Son zamanlarda, bir erkek kurye, alıcının bir kişisel bakım aletini denemesine izin vermeyi reddettiği için, alıcı öfkelenerek kuryenin burnuna yumruk attı ve kanlı bir yara açtı; ardından bir köpeğin bacağını alıp kuryeye vurdu. Kamuoyunu tiksindiren bir diğer olay ise, bir aile içi anlaşmazlığın yasal bir ihlale dönüşmesiydi. Damat, ödünç aldığı arabayı geri vermeyi reddederek, kayınpederinin arabayı sürmesini engellemek için gömleğini çıkarıp kaputun üzerine yattı. Kayınpeder ise öfkesine rağmen gaza bastı ve hayatını tehlikeye atarak yoğun bir otoyolda arabayı sürdü. Her ikisi de daha sonra yargılandı.
Birçok insanı endişelendiren şey, bu eylemlerin pervasızlığı değil, aynı zamanda günlük etkileşimlerde nezaketin yerini yavaş yavaş alan özdenetim eksikliğidir. Sadece bir anlık soğukkanlılık kaybı yaralanmaya, yasal sorunlara yol açabilir ve toplum için olumsuz bir imaj yaratabilir.
Hayatın baskıları insanları strese daha yatkın hale getirebilir. Günlük yaşamın, işin, borçların ve birikmiş hayal kırıklıklarının baskıları kolayca sinirliliğe yol açabilir. Ancak hiçbir baskı, şiddet içeren davranışları ve kanunlara saygısızlığı haklı çıkaramaz. Daha endişe verici olan ise, bu saldırgan tepkilerin birçok insan için giderek tanıdık bir davranış biçimi haline gelmesidir. Okul şiddetinden çocuk istismarına ve sokak kavgalarına kadar tüm bu olaylar, nezaketin ve öz kontrolün aşındığını göstermektedir. İnsanlar daha çabuk öfkelendikçe, toplum daha güvensiz hale gelir.
Bu tür kabadayıca davranışlar karşısında, yetkililerin hızlı müdahalesi ve sert önlemler alması şarttır. Yukarıda bahsedilen iki olayda yer alan kişilerin davaları belgelenmiş ve kanuna göre yargılanmıştır. Bu kararlı eylem kamuoyunun onayını almıştır ve devam ettirilmelidir, çünkü kanun, şiddetin günlük etkileşimlerde asla önemsiz bir konu olmadığını herkesin anlamasını sağlayacak kadar sert olmalıdır. Hukukun üstünlüğünü savunan bir toplum, masumları korumalı, suçluları ağır bir şekilde cezalandırmalı ve kabadayılığın medeniyeti gölgelemesini önlemelidir.
Ancak, yasalar tek başına yeterli değildir. Yaptırımlar cezalandırabilir ve caydırabilir, ancak şiddeti kökünden önlemek için toplumun daha fazlasına ihtiyacı vardır. Sokak kavgalarını azaltmak için belki de insanların küçük yaşlardan itibaren birbirlerine nasıl davranmaları gerektiği öğretilmesiyle başlamalıyız. Özür dilemeyi, düşünceli olmayı ve öfkelendiğinde sakin kalmayı bilen bir çocuğun, çatışmaları çözmek için yumruk kullanma alışkanlığıyla büyüme olasılığı daha düşüktür. Aile, günlük etkileşimlerde nezaket ve hoşgörüyü besleyen bir yer olmalıdır. Sosyal medyada, şiddetle ilgili kışkırtıcı veya sevinçli yorumların yerini açık kınama ve medeni davranışlar almalıdır. Sokaklarda, bazen sadece sakin bir kişinin müdahalesi bir kavgayı veya trajik bir olayı önleyebilir.
Güvenli bir toplum sadece katı cezalarla değil, insanların her gün birbirlerine saygı, özdenetim göstermeleri ve nazik davranmalarıyla da sağlanır.
Kaynak: https://www.sggp.org.vn/tri-thoi-con-do-giu-binh-yen-cho-xa-hoi-post852873.html







Yorum (0)