Araştırmalara göre, çocukların aşağıdaki 5 "hobiye" sahip olmaları, son derece yüksek IQ ve EQ'ya sahip olduklarını ve başarılı ve tatmin edici bir geleceğe işaret ettiklerini gösteriyor.
1. Çocuklar dinlemekten hoşlanırlar.
Yüksek duygusal zekaya (EQ) sahip çocuklar, dinlemeyi ve duygularını empatik bir şekilde ifade etmeyi bilen çocuklardır. (Örnek görsel)
Yüksek duygusal zekaya (EQ) sahip çocuklar, dinlemeyi ve duygularını empatik bir şekilde ifade etmeyi bilen çocuklardır.
Dinleme, insanlar arasındaki en iyi iletişim biçimi olmasının yanı sıra, çocukların iyi iletişim kurabilmeleri ve çevrelerindekilere karşı empati geliştirebilmeleri için de bir ön koşuldur.
İyi bir dinleyici, başkaları konuşurken sözlerini kesmeden veya kayıtsız kalmadan dikkatle dinleyen çocuktur.
Karşıdaki kişinin yerine kendini koymayı, duygularını önemsemeyi ve en içteki düşüncelerini anlamayı bilirler; ayrıca karşıdaki kişiye yeterli nezaket ve saygıyı göstererek ciddi bir şekilde nasıl yanıt vereceklerini de bilirler.
Ayrıca, başkalarının paylaşımlarını dinlemeye, bilgiyi süzmeye ve işlemeye odaklanan ve başkalarının duygularını tanıyan çocuklar da zeki olduklarını ve daha iyi öğrenme yeteneklerine sahip olduklarını gösterirler.
2. Bebekler uyurken gülümserler.
Birçok ebeveyn, çocuklarının uyurken gülümsediğini görmüştür.
Bu dönemde birçok kişi çocuğun hoş rüyalar gördüğünü varsayar; oysa bunun aslında çocuğun yüksek zekâ ve duygusal zekâya sahip olduğunu gösteren bir tepki olduğunun farkında değildirler.
Uyurken gülümsemek sadece mutlu bir ruh halini yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda beyin ve sinir sisteminin daha derin bir bütünleşmesine de işaret eder.
Gülümseme eylemi doğrudan sinir uçlarıyla ilişkilidir, beyin ise tüm bu süreci kontrol etme rolünü üstlenir.
Genellikle küçük çocukların sinir sistemleri henüz tam olarak kontrol altında değildir, bu nedenle 6 aydan küçük çocukların çoğunun duygularını ifade etme yeteneği sınırlıdır.
Çocuklar konuşmayı öğrenmeden önce ve duygularını sözlü olarak ifade edemedikleri dönemde, yüz ifadeleri şüphesiz iletişim kurabilecekleri tek yoldur.
Yüksek duygusal zekaya sahip zeki çocukların sinir ağları, küçük yaşlardan itibaren bilinci koordine eder. Uykularında gülümseyen çocuklar, beyinlerinin çok iyi çalıştığını ve sinir sistemlerinin yeni bilgileri öğrenmeye son derece duyarlı olduğunu, dolayısıyla IQ'larının arttığını gösterir.
Psikologlara göre, uykuda gülümseyebilmek için yüz sinirlerinin önemli ölçüde uyarılması gerekir.
Dolayısıyla, bir çocukta bu tepkiyi gördüğünüzde, sinir ağının çok iyi çalıştığını ve organları normal çocuklardan çok daha iyi koordine ettiğini gösterir.
3. Çocuklar eşyaları fırlatmayı severler.
Harvard Üniversitesi'nde sinirbilimci olan Profesör Meyer, ebeveynlerin çocuklarının bir şeyler fırlatmasına alışmaları gerektiğini, çünkü bunun aslında keşif konusunda önemli bir ders olduğunu öne sürüyor. (Örnek görsel)
Çocuklar belli bir aşamaya geldiklerinde, aniden nesneleri fırlatma konusunda güçlü bir dürtü geliştirirler. Eğer ebeveynler buna izin vermezse, çocuklar daha da şiddetli bir şekilde fırlatırlar.
Anne babalar, evdeki "her yerin dağınık" olduğunu, hatta yeni alınan cep telefonunun bile kırık olduğunu görünce sık sık sinirlenirler.
Harvard Üniversitesi'nde sinirbilimci olan Profesör Meyer, ebeveynlerin çocuklarının bir şeyler fırlatmasına alışmaları gerektiğini, çünkü bunun aslında keşif sürecinde önemli bir öğrenme deneyimi olduğunu, çocukların bunu farkındalıklarını artırmak ve meraklarını gidermek için kullandıklarını öne sürüyor.
Çocuklar, fırlatma eylemi sayesinde nesnelerin farklı dokulara ve ağırlıklara sahip olduğunu öğrenirler.
Yere indiklerinde ses çıkaracaklar, farklı şekiller alacaklar ve farklı yönlere doğru hareket edecekler.
Bu hareketi tamamlamak için çocuğun gözleri, beyni, elleri vb. birbirleriyle koordineli çalışmalı ve böylece iyi vücut koordinasyon becerileri geliştirmelidir.
4. Çocuklar konuşmayı sever.
Konuşmayı seven çocukların diğer çocuklara göre daha yüksek duygusal zekâ ve zeka seviyesine sahip olma eğiliminde oldukları görülmüştür. Birçok çocuk konuşmayı sever, hatta ebeveynlerinin ve diğer yetişkinlerin konuşmalarını bölerler ki bu da can sıkıcı olabilir.
Aslında bu çocuklar genellikle iyi dil becerilerine sahiptir ve yaşıtlarına göre daha erken yaşta geniş bir kelime dağarcığına hakim olurlar.
Araştırmacılar, okulda çok konuşan çocukların orta yaşta daha iyi hafızaya, daha akıcı konuşmaya ve daha iyi durumsal farkındalığa sahip olma eğiliminde olduklarını göstermiştir.
Bu tür çocukların büyüdükçe daha güçlü mantıksal düşünme yeteneklerine ve daha yüksek duygusal zeka (EQ) ve zeka katsayısı (IQ) puanlarına sahip olma olasılıkları daha yüksektir.
Dil, iletişim aracımızdır. Çok konuşan çocuklar bazen yetişkinler için biraz sinir bozucu görünebilir, ancak bu aslında parlak bir geleceğe sahip zeki bir çocuğun işaretidir.
5. Çocuklar kendi kendilerine konuşmayı severler.
Araştırmalar, birinin sizinle konuşmasının da problem çözme konusunda zekanın bir işareti olduğunu göstermiştir. (Örnek görsel)
Bu durum, ebeveynlerin gözünde çocuğun sergilediği "garip" bir davranış olarak değerlendirilmelidir.
Ancak yayınlanan bir araştırmaya göre, zeki insanların çoğu kendi kendine konuşmayı tercih ediyor.
Aynı zamanda araştırmalar, birinin sizinle konuşmasının da problem çözme konusunda zekanın bir işareti olduğunu göstermiştir.
Çocuklar kendi kendilerine konuşma sürecinde hayal güçleri ve mantıksal yetenekleri uyarılır; bu da onların üst düzey düşünme becerilerini, hafızalarını ve bilişsel yeteneklerini ortaya koyar.
[reklam_2]
Kaynak: https://giadinh.suckhoedoisong.vn/tre-co-iq-va-eq-cuc-cao-thuong-co-5-so-thich-khac-biet-nay-172241204104120132.htm






Yorum (0)