Tropikal Hastalıklar Merkez Hastanesi Genel Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü'nden Dr. Le Van Thieu'ya göre, domuz bağırsakları, özellikle ince bağırsak, bol miktarda protein, yağ, vitamin ve mineral içerir, ancak özellikle hayvan düzgün yetiştirilip işlenmediğinde, gıda veya çevreden kaynaklanan kirleticiler de içerir.
Kalın bağırsak, sindirimden kaynaklanan atık ürünleri içerir ve ayrıca kalan su ve besinleri de emer. Bu nedenle, vücudun bu kısmı kirlenme riski yüksek bir bölgedir.
Hangi türü seçerseniz seçin, hem genç hem de yaşlı bağırsaklar sağlık riski taşıdığından, gıda güvenliği ve hijyeni yine de önemli hususlardır.
Uzmanlar, sakatatı güvenilir kaynaklardan satın almayı, sağlıklı hayvanlardan elde edilen organları seçmeyi ve pişirmeden önce iyice temizlemeyi tavsiye ediyor. İnce bağırsak veya kalın bağırsak fark etmeksizin, çok fazla tüketmemelisiniz.
Aileler, sakatatı tüketirken, olası bakteri ve parazitleri öldürmek için yüksek sıcaklık ve yeterli pişirme süresi kullanarak iyice pişirdiklerinden emin olmalıdır. Hayvan sakatatı, enfeksiyon riskini azaltmak için sıcak olarak hazırlanmalı ve tüketilmelidir. Hemen tüketilmeyecekse, bakteri üremesini önlemek için sakatat uygun bir sıcaklıkta buzdolabında saklanmalıdır.
Domuz bağırsağı, özellikle ince bağırsağı, protein, yağ, vitamin ve mineraller açısından zengindir. (Örnek görsel)
Aşağıdaki durumlarda domuz sakatatı tüketimi sınırlandırılmalı veya tamamen kaçınılmalıdır:
Gut hastalığına yakalanmak
Domuz sakatatı kandaki ürik asit seviyesini artırarak, ayak ve el parmaklarının eklemlerinde keskin, katı ürik asit kristallerinin oluşmasına ve birikmesine yol açar. Bu durum, etkilenen bölgede şişlik, ısı ve kızarıklıkla birlikte şiddetli ağrıya neden olur.
Sık sık tekrarlayan gut hastalığı olan kişilerde eklem tahribatı görülebilir. Birçok hastada ürik asit kristallerinin birikmesi sonucu idrar taşları oluşur; bu da tıkanmalara, idrar yolu enfeksiyonlarına ve böbrek fonksiyon bozukluğuna yol açar.
Kalp damar hastalığı ve yüksek kolesterolü olan hastalar.
Domuz sakatatı, özellikle kötü kolesterol olmak üzere, çok yüksek kolesterol içerir ve bu da kan lipid seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle, kan lipid seviyeleri yüksek olan kişilerin domuz sakatatı tüketmekten kaçınmaları veya sadece birkaç parça yemeleri gerekir. Ayrıca, kalp damar hastalıkları ve ateroskleroz ve diyabet gibi diğer metabolik hastalıkları olan kişiler için de sınırlı tüketilmesi gereken bir besindir.
Sindirim sistemi sorunları olan kişiler
Domuz sakatatı yüksek yağ içeriğine sahip olduğundan sindirimi zordur ve sindirim bozukluğu, bağırsak enfeksiyonu olanlar veya hassas mideleri, sık sık mide ağrıları veya ishal yaşayanlar için uygun değildir.
Ayrıca, obez ve fazla kilolu kişilerin sakatat yememesi gerekir çünkü yüksek kalorilidir. Bu yemek, şişkinliğe ve hazımsızlığa kolayca neden olabileceğinden, zaten zayıflamış bir vücudu daha da yorgun hale getirebileceğinden, soğuk algınlığı veya grip geçiren kişiler için de iyi değildir.
Hepatitli kişiler
Normal sağlık durumuna sahip kişiler için sakatatı ölçülü tüketmek sağlık açısından oldukça faydalıdır. Ancak, siroz, hepatit, karaciğer kanseri veya yağlı karaciğer hastalığı olan kişilerin sakatatı çok sık tüketmemeleri özellikle önemlidir.
Karaciğer, toksinleri ve besinleri metabolize etmekten sorumludur; bu nedenle, hayvan organları istemeden de olsa bir miktar metabolize edilmemiş besin ve toksin içerir. Karaciğer hastalığı olan kişilerde, zaten sağlıklı bireylere göre daha az işlev gören karaciğer hücreleri, büyük miktarda hayvan organı tüketmeleri durumunda aşırı yüklenebilir ve durumları daha da kötüleşebilir.
Hamile kadınlar
Hamile kadınlar, kan sucuk, domuz bağırsağı, karaciğer ve taşlık gibi sakatatlardan yapılan yemeklerden kaçınmalıdır; çünkü kaynağı bilinmeyen hayvan sakatatlarından yapılan yemekler, insanlara bulaşabilen birçok bakteri, virüs ve parazit enfeksiyonu (solucanlar, trematodlar) riski taşır.
Ayrıca, hijyenik olmayan domuz karaciğeri tüketimi, insanlarda karaciğer kanserine neden olabilen bir madde olan aflatoksin enfeksiyonu riskini de beraberinde getirir. Daha korkutucu bir hastalık ise, domuzların kanında (salgılarında), bağırsaklarında, iç organlarında ve etinde yaygın olarak bulunan bir bakteri olan Streptococcus suis enfeksiyonudur.
Kanlı sosis, sakatat, fermente domuz sosisi ve sakatat lapası gibi az pişmiş domuz ürünleri tüketildiğinde, yiyeceklerdeki streptokok bakterileri vücuda girerek hastalığa neden olabilir. Bu durum hamile kadınların sağlığı için son derece tehlikelidir.
[reklam_2]
Kaynak







Yorum (0)