
Haftanın sonunda hafif bir düşüş yaşanmasına rağmen, ABD doları tahvil piyasasındaki satışlar ve Federal Rezerv'in (Fed) faiz oranlarını artıracağına dair beklentiler sayesinde sağlam bir aylık kazanç kaydetti.
29 Mayıs'taki işlem kapanışında, ABD dolarının altı büyük para biriminden oluşan bir sepete karşı gücünü ölçen ABD dolar endeksi %0,1 düşüşle 98,92 seviyesine geriledi. Bu geri çekilme, büyük para birimlerine ivme kazandırdı; euro ve İngiliz sterlini %0,1 artışla sırasıyla 1,1659 dolar/euro ve 1,3456 dolar/sterlin seviyelerine ulaştı.
Bu arada, Japon yeni ABD doları karşısında 159,25 yen seviyesinde sabit kaldı. Bu gelişme, Japon hükümetinin döviz kurunu istikrara kavuşturmak için son bir ayda 11,7 trilyon yen (73,46 milyar ABD doları) harcamasına rağmen müdahalesinin sınırlı bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor.
Mayıs ayında ABD dolar endeksi genel olarak %0,8 yükseldi. Bu artışın temel nedeni, Fed'in enflasyonla mücadele etmek için 2027 başlarında para politikasını sıkılaştırabileceği ve böylece dolar cinsinden varlıkların cazibesini artırabileceği beklentisiydi. Bununla birlikte, Wall Street analistleri doların bu yükseliş trendini sürdürme yeteneği konusunda son derece temkinli davranıyor.
ABD doları üzerindeki bir diğer önemli baskı unsuru, ABD ile dünyanın geri kalanı arasındaki faiz oranı farkının daralmasıdır. Yatırım bankası Morgan Stanley'de küresel makro stratejist olan Matthew Hornbach, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) önümüzdeki aylarda faiz oranlarını Fed'in borçlanma maliyetlerine yaklaştırmak için yükseltmesinin beklendiğini düşünüyor. Mevcut makroekonomik ortamın daha zayıf bir ABD doları senaryosuna doğru eğilim gösterdiğini ve bunun da diğer büyük para birimlerinin yükselişine destek sağlayacağını değerlendiriyor.
Aslında, piyasa şu anda Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yıl sonuna kadar 60 baz puan, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) ise 40 baz puan faiz artırımı yapacağını fiyatlıyor; bu oran, Fed'in Mart 2027'ye kadar öngördüğü 30 baz puanlık artıştan çok daha yüksek. TD Securities USA'da döviz stratejisti olan Howard Du, piyasanın artık Fed'in pandemi sonrası dönemde olduğu gibi diğer merkez bankalarından daha agresif davranacağına güvenmediğine inanıyor. Bu nedenle, analistler ABD dolar endeksinin bu yılın üçüncü çeyreğinde %1'den fazla, dördüncü çeyreğinde ise %2'den fazla düşmesini bekliyor.
Wells Fargo Securities'te makro stratejist olan Erik Nelson, ABD ekonomisinin dünyanın geri kalanı üzerindeki hakimiyetinin zirveye ulaşmış olabileceğine inanıyor. Bu durum, doların yükseliş potansiyelini sınırlayacaktır. Ayrıca, ABD yapay zeka (AI) ve yarı iletken hisselerine aşırı sermaye akışının doların tersine dönme riskini artırabileceği konusunda da uyarıda bulunuyor.
Makroekonomik faktörlerin yanı sıra, jeopolitik gelişmeler de ABD dolarını giderek daha fazla etkiliyor. ABD ve İran arasında barış anlaşması haberleri, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözülmesi umudunu doğurdu. Sahadaki durum gerginliğini korusa da, bu beklenti, ABD dolarını güvenli liman varlığı olarak tutma talebini azaltıyor.
Önümüzdeki hafta piyasaların dikkati bir dizi önemli ekonomik veri açıklamasına odaklanacak. ABD'de piyasalar, artan jeopolitik gerilimler ortamında ekonominin "sağlığını" değerlendirmek için Mayıs ayı istihdam raporunu ve hem imalat hem de hizmet sektörleri için Satın Alma Yöneticileri Endeksi'ni (PMI) yakından takip edecek.
Kaynak: https://baotintuc.vn/thi-truong-tien-te/dong-usd-chot-thang-tang-gia-gioi-dau-tu-van-canh-giac-20260530124157711.htm








Yorum (0)