
Kahve ruh halini iyileştirebilir, stresi azaltabilir ve bilişsel işlevleri destekleyebilir - Fotoğraf: Chevanon Photography/Pexels
Uzun yıllar boyunca kahve, içeriğindeki kafein sayesinde (uyanıklığı ve konsantrasyonu artırmaya yardımcı olan bir uyarıcı bileşik) genellikle bir "enerji içeceği" olarak görülmüştür.
Ancak, University College Cork'tan yapılan ve Nature Communications adlı bilimsel dergide yayınlanan yeni bir araştırma, durumun o kadar basit olmadığını gösteriyor: Kafeinsiz kahve bile ruh hali ve bilişsel yetenekler üzerinde önemli faydalar sağlıyor.
Özellikle bu çalışma, yaygın olarak kullanılan iki kahve türünü doğrudan karşılaştırdı. Kafein içeren kahve, merkezi sinir sistemini uyaran, uyanıklığı artıran, uyuşukluğu azaltan ve refleksleri iyileştiren aktif bileşenler içeren geleneksel türdür.
Öte yandan, kafeinsiz kahveden kafeinin büyük bir kısmı uzaklaştırılmış olsa da, polifenoller gibi bağırsak ve beyin sağlığını etkileyebilecek birçok biyoaktif bileşik korunmuştur.
Çalışma, düzenli olarak kahve içen (günde 3-5 fincan) 31 kişi ve kahve içmeyen 31 kişi olmak üzere toplam 62 kişi üzerinde gerçekleştirildi.
Bilim insanları, gruptan iki hafta boyunca kahve içmeyi "bırakmalarını" istedikten sonra onları iki gruba ayırdılar: bir grup kafeinli kahve içmeye devam ederken, diğer grup hangi türü tükettiklerini bilmeden üç hafta boyunca kafeinsiz kahve içti.
Sonuçlar, her iki kahve türünün de bağırsak mikrobiyomunda önemli değişiklikler yarattığını gösterdi; bu faktörün "bağırsak-beyin ekseni" yoluyla beyinle yakından bağlantılı olduğu giderek daha fazla kanıtlanmaktadır. Bu değişikliklere ruh halindeki iyileşmeler, stresin azalması ve bilişsel işlevlerin desteklenmesi eşlik etti.
Özellikle, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve, depresyon, stres, iltihaplanma ve dürtüsellik belirtilerini azaltmaya yardımcı olurken, ruh halini ve bilişsel yetenekleri de iyileştirir. Bu, kahvenin faydalarının sadece kafeinden değil, diğer biyoaktif bileşiklerden de kaynaklandığını göstermektedir.
Ancak, iki kahve türü arasında hala belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Kafein açısından zengin kahvenin kaygıyı azaltmada, konsantrasyonu artırmada, strese karşı koymada ve hatta kan basıncını düşürmede daha iyi etkiler gösterdiği tespit edilmiştir.
Öte yandan, kafeinsiz kahve uyku kalitesini artırmada, fiziksel aktiviteyi yükseltmede ve hafızayı desteklemede oldukça etkilidir; bu faktörler özellikle kafeine duyarlı kişiler için önemlidir.
Araştırma ekibine göre, kahve esasen vücutla karmaşık şekillerde etkileşime giren birçok bileşikten oluşan "mikroskobik bir biyolojik sistemdir". Sadece metabolizmayı etkilemekle kalmaz, aynı zamanda bağırsak mikrobiyomunu da etkileyerek dolaylı olarak ruh sağlığını da etkiler.
Ancak bilim insanları, çalışmanın kısmen katılımcıların ruh hali ve davranışlarına ilişkin öz değerlendirmelerine dayanması gibi bazı sınırlamaları olduğunu da belirtti. Ayrıca, kahvenin bağırsak-beyin eksenini nasıl etkilediğine dair kesin mekanizmalar henüz tam olarak anlaşılamamıştır.
Ancak bu sonuçlar, kafeinli veya kafeinsiz kahvenin genel sağlığa fayda sağlayabileceğine dair daha fazla kanıt sunmaktadır. Daha da önemlisi, yeni bir bakış açısı ortaya koymaktadır: Doğru kahve türünü seçmek sadece bir tercih meselesi değil, aynı zamanda sağlık faydalarını kişiselleştirmenin bir yoludur.
Kaynak: https://tuoitre.vn/bat-ngo-ca-phe-khong-caffeine-van-cai-thien-tri-nao-20260428191901718.htm











Yorum (0)