
10. sınıf giriş sınavı artık basit bir bilgi testi olmaktan çoktan çıktı; birçok aile için, çocuklarının geride kalmasından korktukları, ilk kez katıldıkları bir "yarış" gibi. Yetişkinler sık sık birbirlerine şu soruları soruyorlar: "Çocuğunuz hangi okula başvuruyor?", "Ek ders alıyor mu?", "Geçeceğinden emin mi?". Bu sırada, saf on beş yaşındaki gençler, bu kadar büyük beklentiler karşısında genellikle sessiz kalıyorlar. Çok az kişinin dile getirmeye cesaret ettiği bir soru var: Ya çocuğum 10. sınıf giriş sınavında başarısız olursa?
Birçok ebeveyn, çocuklarının başarısızlığını korkunç bir şey olarak görür. Çocuklarının yaşıtlarının gerisinde kalmasından, komşuların dedikodularından ve geleceklerinin tek bir sınavla belirlenmesinden endişe ederler. Bu korku, çocukların ancak yüksek notlar aldıklarında veya prestijli bir okula girdiklerinde sevildiklerini hissetmelerine neden olur.
Bir zamanlar, devlet lisesine giriş sınavı sonuçlarını almak için gelen genç bir öğrencinin görüntüsü beni derinden etkilemişti. Küçük çocuk taş bir bankta büzülmüş oturmuş, buruşmuş not kağıdını sıkıca elinde tutuyordu. Ağlamıyordu, sadece başını eğmişti, ama o sessizlik beni derinden etkilemişti. Gözleri yüksek sesle ağlamıyordu, ama 10. sınıfı geçemediği için kızarmış ve şişmişti. Fısıldadığı şu sözleri asla unutmayacağım: "Eve gitmekten korkuyorum!"
Bir sınav, bir çocuğun önümüzdeki üç yıl boyunca nerede okuyacağını belirleyebilir, ancak hayatta nasıl bir insan olacağını belirleyemez. Bu nedenle, 10. sınıf giriş sınavında başarısız olmak, geleceğe açılan kapının kapandığı anlamına gelmez. Bazı insanlar erken yaşta "çiçek açarken", diğerleri kendi ışıklarını bulmadan önce birkaç yağmur ve güneş mevsimi geçirmek zorunda kalır. Çocukların bu belirsiz zamanlarda en çok ihtiyaç duyduğu şey, kınama veya kıyaslama değil, sonuç ne olursa olsun her zaman sevilmeyi hak ettiklerini bilmelerini sağlayan sıcak bir kucaklamadır. Çünkü nihayetinde, eğitimin en büyük amacı sadece not peşinde koşan çocuklar yetiştirmek değil, nezaketle yaşamayı, zorlukların üstesinden gelmeyi ve bir aksilikten sonra kendilerine olan inançlarını kaybetmemeyi bilen bireyler yetiştirmektir.
Bir gün, karne notları zamanla solacak ve 10. sınıf giriş sınavı sezonunun baskısı sessizce geçip gidecek. Ama bir şey ömür boyu onlarla kalacak: En zor anlarında yetişkinlerin onlara nasıl destek olduklarının anısı. Bir cesaretlendirici söz, özgüvenlerini kurtarabilir. Bir kucaklama, baskı altında ezilen bir genci rahatlatabilir ve sevgi dolu bir bakış, bazen genç bir ruhu başarısızlık duygusundan kurtarmaya yetebilir.
Eğer maalesef çocuğunuz 10. sınıfa giremezse, lütfen üzülmeyin veya onu suçlamayın. Çünkü o görünüşte kapalı kapının ardında, hayat hala birçok yol sunuyor. Çocuğunuz sevildiği, güvenildiği ve tekrar ayağa kalkacak cesarete sahip olduğu sürece, on beş yaşında geçirdiği her düşüş, sonunda büyümeyle ilgili nazik bir ders haline gelecektir. Ve kim bilir, yıllar sonra, gözyaşlarıyla dolu o yaz, çocuğunuzun hayatındaki başka bir güzel yolculuğun başlangıcı olabilir.
Kaynak: https://baohungyen.vn/neu-con-buoc-hut-vao-lop-10-3195671.html








Yorum (0)