
248 sınır bölgesinde her seviyede 248 yatılı okul inşa etme politikası, sadece eğitim olanaklarını desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda ulusal savunma ve güvenliği güçlendirmeye ve vatanın "sınır" bölgelerinde sağlam bir kamu desteği temeli oluşturmaya yönelik bir insan gelişimi vizyonunu da ortaya koyan bir adımdır.
Temel atma töreninde konuşan Genel Sekreter To Lam , sınır bölgelerindeki çok seviyeli etnik yatılı okullar sistemine yatırım yapmanın, halkın entelektüel seviyesini yükseltmek, yerel insan kaynaklarını geliştirmek ve halkın güvenliği ve güveniyle birlikte ulusal savunma duruşunu güçlendirmek için önemli bir çözüm olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sınır bölgelerindeki eğitimin, ülkeyi koruma ve geliştirme genel stratejisi içinde ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Birçok sınır bölgesinde sosyo-ekonomik koşullar zorlu olmaya devam etmekte ve kaliteli eğitim hizmetlerine erişim hala sınırlıdır. Genel eğitim seviyesi daha da yükseltildiğinde, hukuki farkındalık güçlendirildiğinde ve bilim ve teknolojiyi uygulama yeteneği genişletildiğinde, topluluk gelişmek için içsel güce sahip olacaktır. Bu nedenle, sınır bölgelerinin güçlü olması için, öncelikle orada yaşayan insanların bilgi birikimiyle başlanmalıdır.
Bir diğer önemli odak noktası da yerel insan kaynaklarının geliştirilmesidir. Bu sürdürülebilir bir yaklaşımdır. Etnik azınlıkların çocukları istikrarlı bir eğitim aldıklarında ve ilkokuldan ortaokulun alt kademesine kadar sistematik bir eğitimden geçtiklerinde, vatanlarının gelecek nesli olacaklardır. Yerel insan kaynakları gelenekleri, dili ve coğrafi bölgeyi anlarlar. Politikaları uygulamak ve topluluk gelişimine öncülük etmek için iyi bir konumdadırlar.
Çok seviyeli yatılı okulların inşası, ulusal savunma ve halk güvenliği stratejisiyle bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Sınır, vatanın ön cephesidir; ekonomik, kültürel ve güvenlik çıkarlarının kesiştiği bir yerdir. İstikrarlı bir sınır bölgesi, halkın güvenine dayanmalıdır. İnsanlar Parti ve Devletin bakımına güvendiklerinde ve çocuklarına eğitim fırsatları garanti edildiğinde, vatanlarına daha bağlı olacaklar, güvenlik ve düzenin korunmasına ve egemenliğin savunulmasına aktif olarak katılacaklardır. Bu nedenle eğitim, savunma yeteneklerini içeriden güçlendirmede bir faktör haline gelir.
Ancak, doğru politikalar sorumsuz bir şekilde uygulanırsa, kamu güvenini zedeleyecektir. Kalite ve verimli kullanım gerekliliği, kamu hizmeti sorumluluğunun ölçüsüdür ve kamu yatırımlarında disiplinin bir hatırlatıcısıdır. Öte yandan, okullar kapsamlı eğitim ortamları haline gelmelidir; modern tesislerin yanı sıra dezavantajlı bölgelerde yüksek nitelikli, özverili ve kararlı öğretmenlerden oluşan bir ekip de bulunmalıdır...
Sınır bölgelerindeki belediyelerde okul inşa etmek yalnızca eğitim sektörünün sorumluluğu değildir. İlerleme ve kaliteyi sağlamak için her düzeydeki yetkililerin yakın koordinasyon içinde çalışması gerekir. Siyasi ve sosyal örgütler, köy ileri gelenleri ve etkili kişiler, aileleri çocuklarını okula göndermeye aktif olarak teşvik etmeli ve istikrarlı kayıt sayılarını korumalıdır. İmkanı olan işletmeler ve bireyler, sınır bölgelerindeki öğrenciler için ekipman, burs ve beceri geliştirme faaliyetlerinin sağlanmasına destek verebilirler.
Sınır bölgelerindeki eğitim, genel sosyo-ekonomik kalkınma stratejisinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Yerel iş gücü geliştikçe, yeteneklerini geliştirebilecekleri bir ortam oluşturulmalıdır. Bu da eğitim planlaması ile üretim, hizmet ve altyapı geliştirme planlaması arasında yakın bir bağlantı gerektirir.
Bu çığır açan olaydan şu mesaj açıkça ortaya çıkıyor: Sınır bölgelerinde okuryazarlık tohumlarını ekmek, sınırı korumanın sürdürülebilir bir yoludur. Halkın eğitim seviyesi yükseltildiğinde, yerel iş gücü yetiştirildiğinde ve halkın desteği güçlendirildiğinde, sınır içeriden güvence altına alınacaktır. Sınır bölgelerinde çok seviyeli etnik yatılı okullar sistemi kurma kararının derin anlamı budur. Sağlam bir eğitim temeli oluşturulduğunda, sınır bölgelerinin geleceği birçok yeni fırsatla açılacak, ülkenin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunacak ve her koşulda egemenliği koruyacaktır.
Kaynak: https://nhandan.vn/uom-mam-tri-thuc-noi-phen-dau-to-quoc-post944245.html






Yorum (0)