
"Bağışıklık açığı" hâlâ mevcut.
Ulusal Tropikal Hastalıklar Hastanesi Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Direktörü Dr. Nguyen Nguyen Huyen'e göre, kızamık vakaları epidemiyolojik kalıpları takip ederek genellikle kış ve ilkbahar aylarında artış gösteriyor. 2026 yılının başından bu yana hastaneye yaklaşık 30 kızamık ve kızamık şüphesi vakası bildirildi.
Tedavi merkezlerindeki vaka sayılarında bir nebze olumlu bir eğilim görülüyor. Ocak ayında 16 vaka kaydedilirken, Şubat ayında bu sayı 11'e düştü; bu da önceki aya göre 5 vaka azalması anlamına geliyor. Ancak bu vakaların çoğunun test sonuçları pozitif çıktı; bu da kızamık virüsünün toplumda hala dolaştığını ve yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Hava koşulları da hastalık yayılma riskini artıran bir faktördür. Kuzey bölgeleri şu anda yüksek hava nemiyle birlikte nemli bir dönem yaşıyor; bu da kızamık virüsünün havada ve nesnelerin yüzeylerinde daha uzun süre hayatta kalması için elverişli koşullar yaratıyor.
Bu arada, kızamık oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. İnsanlar kapalı alanlarda, kalabalık yerlerde veya yetersiz havalandırılan ortamlarda yaşadıklarında, uygun önleyici tedbirler alınmadığı takdirde salgın riski artar.
Dikkat çekici noktalardan biri, kızamık vakalarının yaş aralığındaki değişikliktir. Henüz aşılanma yaşına gelmemiş 9 aydan küçük bebeklere ek olarak, hastane 5 ila 10 yaş arası çocuklarda ve hatta yetişkinlerde de hastalığa yakalanma vakaları kaydetmiştir.
Uzmanlara göre bu durum, toplumda hâlâ "bağışıklık açıkları" olduğunu gösteriyor. Kızamık aşısının her iki dozunu da almamış çocuklar veya aşılanmış ancak antikor seviyeleri zamanla azalmış yetişkinler, virüsün yoğun olarak dolaştığı dönemlerde hastalığa yakalanma riski altındadır.
2025 yılında uygulamaya konulan ülke çapındaki kızamık aşılama kampanyası, toplum için önemli bir koruyucu bariyer oluşturulmasına katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte, her yıl aşı için çok küçük olan veya gerekli tüm dozları almamış bir grup yenidoğan olduğu için salgın riski devam etmektedir.
Ayrıca, aşılama oranlarının farklı olduğu bölgeler arasındaki nüfus hareketliliği, patojenlerin düşük aşılama oranına sahip bölgelere girmesine de olanak sağlayabilir. Aşılama çalışmaları sık sık kesintiye uğrarsa veya aşılama oranları %95'i geçmezse, yerel salgın riski devam eder.

Hastalık önleme önerileri
Doktorlara göre, kızamığın başlangıç evresinde belirtileri, dang humması, el, ayak ve ağız hastalığı veya solunum yolu viral enfeksiyonları gibi diğer birçok bulaşıcı hastalıkla kolayca karıştırılabilir.
Ancak kızamığın yine de karakteristik belirtileri vardır. Hastalar genellikle yüksek ateş, öksürük ve burun akıntısı gibi semptomlarla birlikte solunum yolu iltihabı ve kırmızı, sulu gözlere neden olan konjonktivitten oluşan "solunum üçlüsü"nü gösterirler. Döküntü ortaya çıktığında, kızamık döküntüsü genellikle kulakların arkasından başlayarak yüz, boyun, göğüs ve ardından yavaş yavaş kollara ve bacaklara doğru yayılan bir sıra izler.
Kızamığı doğru bir şekilde teşhis etmek için, sağlık kuruluşları şu anda IgM antikorları için kan testleri veya virüsü tespit etmek için gerçek zamanlı PCR testi için nazofaringeal sürüntüler gibi test yöntemleri kullanmaktadır. Bu yöntemler hızlı teşhise olanak tanır ve kızamığı diğer döküntü türlerinden ayırt etmeye yardımcı olur.
Sağlık uzmanları, şu anda mevcut olan en proaktif ve etkili önleyici tedbirin aşılama olduğunu vurguluyor.
Çocuklar için, ebeveynler aşı kayıtlarını kontrol etmeli ve çocuklarının aşı takvimine göre kızamık aşısının her iki dozunu da aldığından emin olmalıdır: ilk doz 9 aylıkken, ikinci doz ise 18 aylıkken. Ebeveynler ayrıca, sadece nemli hava veya çocuğun hafif bir burun akıntısı olması nedeniyle aşılama işleminin geciktirilmemesi gerektiğini de unutmamalıdır.
Toplumda kişisel hijyene dikkat edilmeli, eller sık sık yıkanmalı ve iyi havalandırılmış ve temiz bir yaşam ortamı sağlanmalıdır. Çocuklarda ateş, öksürük veya döküntü belirtileri görüldüğünde, önleyici olarak izole edilmeli ve muayene için en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Evde kendi kendine tedavi veya çocukların okula veya kalabalık yerlere gitmeye devam etmesine izin vermek, hastalığın yayılma riskini artırabilir.
Ayrıca, kızamık da dahil olmak üzere solunum yolu enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini azaltmak için hem yetişkinler hem de çocuklar kalabalık yerlere veya sağlık kuruluşlarına giderken maske takmalıdır.
Kaynak: https://baohaiphong.vn/nguy-co-dich-soi-van-hien-huu-537599.html






Yorum (0)