Androloji uzmanlarına göre, karın bölgesinde obezite bulunan erkeklerdeki ereksiyon bozukluğu sadece psikolojik bir sorun değil, aynı zamanda damar sağlığı, hormonlar ve metabolizma ile de doğrudan ilişkilidir.
Karın yağının erkeklerin kendilerini neden "güçsüz" hissetmelerine neden olduğu sorusu akla geliyor?
VnExpress'e konuşan Erkek Sağlığı Merkezi uzmanı Dr. Tra Anh Duy'a göre, iç organ yağlanması, karaciğer, pankreas, bağırsaklar ve diğer hayati organların etrafında derinlerde biriken tehlikeli bir yağ türüdür. Deri altı yağlanmasının aksine, bu yağ türü vücuttaki metabolizmayı bozan bir dizi iltihaplı madde üreten bir "fabrika" gibi davranır.

Örnek görsel
En belirgin etkilerinden biri de ereksiyon fonksiyonu üzerindeki etkisidir.
Normal bir penis ereksiyonu için vücut, beyin, sinirler, hormonlar ve kan damarlarının koordineli çabalarına ihtiyaç duyar. İç organlardaki yağ seviyeleri yüksek olduğunda, kan damarları hasar görmeye başlar, kan akışı azalır ve bu da cinsel organlara kan ulaşma yeteneğini doğrudan etkiler.
Özellikle, iç organlardaki yağ, erkeklerde cinsel uyarılma sırasında kan damarlarının genişlemesine yardımcı olan bir madde olan nitrik oksit (NO) üretimini azaltır. NO seviyeleri düştüğünde, ereksiyonlar daha zorlaşır ve daha uzun sürer.
Endişe verici olan şey, penisteki kan damarlarının çok küçük olması ve bu nedenle kalp veya beyinden daha erken etkilenmeleridir. Bu nedenle, ereksiyon bozukluğu bazen kardiyovasküler hastalık veya metabolik bozuklukların erken bir uyarı işareti olabilir.
Karın bölgesindeki yağ, erkeklerde testosteron seviyesini de düşürebilir.
Testosteron seviyeleri düştüğünde, erkeklerde cinsel istekte azalma olasılığı artar. Bu da kısır bir döngü yaratır: Bir erkeğin karın bölgesinde ne kadar çok yağ varsa, testosteron seviyesi o kadar düşer; testosteron seviyesi ne kadar düşükse, kilo almak ve cinsel istekte azalma yaşamak o kadar kolaylaşır.
30 yaş üstü birçok erkek ereksiyon sorunu yaşıyor ancak bunu iş stresi veya yaşa bağlıyor; oysa gerçek neden kilo ve yaşam tarzlarında yatıyor.
İç organlarda yağ birikmesine neden olan alışkanlıklar
Sağlık uzmanlarına göre, iç organ yağlanması şu alışkanlıklara sahip kişilerde önemli ölçüde artma eğilimindedir: hamur işleri, sütlü çay ve gazlı içecekler gibi rafine karbonhidratları büyük miktarlarda tüketmek; sık sık kızarmış yiyecekler ve fast food yemek; çok fazla alkol tüketmek; hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek ve uzun süreli stres yaşamak.
Özellikle alkol, testosteronun ve erkeklerin bel çevresinin "düşmanı" olarak kabul edilir. Düzenli olarak bira içmek sadece karın yağını artırmakla kalmaz, aynı zamanda sperm kalitesini ve ereksiyon fonksiyonunu da doğrudan etkiler.
Horlama ve yorgunluk fizyolojiyle de ilişkili olabilir.
Karın bölgesinde obezite bulunan kişilerde sıklıkla gözden kaçan bir belirti de yüksek sesle horlama ve uyku apnesidir.
Boyun ve karın bölgesinde yağ birikmesi, solunum yollarının daralmasına ve uyku sırasında oksijen yetersizliğine yol açabilir. Bu durum, uyku kalitesinin düşmesine, gece testosteron üretiminin azalmasına ve erkeklerde ertesi gün sürekli yorgunluğa neden olur.
Birçok insan, yeterince uyumasına rağmen, halsizlik, enerji eksikliği ve cinsel istekte azalma yaşıyor. Bu durum, metabolik bozuklukların ve erkeklik hormonu seviyelerinde düşüşün bir uyarı işareti olabilir.
"Erkek cinsel gücünü artırıcı" ilaçları aşırı kullanmayın.
Cinsel yaşamlarında zorluk yaşayan birçok erkek, internette reklamı yapılan ereksiyon bozukluğu ilaçlarını, spreylerini veya diğer ürünleri gizlice satın almaktadır.
Ancak doktorlar bunun sadece geçici bir çözüm olduğu konusunda uyarıyor. Eğer asıl neden karın bölgesinde obezite, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon veya diyabet ise, ilaçların aşırı kullanımı kardiyovasküler sağlık için tehlikeli olabilir.
Özellikle kaynağı bilinmeyen ilaçlar hipotansiyon, kardiyovasküler bozukluklar ile karaciğer ve böbrek hasarı riski taşır.
Eski formuma kavuşmak için iç organ yağlarını azaltmam gerekiyor.
Androloji uzmanlarına göre, sürdürülebilir tedavi, hızlı çözüm sağlayan ilaçlarda değil, metabolik sağlığın iyileştirilmesinde yatmaktadır.
Birçok çalışma, vücut ağırlığının sadece %5-10'unu kaybetmenin bile erkeklerde fizyolojik işlevleri önemli ölçüde iyileştirebileceğini göstermektedir.
Doktorlar ayrıca, cinsel istekte azalma veya ereksiyon bozukluğu 3 aydan uzun sürerse, erkeklerin bu durumu sessizce çekmek yerine kan basıncı, kan şekeri, kan lipidleri ve testosteron seviyelerinin değerlendirilmesi için bir uzmana görünmelerini tavsiye ediyor.
Kaynak: https://giadinh.suckhoedoisong.vn/hong-chuyen-ay-chi-vi-beo-bung-172260513072450515.htm







Yorum (0)