamak veya günlük porsiyon boyutlarını yaklaşık %10 oranında azaltmak gibi.
Das, "Kalori alımını %30 veya %40 oranında azaltmak gibi aşırı rakamlara ulaşmayı hedeflemenize gerek yok," diye vurguladı. "Yüzde 10'luk bir azalma bile çok faydalı olabilir."
Ancak bilim insanları, kalori kısıtlamasının herkes için uygun olmadığını da belirtiyor. 65 yaş üstü kişiler, çocuklar, hamile kadınlar, düşük vücut kitle indeksi olanlar veya tedavi gerektiren tıbbi rahatsızlıkları olanlar, herhangi bir diyet değişikliği yapmadan önce doktorlarına danışmalıdır.
Kaynak: https://daibieunhandan.vn/song-tho-hon-nho-mot-thay-doi-rat-nho-10418227.html








Yorum (0)