| Çin'in ekonomik toparlanması zorluklarla karşı karşıya. (Kaynak: Bloomberg) |
Önümüzde bir dizi büyük sorun duruyor.
Trump yönetiminin uyguladığı ticaret kısıtlamaları 2019'da Çin ekonomisinin yavaşlamasına neden oldu. 2020'deki Covid-19 pandemisi sorunu daha da kötüleştirdi ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi için zorlukları artırdı.
Yaklaşık üç yıllık pandemiyle mücadeleden sonra Çin'de hayat normale dönüyor. Ancak ülkenin ekonomisi, ortaya çıkan sorunlar ve çelişkiler göstermeye devam ediyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping yönetiminde ülke, bir yandan üretim devi olarak konumunu sağlamlaştırırken, diğer yandan halkını yoksulluktan kurtardı. 2012 yılında ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Ürün (GSYİH)'i 8,5 trilyon dolardı. 2022 yılına gelindiğinde ise GSYİH 18,5 trilyon dolara yükselerek %100'ün üzerinde şaşırtıcı bir büyüme oranı kaydetti.
Ancak Çin ekonomisi, mevcut mali yılın ilk çeyreğinde sadece %4,5 oranında büyüdü. Bu, %3'lük büyümenin gerçekleştiği 2022 yılına göre bir iyileşme olsa da, Pekin'in %5'lik hedefinin altında kaldı.
Bazı gözlemciler, Çin'deki yavaşlamanın yakında daha derin sorunların ortaya çıkabileceğinin bir işareti olduğuna inanıyor.
Son olarak, Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), imalat sektörünün resmi Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) - fabrika üretiminin önemli bir göstergesi - Mayıs 2023'te 48,8'e düştüğünü ve büyüme ile daralmayı ayıran 50 puanlık eşiğin altına indiğini bildirdi.
Bu rakam, Nisan 2023'te yaşanan 49,2'lik düşüşün ardından geldi ve üç aylık büyüme trendini tersine çevirerek Bloomberg tarafından anket yapılan ekonomistlerin ortalama tahmini olan 49,5'in altında kaldı.
Ayrıca, 28 Mayıs'ta açıklanan resmi veriler, Çin'deki sanayi işletmelerinin karlarının 2023 yılının ilk dört ayında keskin bir düşüş gösterdiğini de ortaya koydu. Ekonominin beklenenden daha az güçlü bir şekilde toparlanması nedeniyle zayıf talep karşısında şirketler kar marjlarını artırma baskısıyla mücadele etmeye devam ediyor.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu'na göre, sanayi kârları bu yılın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre %20,6 oranında düştü. Sadece Nisan ayındaki düşüş %18,2 olurken, Mart ayındaki düşüş %19,2 olmuştu.
Yerel borç krizi riski
2008-2009 mali krizinin ardından Çin, şehirlerin altyapı projelerini finanse etmek için yerel yönetim finansman araçlarını (LGFV) kullanarak borç almalarına izin verdi.
Ancak, gayrimenkul büyümesinin uzun bir süredir donmuş olması ve devlet harcamalarının artması nedeniyle bu riskli bir oyun. Bu sorunlar, bazı yerel yönetimlerin borç yükümlülüklerini yerine getirememesine ve daha geniş bir ekonomik krize yol açmasına neden olma olasılığını gündeme getirdi.
Rhodium Group tarafından yapılan son bir analiz, Çin'de incelenen 205 şehirden 102'sinin 2022 yılında borçlarını geri ödemekte zorlandığını gösteriyor.
Goldman Sachs analistleri ayrıca, "dünyanın ikinci büyük ekonomisinde, özellikle daha az gelişmiş iç bölgelerde yerel risklerin arttığını" belirtti.
Gayrimenkul sektörü Çin'in GSYİH'sının yaklaşık %25'ini oluşturuyor. Bu sektör, ülkenin ekonomik sağlığı için hayati önem taşıyor. Ancak sektör hâlâ zor durumda. Nisan 2023'e kıyasla, Mayıs ayında konut satışları yaklaşık %15 düştü.
Ayrıca, 2012 ile 2022 yılları arasında Çin'in kamu borcu 37 trilyon dolar artarken, ABD'nin borcu sadece 25 trilyon dolar arttı.
Haziran 2022 itibarıyla Çin'in borcu 52 trilyon dolara ulaşarak diğer tüm gelişmekte olan ekonomilerin toplam borcundan daha fazla oldu. Bu devasa borç, dünyanın ikinci büyük ekonomisi üzerinde de kara bir bulut gibi duruyor.
Tüketici güveni sarsıldı.
Yabancı yatırımların ve ihracatın zayıflaması karşısında Çin'in bu yılki en büyük umudu, yerli tüketicilerin harcamalarını artırmasıdır.
Covid-19 pandemisinin üzerinden üç yıl geçtikten sonra insanlar daha fazla harcama yapıyor olsa da, Çin normale döndükten sonra diğer ekonomiler gibi patlayıcı bir büyüme yaşamıyor.
Çin'de yıllık GSYİH büyümesinin yalnızca yaklaşık %38'i hane halkı harcamalarından kaynaklanırken, bu oran ABD'de %68'dir.
Pepsi'nin finans direktörü Hugh Johnston şu değerlendirmeyi yaptı: "Tüketici güveni zayıf kalmaya devam ediyor."
Ayrıca, yabancı yatırımcılar Çin'den çekiliyor; bu da pek iyimser olmayan bir diğer işaret.
Çoğu analist, Çinli tüketicilerin ve işletmelerin sonunda güvenlerini yeniden kazanacağına, Pekin'in ise ekonominin diğer sektörlerini canlandıracağına inanıyor. Yahoo News'in belirttiğine göre, "Ancak bu yıllar alabilir."
[reklam_2]
Kaynak






Yorum (0)