Aşırı tatlı tüketimi sadece kilo alımına yol açmakla kalmaz, sonuçları çok daha ciddi olabilir.
Tatlı tüketimi sadece fazla kalori almakla ilgili değildir. Vücudun yapısını içeriden değiştiren, homeostazı bozan ve çocukların fiziksel ve zihinsel potansiyellerine tam olarak ulaşmalarını engelleyen bir dizi biyokimyasal reaksiyonun sonucudur.
Glikoz Patlaması ve İnsülin "Sarmalı": Bir çocuk bir kutu gazlı içecek (genellikle yaklaşık 35-40 gr sakkaroz içerir) içtiğinde, bu şeker ince bağırsakta son derece hızlı bir şekilde emilir çünkü emilimi engelleyecek lif bulunmaz.
Küçük çocuklar için tatlı tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Aşırı tatlı tüketimi sadece kilo alımına yol açmakla kalmaz, sonuçları çok daha ciddi olabilir.
Tatlı tüketimi sadece fazla kalori almakla ilgili değildir. Vücudun yapısını içeriden değiştiren, homeostazı bozan ve çocukların fiziksel ve zihinsel potansiyellerine tam olarak ulaşmalarını engelleyen bir dizi biyokimyasal reaksiyonun sonucudur.
Glikoz Patlaması ve İnsülin "Sarmalı": Bir çocuk bir kutu gazlı içecek (genellikle yaklaşık 35-40 gr sakkaroz içerir) içtiğinde, bu şeker ince bağırsakta son derece hızlı bir şekilde emilir çünkü emilimi engelleyecek lif bulunmaz.
Fosfor/Kalsiyum dengesizliği: Kandaki yüksek fosfor seviyeleri paratiroid bezini uyarır, bağırsaklarda kalsiyum emilimini engeller ve idrarda kalsiyum atılımını artırır.
Sonuç olarak, kemiklerin boy uzaması için ek minerallere ihtiyaç duyduğu okul çağındaki çocuklar için bu, telafisi mümkün olmayan bir kayıptır ve düşük kemik yoğunluğuna ve dişlerin mine aşınmasına daha yatkın hale gelmesine yol açar.
Nörolojik etkiler: "Bağımlılık" ve davranış bozukluklarının mekanizmaları
Şeker sadece diş çürümesine neden olmakla kalmaz, aynı zamanda beynin de "düşmanı"dır. Çocuklar "şeker patlaması"ndan sonra "şeker çöküşü" (yorgunluk, halsizlik) yaşarlar. Şeker, beyindeki ödül sistemini harekete geçirerek, bağımlılık yapan maddelere benzer bir öfori kimyasalı olan dopamini salgılar.
Aşırı yeme isteği döngüsü: Kan şekeri seviyeleri zirveye ulaştıktan sonra (insülinin güçlü etkisiyle) aniden düştüğünde, çocuğun beyni "yalancı açlık" sinyalleri gönderir; bu da çocuğun sinirli, titrek olmasına ve öfori hissini yeniden kazanmak için tatlılara olan isteğinin devam etmesine neden olur.
Konsantrasyon bozukluğu: Kan şekeri seviyelerindeki sürekli dalgalanmalar, beyin korteksinin düşünme için istikrarlı bir enerji kaynağına sahip olmasını engeller ve bu da ders sırasında konsantrasyonun azalmasına (beyin sisi) neden olur.
Tıbbi araştırmalar, şeker oranı yüksek diyetlerin beyindeki iltihaplanma tepkilerini artırdığını ve hafıza ve öğrenmeden sorumlu bölge olan hipokampüsü etkilediğini göstermiştir. Çocuklar sinirli olabilir, konsantre olmakta zorlanabilir ve öğrenme yeteneklerinde azalma yaşayabilirler.
Şekerli yiyecekleri tamamen yasaklayamayız, ancak çocukların şeker isteğini "kontrol altına almalarına" yardımcı olmak için, gazlı içecekler yerine su veya tam meyve suları (şeker emilimini yavaşlatan lif açısından zengin) gibi doğal ve işlenmemiş gıdalara öncelik verelim. Gıda etiketlerini okuyun ve ambalajlardaki şeker içeriğini kontrol etme alışkanlığı edinin. Ebeveynler, çocukları için en iyi "beslenme rol modelleridir".
Doğru beslenme, çocukların hızlı büyümesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda keskin bir zekâ ve sağlıklı bir bedenle geleceğe güvenle adım atmaları için de temel oluşturur.
NL (Health & Life gazetesine göre)
Kaynak: https://yte.nghean.gov.vn/tin-chuyen-nganh/chuoi-phan-ung-cua-co-the-khi-tre-tieu-thu-nhieu-do-ngot-1017327








Yorum (0)