"Ateşli Dönemden Hikayeler - Yaşayan Anılar" sadece bir savaş anıları derlemesi değil. Partiye bağlılığın, ulusal bağımsızlık özleminin, koşulsuz fedakarlığın ve ulusu şekillendiren sıradan insanların kitabı. Her bir makale, Vietnamlı gençlerin vatanlarını hayattan daha kutsal görme biçimine dair dürüst bir bakış sunuyor.
Thanh Nien Gazetesi'nde yayımlanan makalelerden derlenen bu kitap, 2026-2031 dönemi Gençlik Birliği'nin 13. Ulusal Kongresi'ne katılan delegelere saygıyla sunulmaktadır. Bu kitap sadece manevi bir armağan değil, aynı zamanda nesiller arası bir mesajdır: Bugünün gençleri, savaş alanında gençliklerini feda eden sayısız insan sayesinde barış içinde yaşamaktadır.

Bugünkü genç nesil, vatan uğruna canlarını feda eden önceki nesillerin fedakarlıklarını her zaman hatırlayacaktır.
Bu kitaptaki hikâyeleri okuyarak, ölüm cezasına çarptırılmış bir askerin neden hâlâ "özgürlük şarkısı" söyleyebildiğini ve devrime olan sarsılmaz inancını koruyabildiğini anlayacağız. Geçmişte Truong Son Yolu'nu inşa eden askerlerin hikâyeleri bizi derinden etkileyecek; bu yol, bombalara, kurşunlara ve zorlu emeğe bir tanıklık olduğu kadar, vatanseverliğe de ölümsüz bir tanıklık niteliğinde.

Bu özel sayı, Vietnam Gençlik Birliği'nin 13. Ulusal Kongresi'ne katılan delegelere ithaf edilmiştir.
Savaşta vücutlarında hala şarapnel parçalarıyla savaştan çıkan insanlar vardı, tıpkı "Yaşlı Askerin Vücudundaki Kurşun İzleri"nde olduğu gibi. Hayatlarını idealler uğruna yaşayan kadınlar da vardı, tıpkı "Başkan Ho Chi Minh Onuruna İki Kez Tapınak İnşa Eden Kahraman Kadın" veya "Cephenin Demir Bakiresi" gibi; savaş sırasında Vietnamlı kadınların güzel sembolleri. Onlar sadece cesaretle değil, aynı zamanda ulusun kesinlikle özgürlüğe kavuşacağına dair sarsılmaz bir inançla da savaştılar.
Kitaptaki birçok öykü, önceki neslin yaptığı muazzam fedakarlıklar nedeniyle okuyucuları derinden etkiliyor. Bunlar arasında "İki Anma Töreni Düzenlenen Adam", "Kan Nehrinde 81 Gün Boyunca Yolculuk", "Kurşun Yağmuru Ortasında Sarsılmaz Bir Yemin" ve "Bir Sözü Tutmak" yer alıyor. Bu insanlar, hayatları pahasına bile olsa, Parti'ye, yoldaşlarına ve halka verdikleri sözleri tuttular.
Savaş acımasızdır, ancak aşkı ve insan güzelliğini söndüremez. "Savaşın Ardındaki Aşk Hikayesi", "Bombalar ve Kurşunlar Arasında Güzel Bir Aşk Hikayesi", "Bir Astsubayın Düğünü", "Aşkı Getiren Geleneksel Bir Vietnam Operası Şarkısı" veya "Yayınlanmamış Bir Aşk Günlüğü" gibi eserler, ölüm kalım sınırında bile insanların en güzel duygularını koruduğunu gösteriyor. Onlara bomba ve kurşun yağmurunda direnme gücü veren de bu aşktır.
Özellikle "Ölümsüz Anneler" bölümündeki annelerin resimleri en derinden etkileyici olanlardır. "Oğlunu Eve Döndürmeyi Bekleyen Anne", "37 Yıl Sonra Annenin Çağrısı" veya "Bir Pınarı Koruyan Anne"... bu hikayeler okuyuculara savaşın sadece askerlerin gençliğini değil, Vietnamlı annelerin gençliğini de aldığını anlamalarını sağlıyor. Oğullarını tüm hayatları boyunca bekleyen anneler var. Sevdiklerini sonsuza dek kaybeden evler var. Ama bu acıların ortasında, Vietnamlı annelerin asil nitelikleri parıldıyor: dayanıklılık, şefkat ve yılmazlık.
Kitabın en değerli yönü, savaşı anlatmasında değil, günümüz gençliğinde sorumluluk duygusunu aşılamasında yatmaktadır. "Gençler Sorumlu Bir Kalple Şükranlarını Gösteriyor" bölümü, köklerini hatırlama geleneğinin hala güçlü bir şekilde sürdürüldüğünü göstermektedir. "Şükran Yemeği", "Yakan Her Mum…", "Gençlerin Kalplerindeki Şükran Alevi" veya "Anıları Yeniden İnşa Etmek, Şükranı Genişletmek" gibi öyküler, tarihin geçmişte uykuda kalmadığını kanıtlamaktadır. Tarih, günümüz genç neslinin eylemlerinde yaşıyor.




Kitaptaki hikayeler yarım asırdan fazla bir süre önce yazılmış olsa da, gençliklerini ve sevgilerini ülkelerine adayan insanların öyküleri sayesinde bugün bile okuyucuları derinden etkiliyor ve sessizliğe büründürüyor.

Gençlik Birliği'nin 13. Ulusal Kongresi, ülkenin birçok büyük fırsatın yanı sıra azımsanmayacak zorluklarla da dolu yeni bir kalkınma evresine girdiği bir ortamda gerçekleşiyor. Bugün ülke artık bombalarla boğuşmuyor, ancak yine de ideallerle yaşamayı bilen, kendini adamaya istekli, topluma hizmet eden ve katkıda bulunma arzusunu koruyan insanlara ihtiyaç duyuyor.
Bugünkü genç nesil belki de siperlerle karşı karşıya değil, ancak yeni "cephelerle" karşı karşıya: dijital dönüşüm, inovasyon, siber alanda ulusal egemenliğin korunması, yeşil ekonominin geliştirilmesi, kültürün oluşturulması, ulusal kimliğin korunması ve Vietnam'ın küreselleşme çağındaki konumunun yükseltilmesi. Bu Gençlik Birliği Kongresi'ne katılan her delege, bu özlemleri taşıyan bir kişidir.
Bu kitap, şükran, tefekkür ve eylem ruhuyla okunmalıdır. "Ateşli Çağın Hikayeleri - Anılar Yaşamaya Devam Ediyor" da yer alan insanlar bize en büyük mirası bıraktılar: Vietnamlı gençlerin, hangi dönemde olursa olsun, ülkeleri ve halkları için yaşadıklarında olağanüstü şeyler başarabileceklerine olan inanç.
Kitaptaki her hikaye bir alevdir. Vatanseverliğin alevi var. Fedakarlığın alevi var. Partiye olan sarsılmaz inancın alevi var. Ve ayrıca bugünkü neslin korumaya ve geliştirmeye devam etmesi gereken sorumluluk alevi de var.
Gençliklerini savaşa adayan herkese en derin şükranlarımı sunmak istiyorum.
Vietnam vatanımızın imajını şekillendiren anneleri, askerleri, gönüllü gençleri, komando savaşçılarını, istihbarat subaylarını ve sivil çalışanları saygıyla anıyoruz.
Vietnam Gençlik Birliği'nin 13. Ulusal Kongresi delegelerine şu inancımı iletmek istiyorum: Eğer önceki nesil savaşın alevleri arasında mucizeler gerçekleştirdiyse, bugünkü Vietnam gençliği de güçlü, medeni ve müreffeh bir ulus inşa etme yolculuğunda yeni mucizeler yazabilir.
Şanlı bir dönemin ateşi asla sönmesin.
Kaynak: https://thanhnien.vn/mot-thoi-hoa-lua-mot-doi-biet-on-185260622201637255.htm











