İran teknolojisinden öğrenin.
Mehr News'e göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı'nın ABD Lucas modelini temel alan uzun menzilli bir intihar dronu geliştirdiğini resmen açıklaması son derece önemli bir haber.
Amerikan yapımı Lucas insansız hava aracı, İran'ın Shahed-136 insansız hava aracından tersine mühendislik yoluyla geliştirilmiştir. Bu, Güney Kore'nin İran'ın yerli teknolojisiyle başlayan bir yolda ilerlemekte olduğu anlamına gelir.
Batı bu gerçeği ilk kez kabul etmiyor. Yaklaşık dört ay önce, Amerikan yayın organı National Interest, Lucas İHA'sı ile Shahed-136 arasındaki çarpıcı benzerliklere dair ayrıntılı bir rapor yayınlayarak, Amerikan İHA'sının esasen İran modelinin tersine mühendislikle üretilmiş bir versiyonu olduğunu belirtmişti.
Şimdi Güney Kore'nin de benzer bir yolu izlemesiyle, bir zamanlar İran'ın eşsiz başarısı olarak kabul edilen şeyin, gelişmiş askeri güçler için yeni nesil ucuz insansız hava araçları geliştirme modeli haline geldiği söylenebilir.
Bu gelişme sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda İran'ın savunma teknolojisi dünyasındaki konumunda da bir değişime işaret ediyor.
Geçtiğimiz on yıllar boyunca, İran'a karşı yürütülen medya savaşının temel direklerinden biri, yaptırımlara maruz kalan, izole edilen ve Batı teknolojisinden mahrum bırakılan bir ülkenin gelişmiş ekipman üretemeyeceği fikrinin yayılması olmuştur.
Ancak son kırk yılın deneyimi farklı bir yol gösterdi. İran, yaptırımların kaldırılmasını beklemek yerine, hiçbir yaptırımın bastıramayacağı bir yeteneğe odaklandı: insan kaynaklarına, yerel bilgi birikimine ve özgüvenine.
Bu yaklaşım değişikliği, zamanla nanoteknoloji ve tıptan savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede rekabetçi ürünler üreten binlerce bilgi tabanlı şirketin, araştırma merkezinin ve teknoloji kompleksinin oluşmasına yol açtı.
İran'ın insansız hava aracı endüstrisi bu yolun en açık örneklerinden biridir.
Askeri üstünlüğün ancak son derece pahalı ekipman ve karmaşık sistemlerle elde edilebileceği yönündeki yaygın inanışın aksine, İran farklı bir yaklaşım seçti: basit, düşük maliyetli, seri üretilen sistemler tasarlamak.
Shahed-136 tam da bu felsefeyi somutlaştırıyor. Dünyanın en gelişmiş İHA sistemi olmasa da, akıllı tasarımı ve düşük maliyeti savaş alanındaki oyunun kurallarını değiştirdi.
Yaptırımlar sonucunda ortaya çıkan ürünler
Bir teknoloji, benzer operasyonel verimliliği çok daha düşük maliyetle sağlayabiliyorsa, doğal olarak ideal bir model haline gelir. Güney Kore'den gelen haberin önemi tam olarak bu noktada yatmaktadır.
Şahed-136 insansız hava aracı, bu tür bir düşüncenin ürünüdür. Bu tür bir insansız hava aracı normal koşullar altında değil, yaptırımların, kısıtlamaların ve baskının en aşırı döneminde üretilmiştir.
Belki de ekipman ve teknoloji ithalatı tamamen engelsiz olsaydı, böyle bir sistemi geliştirme dürtüsü asla ortaya çıkmazdı.
Ancak bu kısıtlamalar, yaptırımları uygulayanların niyetlerinin aksine, içsel yeteneklerin gelişmesi için bir fırsat haline geldi.
Daha da önemlisi, bu gerçek bugün sadece İran medyasında yansımıyor. Amerikan medyasının Şahed uçağının tersine kopyalandığına dair haberler yapması ve Güney Kore'nin benzer bir argümanı tekrarlaması, İran'ın teknolojik gücünün dolaylı bir kabulüdür.
Askeri rekabet dilinde, hiçbir ulus değersiz teknolojiyi kopyalamaz. Tersine kopyalama, teknolojinin operasyonel değerinin ve etkinliğinin bir işaretidir.
Bu açıdan bakıldığında, Şahed-136, İran'ın teknoloji tedarik zincirindeki konumunda bir değişim olarak görülmelidir. Uzun yıllar boyunca sadece teknoloji ithalatçısı olarak tanımlanan bir ülke, artık bazı alanlarda ürünlerinin diğer ülkelerde yeni sistemlerin tasarımına ilham verdiği bir noktaya ulaşmıştır.
Elbette, bu başarı yeni sorumluluklar da doğuruyor. Teknolojik gelişme ne kadar önemliyse, bu konuda doğru bilgilerin iletilmesi de o kadar önemlidir.
Bilimsel ve savunma alanındaki başarılar düzgün bir şekilde sunulmazsa, medya ortamı bu başarıları önemsiz, tesadüfi veya değersiz olarak göstermeye çalışanların egemenliği altına girecektir; oysa gerçeklik oldukça farklıdır.
ABD'den Güney Kore'ye kadar, İran'ın teknolojisinin artık sadece iç mesele olmaktan çıktığına, İHA alanındaki küresel dönüşüm trendinin bir parçası haline geldiğine dair kanıtlar var.
Shahed-136'nın öyküsü, nihayetinde sadece tek bir insansız hava aracının öyküsü değil; en zorlu koşullar altında, dışarıdan yardım beklemek yerine kendi iç yeteneklerine güvenen bir ulusun öyküsüdür.
İran teknolojisinin bugün gelişmiş askeri güçlerde bir tasarım modeli haline gelmesi, her şeyden önce bilgiye, inovasyona ve içsel yeteneklere olan inanca yapılan yatırımın bir sonucudur; bu yol İran'ı "sınırlı"dan "norm"a taşımıştır.
Kaynak: https://giaoducthoidai.vn/the-gioi-phat-sot-vi-uav-cua-iran-post783577.html








