![]() |
| Yakın zamanda yayınlanan BPI raporu, resmi işletmelerden bireysel işletme hanelerine kadar özel sektörün operasyonel gerçeklerini daha derinlemesine anlamaya yönelik çabaları ortaya koyuyor. (Kaynak: VnEconomy) |
Rapor, 34 il ve şehrin tamamında 3.546 yerli özel işletme, 586 doğrudan yabancı yatırım işletmesi ve 1.001 hane halkı işletmesini kapsayan geniş ölçekli ampirik araştırmalara dayanmaktadır ve resmi işletmelerden bireysel hane halkı işletmelerine kadar özel sektörün operasyonel gerçeklerini daha derinlemesine anlamaya yönelik bir çabayı göstermektedir.
Bu verilerden, özel sektörün savunmacı bir aşamadan daha proaktif bir duruma geçtiği görülmektedir. BPI üç olumlu mesaj vermektedir: Özel sektör "savunmacı" aşamayı aşmış ve atılım yapmaya hazırdır; pazara giren işletme sayısı rekor seviyeye ulaşarak 297.500'e yükselmiş, bu da 2024 yılına kıyasla %27,4'lük bir artış anlamına gelmektedir; ve reformlara olan iş dünyası güveni güçlü bir şekilde toparlanmaktadır.
PCI ve BPI raporlarında sunulan veriler ve rakamlar, kurumsal reformların doğru yolda olduğunu ve merkezi düzeydeki politika tasarımı ile yerel düzeydeki politika uygulama kapasitesi arasındaki farkın giderek daraldığını göstermektedir.
Bu önemli bir sinyal çünkü özel sektör için güven sadece bir duygu değil, aynı zamanda işletmelerin yatırım yapmaya, üretimi genişletmeye, yenilik yapmaya ve risk almaya cesaret edebilmeleri için bir koşuldur. Bu aynı zamanda 68-NQ/TW sayılı Kararın gerekli politika ivmesini yarattığını ve yavaş yavaş ekonomik hayata girdiğini de göstermektedir.
Ancak özel ekonominin dayanıklılığı yalnızca yeni kurulan işletme sayısı veya işletmeler arasındaki iyimserlik düzeyiyle ölçülemez; piyasa dalgalanmalarına dayanabilme, kaynaklara erişebilme, verimliliği artırabilme, yenilik yapabilme ve değer zincirine daha derinlemesine katılabilme yeteneğiyle doğrulanmalıdır.
Bu yılki raporda ayrıca dikkat çekici birkaç darboğaz da vurgulanıyor. Müşteri bulmada yaşanan zorluklar önemli ölçüde arttı, sermayeye erişim büyük ölçüde teminata bağlı kalmaya devam ediyor, kamu sektörüyle bazı etkileşimlerde gayri resmi maliyetler sürüyor, özel işletmelerin inovasyon kapasitesi ise mütevazı düzeyde kalıyor.
2025 İl Rekabet Endeksi'ne göre, işletmelerin %60,2'si müşteri bulmakta zorluk çekiyor; bu, son beş yılın en yüksek seviyesi. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için pazar talebinin önemli bir baskı unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor. Sermayeye erişim de önemli bir engel olmaya devam ediyor. İşletmelerin %75,5'i teminat olmadan sermaye borç alamadığını bildirirken, bu oran Malezya'daki %33,4'lük orandan çok daha yüksek. Bu da finans piyasasının işletmelerin sermayeye erişimini henüz tam anlamıyla kolaylaştırmadığını gösteriyor.
Bir diğer zorluk ise politika ortamının düşük öngörülebilirliğidir. İşletmelerin yalnızca yaklaşık %6-8'i politika değişikliklerini öngörebilmektedir. Bu arada, yenilik özel sektörde yaygın bir itici güç haline gelmemiştir; işletmelerin yalnızca %8,8'i ürün inovasyonuyla uğraşmaktadır ki bu oran Malezya, Tayland ve bölgesel ortalamanın altındadır. Bu rakamlar, reformların bürokrasiyi ortadan kaldırmakla sınırlı kalmaması, büyük işletmelerin büyümesini destekleyebilecek istikrarlı ve şeffaf bir kalkınma ortamı yaratmaya doğru ilerlemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Özel Sektör Performans Endeksi, özel sektörün gelişimi ve inovasyon kapasitesi olmak üzere iki boyutta 23 göstergeden oluşmaktadır. Özel Sektör Performans Endeksi'nin önemi, sadece idari reformlara veya kamu hizmetlerinin kalitesine bakmakla kalmayıp, daha doğrudan sorular sormasında yatmaktadır: Özel işletmeler büyüyebilir, istihdam yaratabilir, inovasyon yapabilir ve değer zincirindeki konumlarını iyileştirebilir mi?
Bu yaklaşım aynı zamanda gereklidir çünkü reformun nihai amacı sadece süreçleri hızlandırmak değil, işletmeleri daha sağlıklı, piyasaları daha dinamik ve ekonomiyi daha rekabetçi hale getirmektir.
Özel sektörün ekonominin en önemli itici gücü olarak tanımlandığı bu yeni kalkınma çağında, gereksinimler sadece prosedürleri iyileştirmek veya uyumluluk maliyetlerini azaltmaktan öteye geçmektedir. Daha da önemlisi, özel işletmelerin yatırım yapmasına, yenilik yapmasına ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesine olanak tanıyan, yeterince şeffaf, adil ve elverişli bir ekosistem oluşturmak şarttır.
Kurumlar gerçek bir temel oluşturduğunda, kaynaklar adil bir şekilde dağıtıldığında ve girişimcilik ruhu teşvik edildiğinde, özel ekonomi sadece nicelik olarak değil, nitelik, rekabet gücü ve ülkeye katkı açısından da güçlenecektir.
Kaynak: https://baoquocte.vn/do-suc-bat-cua-kinh-te-tu-nhan-398557.html








Yorum (0)