Zamanla kahve, özellikle sabahları veya iş için konsantrasyon gerektiğinde, günlük yaşamda popüler bir tercih haline geldi.
Ancak bazı insan grupları için kahve, bekledikleri faydaları sağlamaz. Hindustan Times'a göre, bu riskleri anlamak tüketicilerin bilinçli kararlar vermesine yardımcı olur.
İngiltere'de halk sağlığı beslenmesi alanında çalışan beslenme uzmanı Deepshikha Jain, kahve tüketimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken dört sağlık sorunu olduğunu söylüyor.

Kahve, özellikle sabahları veya iş için konsantrasyon gerektiğinde, günlük yaşamda popüler bir tercih haline geldi.
Fotoğraf: Yapay Zeka
Anksiyete bozukluğu olan kişiler
Deepshikha Jain'e göre, kahve, sinirlilik, hızlı kalp atışı ve huzursuzluk gibi belirtileri şiddetlendirebilen güçlü bir uyarıcıdır. Bunların hepsi kaygı bozukluğu olan kişilerde sık görülen belirtilerdir.
Kafein sinir sistemini etkilediğinde, vücut ve zihin aşırı uyarılır ve bu da stres seviyelerinde belirgin bir artışa yol açar.
Kafein, merkezi sinir sistemini harekete geçirerek beynin normalden daha fazla çalışmasına neden olur. Zaten kaygı sorunu yaşayan kişilerde bu etki, semptomları kötüleştirebilir ve kontrol altına almayı daha da zorlaştırabilir.
Aşırı mide asidi salgısı olan kişiler
Sık sık mide ağrısı, şişkinlik veya mide ekşimesi yaşayan kişilerin kahve içmemeleri tavsiye edilir.
Deepshikha Jain'e göre, kahve midenin daha fazla asit üretmesini uyararak reflüyü kötüleştirebilir ve uzun süreli rahatsızlığa neden olabilir.
Kahve, hassas sindirim sistemlerinde de güçlü bir reaksiyona neden olarak yiyeceklerin sindirimini zorlaştırabilir.
Mide düzgün çalışmadığında, hastalar mide ekşimesi, bulantı veya epigastrik ağrı yaşamaya yatkın olurlar. Sindirim sistemi vücuttaki diğer birçok önemli sistemle yakından bağlantılı olduğundan, bu durum devam ederse genel sağlık da etkilenebilir.

Sık sık mide ağrısı, şişkinlik veya mide ekşimesi yaşayan kişilerin kahve içmemeleri tavsiye edilir.
Fotoğraf: Yapay Zeka
Hamile kadınlar
Deepshikha Jain, hamile kadınlara hamilelik döneminde kahve tüketimini sınırlamalarını veya azaltmalarını tavsiye ediyor.
Kontrolsüz kahve tüketimi, bebeğin büyüme ve gelişimini doğrudan etkileyebilir.
Ocak 2024'te Reproductive Toxicology dergisinde yayınlanan bir çalışma, kafein tüketiminin fetüs için çeşitli risklerle ilişkili olduğunu gösterdi. Belirtilen etkiler arasında düşük doğum ağırlığı ve nörogelişim ve davranış sorunları yer almaktadır.
Yüksek tansiyonu veya kalp damar hastalığı olan kişiler
Kahve kan basıncını yükseltebilir, bu da durumu daha da kötüleştirir ve kontrol altına almayı zorlaştırır.
Kafein, vücudun adrenalin salgılamasını uyarır. Bu madde, kalbin daha hızlı atmasına ve kan basıncının kısa süreliğine yükselmesine neden olur. Bu durum sık sık tekrarlanırsa, kan damarları etkilenebilir, iltihaplanmaya ve vücudun insüline yanıt verme yeteneğinin azalmasına yol açabilir. Bu değişiklikler, uzun vadeli kardiyovasküler komplikasyon riskini artırır.
Uzmanlara göre kahve birçok sağlık faydası sunuyor. Ancak tüketimi, bireysel sağlık durumuna uygun olmalıdır. Yüksek risk grubunda olanlar için kahve tüketimini sınırlamak veya tamamen bırakmak, altta yatan sağlık sorunlarının kötüleşme riskini azaltabilir.
Kaynak: https://thanhnien.vn/nhung-ai-can-luu-y-khi-uong-ca-phe-185260204120349909.htm






Yorum (0)