Son tartışmalar İran'ın nükleer tesislerinin denetimi ve Hürmüz Boğazı'nın geleceği etrafında dönüyor.
Hürmüz Boğazı'nda Birleşmiş Milletler ve İran, çatışma nedeniyle mahsur kalan birçok petrol tankeri de dahil olmak üzere yüzlerce geminin yeniden sefere çıkmasına yardımcı olmak için bir plan uyguluyor. Ancak Tahran, gemilerin yeni bir İran sigorta şirketine kayıt yaptırması gerektiğini söylüyor. Bu adım, İran'ın gelecekte hizmet bedeli uygulamasına yönelik bir hazırlık olarak görülüyor.

Hürmüz Boğazı. (Fotoğraf: Reuters)
İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bağher Ghalibaf, Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin savaş öncesi haline dönmeyeceğini açıkladı. Bu arada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio bu görüşe karşı çıkarak, hiçbir ülkenin uluslararası bir denizcilik yolu için ücret talep etme hakkına sahip olmadığını savundu.
İki taraf nükleer denetimler konusunda da anlaşmazlık içinde. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağaey, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü ile herhangi bir görüşme yapmadığını ve yakın gelecekte ajansın İran nükleer tesislerini denetlemesine izin verme planının olmadığını söyledi.
Öte yandan Başkan Donald Trump, İran'ın uluslararası denetçilerin nükleer tesislerine erişimine izin vermeyi kabul ettiğini iddia etti. İran'ın müzakerelerde konuşulanları inkar ettiğini savundu. Ancak Trump, denetçilerin İran'a hemen gelmeyeceğini ve bunun "uygun zamanda" gerçekleşeceğini de kabul etti.
Bir diğer tartışma konusu ise İran'ın yurtdışında dondurulmuş varlıklarıdır. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance daha önce bu varlıkların serbest bırakılması halinde elde edilecek fonların Amerikan tarım ürünleri satın almak ve İran halkını desteklemek için kullanılacağını öne sürmüştü. Ancak İran'ın BM Büyükelçisi Ali Bahreyni bunu reddederek, varlıklarının nasıl kullanılacağına yalnızca İran'ın karar verme hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Müzakerelerdeki devam eden anlaşmazlıklar arasında, Dışişleri Bakanı Rubio, Körfez müttefiklerini rahatlatmak için Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gitti. Bölgedeki ülkelerin barışı desteklediğini, ancak nihai başarının anlaşmanın özel şartlarına bağlı olacağını belirtti. Son görüşmelerin olumlu bir temel oluşturduğunu, ancak birçok konunun çözümsüz kaldığını kaydetti.
Öte yandan İran da diplomatik çabalarına devam etti. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, arabulucu ülkelerden biri olan Pakistan'ı ziyaret etti. İranlı yetkililer ayrıca, nihai anlaşmanın Lübnan meselesini de içermesi gerektiğini yinelediler.
Güney Lübnan'da İsrail ve Hizbullah arasındaki kırılgan ateşkes yürürlükte kalmaya devam ediyor. Birçok kişi haftalar süren yerinden edilmenin ardından evlerine dönmeye başladı. Ancak, daha önce çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki yerleşim alanları önemli ölçüde hasar görmeye devam ediyor.
İlgili bir gelişme olarak, Umman 23 Haziran'da Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile koordinasyon sağlayarak Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen gemiler için geçici bir deniz yolu koridoru oluşturduğunu duyurdu. Umman devlet haber ajansına göre, bu koridoru kullanan gemilerin, örgüt ve Umman makamları tarafından yayınlanan koordinatlara göre IMO ile koordinasyon sağlamaları gerekecek.
Umman, bu önlemin uluslararası hukuka ve geçiş özgürlüğü ilkesini teyit eden ve gemilere geçiş ücreti uygulamayan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uygun olarak bu stratejik deniz yolunda seyrüsefer özgürlüğünü sağlamayı amaçladığını belirtti. Bu adım, bazı İranlı yetkililerin gelecekte Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere hizmet ücreti uygulama olasılığına ilişkin daha önceki açıklamalarının aksine bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Phuong Anh tarafından (VTC Haberleri)
Kaynak: https://baoangiang.com.vn/my-iran-bat-dong-ve-thanh-tra-hat-nhan-and-phi-qua-eo-bien-hormuz-a490123.html










