Sağlık Bakanlığı'na göre, felç geçiren hastaların yaklaşık %30-50'si bağımsız yaşam yeteneklerini tamamen geri kazanamıyor; %15-30'u ise kalıcı sekellerle yaşamak zorunda kalıyor. Hayatta kalsalar bile, birçok hasta felç, hareket kısıtlılığı veya bazı organlarda işlev bozukluğuyla karşı karşıya kalıyor.
Ca Mau Genel Hastanesi Nöroloji Bölümü Başkanı Dr. Le Tuong Lai'ye göre, inme vakalarının yaklaşık %85'i, beyin arterinin tıkanması sonucu beyne giden kan akışında ani bir azalmaya neden olan iskemik inmeden kaynaklanmaktadır. Geri kalan %15'lik kısım ise beyindeki kan damarlarının yırtılması sonucu oluşan ve kanın beyin dokusuna yayılarak hasara yol açan hemorajik inmelerdir.
Felç, günümüzde dünya genelinde ölüme ve sakatlığa yol açan en önemli nedenlerden biridir. Bu nedenle, uyarı işaretlerinin erken tanınması özellikle önemlidir. Kişiler şu tipik belirtilerin farkında olmalıdır: yüz sarkması (gülümserken veya dişlerini gösterirken görülebilir), vücudun bir tarafında güçsüzlük veya felç (hastadan her iki kolunu kaldırması istenerek kontrol edilebilir) ve konuşma bozuklukları (konuşmada zorluk, peltek konuşma veya konuşmayı anlamama). Bu belirtiler aniden ortaya çıktığında, hasta mümkün olan en kısa sürede en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.
Uzmanlar, inme tedavisinde "altın saat"in genellikle semptomların başlangıcından itibaren ilk 3 ila 4,5 saat veya 6 saate kadar sürdüğünü vurguluyor. Hastaların bu süre içinde hastaneye götürülmesi, beyne kan akışının yeniden sağlanması şansını artırır, ölüm riskini azaltır ve uzun vadeli komplikasyonları sınırlar.
Toplumda felç şüphesi olan bir kişi bulunduğunda, sakin kalmak ve durumu doğru şekilde ele almak önemlidir: düşmeleri önlemek için hastayı destekleyin; kusma meydana gelirse sırt üstü yatırın veya başını yana doğru eğin; boğulmayı önlemek için ağızdaki mukus ve yiyecek artıklarını temizleyin; protez dişleri veya yab cisimleri çıkarın. Hasta, özellikle güçsüzlük veya felç bölgelerinde darbeyi en aza indirerek sırt üstü pozisyonda taşınmalı ve felç tedavisi yapabilecek bir sağlık kuruluşuna hızla götürülmelidir.
Hastanede, aile üyelerinin tıbbi personele semptomların başlangıç zamanı, tıbbi geçmiş, şu anda kullanılan ilaçlar ve hastanın kilosu gibi eksiksiz bilgi vermeleri gerekmektedir. Ayrıca, tromboliz veya vasküler girişim gerektiğinde tedavi kararlarını geciktirmemelidirler. Önemlisi, hiçbir koşulda aile üyeleri hastaya yiyecek veya içecek verme, ilaç uygulama, akupunktur yapma, kazıma veya kanıtlanmamış halk ilaçları uygulama gibi kendi kendilerini tedavi etmemelidirler.
Birinci basamak sağlık kuruluşları için, inme belirtilerinin hızlı bir şekilde belirlenmesi, hastanın durumunun stabilize edilmesi ve zamanında sevk işlemlerinin başlatılması çok önemlidir. Etkin hastane öncesi uyarı sistemleri, belirtilerin başlangıcından uzman tedaviye erişime kadar geçen süreyi kısaltmaya yardımcı olacaktır.
Toplum içinde erken teşhis ve zamanında acil bakım, yalnızca hayat kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli sonuçları da en aza indirir. Her vatandaşın, inme yükünü azaltmaya, sağlıklarını korumaya ve yaşam kalitelerini iyileştirmeye katkıda bulunmak için doğru şekilde müdahale etme bilgisiyle donanması gerekir.
Kaynak: https://soyte.camau.gov.vn/bai-khoa-hoc-chinh-tri-va-xa-hoi/phat-hien-som-va-cap-cuu-dot-quy-tai-cong-dong-298653











Yorum (0)