Fransa'daki parlamento seçimleri bir hafta önce sona erdi, ancak Fransa'nın Avrupa Birliği'nin (AB) ikinci büyük ekonomisi olması ve birlik içinde önemli bir konuma sahip olması nedeniyle seçim sonrası dönem hala sıcak bir konu olmaya devam ediyor.
Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü araştırmacısı Marie Krpata'ya göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir zamanlar AB içinde çeşitli konularda itici güçtü; örneğin 2017'de AB'yi ileriye taşımak için çeşitli girişimler önerdi; AB sanayi politikasında bazı başarılar elde etti; ticaret koruma mekanizmaları kurdu ve kıta düzeyinde savunma politikasını aktif olarak koordine etti. Buna ek olarak, Fransız Cumhurbaşkanı tarafından önerilen ve AB içinde kabul edilen "Avrupa'nın kendi kaderini tayin hakkı" kavramı da vardı…
Ancak, Fransız Parlamentosu şu anda üç büyük siyasi bloğa bölünmüş durumda ve bunların hiçbirinin mutlak çoğunluğu yok. Bu uzun süreli durum, yasaları geçirmek için ittifaklar arama ihtiyacını doğuracaktır. Bayan Krpata'ya göre, bu durum Fransa'yı iç meselelere odaklanmaya zorlayacak ve AB'ye önemli bir katkıda bulunamayacağı için AB içindeki sesini zayıflatacaktır. Bu arada, AB'nin en büyük ekonomisi olan Almanya'daki durum da pek umut verici değil.
The Economist bir zamanlar, ideal olmayan ekonomik durumdan duyduğu endişeyi dile getirmişti: durgun büyüme, yüksek enflasyon ve yükselen enerji fiyatları, Alman sanayi tesislerinin rekabet etmesini zorlaştırıyordu.
Ayrıca Almanya, 2025 yılında da yasama seçimleri düzenleyecek; bu seçimler, Eylül 2024'te Brandenburg ve Saksonya gibi doğu eyaletlerindeki bölgesel seçimlerle başlayacak. Doğu Almanya'daki seçmenlerin geleneksel olarak hem aşırı sağ hem de aşırı sol partileri desteklediği göz önüne alındığında, iktidar koalisyonundaki partiler kazanacak mı?
Bu nedenle, Bayan Krpata'ya göre, hem Fransa hem de Almanya'nın zayıflaması muhtemeldir. Bu durum, uluslararası ilişkilerin giderek gerginleştiği bir dünyada nasıl hareket edeceğine karar vermek zorunda olan AB için kritik bir dönüm noktasında ciddi bir etki yaratmaktadır; AB, özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump'ın bu yılın sonlarında Beyaz Saray'a geri dönme olasılığıyla birlikte, Çin ve ABD arasında sıkışmış durumdadır.
MINH CHAU
[reklam_2]
Kaynak: https://www.sggp.org.vn/noi-lo-cua-chau-au-post749249.html






Yorum (0)