"Yeşil hindistan cevizi ağaçları, masmavi gökyüzü ve sakin dalgalarıyla vatanım."
Ah, o mavi sonbahar gökyüzü, parıldayan mavi dalgaların arasında kayboluyor...
Çocukluk anılarımda Nha Trang, besteci Do Tri Dung'un "Bir Dalga Olmak İstiyorum" şarkısının sözlerindeki gibi yemyeşil bir manzaraydı.
![]() |
Yoksul memur aileleri için kurulmuş bir konut kompleksinde büyüdüm. Çocukluğumuz, köyün bir ucundan diğer ucuna uzanan yemyeşil, serin hindistan cevizi ağaçlarıyla iç içeydi. Sıcak yaz öğleden sonralarında, hindistan cevizi ağaçlarının gölgesinde, genellikle öğleden sonraki uykularımızı atlar ve ip atlama, saklambaç ve teneke kutu fırlatma gibi türlü oyunlar icat ederdik. Hindistan cevizi yaprakları toplar, rüzgar gülü, saat ve daha birçok oyuncak yapardık. O zamanlar çocuklar çok eğlenceliydi, kendi kendilerine birçok oyun icat ederlerdi; oysa bugün boş zamanlarında kafalarını akıllı telefonlara gömen çocuklar çok farklı.
Çocukluğumuz elbette denizin mavisiyle yakından bağlantılıydı. Evimiz denize yakındı, bu yüzden ne zaman vaktimiz olsa oraya giderdik. Deniz, gökyüzüne ve okyanusa bakmanın, yorucu okul saatlerinden sonra dinlenmenin ve yazın gönlümüzce yüzmenin keyfini çıkarabileceğimiz yerdi. Şimdi bile, özellikle denizin alışılmadık derecede güzel bir maviye büründüğü güneşli günlerde, gökyüzünün ve denizin mavisine hala hayranım; bu güzelliği tam olarak tarif edecek kelimeler bulamıyorum.
Ama o zamanlar Nha Trang denizi sadece gündüz mavisiyle güzel değildi. Geceleyin de, tıpkı "Gecenin yıldız ışığı, hala bekleyen gözlerin gibi parıldıyor..." şarkısının sözlerindeki gibi, yıldız ışığıyla ışıldayarak büyüleyici bir güzelliğe bürünüyordu. Belki de sonraki nesiller o "parıldayan yıldız ışığının" nasıl bir şey olduğunu hayal edemez. Bugün olduğu gibi sokak lambalarından veya yüksek binaların dekoratif ışıklarından gelen göz kamaştırıcı ışık değildi. Ay ışığı olmayan gece gökyüzündeki yıldızlardan, denizin çok uzağındaki balıkçı teknelerinin ışıklarından gelen ışıltılı bir ışıktı. Geceleyin tüm deniz böyle parıldıyordu ve biz çocukları hayranlıkla nefes nefese bırakıyordu. O zamanlar deniz hala bozulmamıştı, ama işte bu gibi şeyler yüzünden güzeldi.
Memleketim Nha Trang, şimdi 100 yaşında. Geçmişteki Nha Trang güzel, sade ve nazik bir genç kız gibiyken, bugünkü Nha Trang olgun, genç ve dinamik bir kız. Ancak birçok değişime rağmen, Nha Trang hala huzurlu ve büyüleyici doğasını koruyarak birçok insanın kalbini fethediyor. Nha Trang denizi herkesin gözünde her zaman güzeldir. Deniz, anı, şimdiki zaman ve gelecektir. Sahile her gittiğimde, çocukluğumu orada görüyorum. Bir anda çocukluk arkadaşlarımın saçları beyazlamış…
"Buradan çok uzakta olsam bile, kalbim yine de dalgaların ruhuma çarpışını duyacak."
Nazik dalgalar, yıllar boyunca bir beşik gibi sakinleştirici bir etki yaratıyor.
Sevgili Nha Trang, senin yanında yaşamaya söz veriyorum.
Nha Trang, bizim için çok değerli, ona övgü şarkıları söylüyoruz.
Kıyıya çarpan, birbirini takip eden beyaz dalgalar gibi olmak istiyorum.
"Kalbim seni hâlâ çok seviyor..."
Evet. Sevgili memleketim Nha Trang'ı hâlâ seviyorum ve her zaman seveceğim.
MAI VIET
Kaynak







Yorum (0)