Bu hükümetin kurulması, özünde "öncekinden farklı" olan yeni bir tarihi dönemin resmi başlangıcı olarak görülüyor. Ancak bu "yeniliğin" ne anlama geldiği ve öncekinden nasıl farklı olduğu tamamen ayrı bir konu ve bu sorular henüz cevapsız kalıyor.
Kesin olan şu ki, değişen zamanlara rağmen, dış politika zorlukları aynı kalmaktadır. Nepal yetkilileri uzun yıllardır bu zorluğun üstesinden tam ve sürdürülebilir bir şekilde gelememiş, hatta Nepal için her açıdan en faydalı olacak şekilde ele alacak stratejiler geliştirememişlerdir.

Nepal'in yeni Başbakanı Balendra Şah (siyah giyinmiş), göreve başlama töreninde.
Fotoğraf: Reuters
Bu durum, sadece ekonomik ve ticari konularda değil, Çin, Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri ile siyasi ve dış ilişkiler ve işbirliği arasında denge kurma konusunda da bir zorluk teşkil etmektedir. Nepal'in coğrafi konumu, istese de istemese de, onu bu üç ortağın jeopolitik oyununa itmiştir. Her ülkenin Nepal'de acil ve temel uzun vadeli stratejik çıkarları vardır ve bu nedenle Nepal'i kendi etki alanlarına çekmeye çalışmaktadırlar. Bu ülkelerin hepsi kasıtlı olarak Nepal'i diğerlerinden izole etmeye çalışmaktadır.
Bir zamanlar Nepal, ideolojik olarak veya tamamen ekonomik ve ticari olarak bir ortağı ya da diğerini tercih ediyordu, ancak Nepal içindeki anlaşmazlıklar ve dış baskılar nedeniyle bu politika yönelimi sürdürülebilir değildi. Hiçbir hükümet Çin ve Hindistan arasındaki ilişkileri dengelemeyi başaramadı. ABD'nin Nepal'e olan artan ilgisi, Nepal'in Çin ve Hindistan ile ilişkilerinde denge kurmasını daha da zorlaştırıyor.
Nepal'in en önemli üç ortağıyla olan dış ilişkilerini aynı anda dengelemek, yeni iktidardaki yetkililer için oldukça zorlu bir görev haline geliyor. Bu eski sorun, yeni dönemin geleceğini de tehdit etmeye devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: https://thanhnien.vn/thach-thuc-cu-o-thoi-moi-185260329222442713.htm






Yorum (0)