
ABD Başkanı Donald Trump. Fotoğraf: THX/VNA
ABD Başkanı Donald Trump, Washington ve Tahran'ın Orta Doğu'daki çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaya yakın olduklarını söyledi. Ancak iki taraf henüz belgenin tam içeriğini açıklamadı ve birçok temel konu önemli ölçüde farklılık gösteriyor.
ABD ve İranlı yetkililere göre, şu anda en önemli beş konu İran'ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, Tahran'ın dondurulmuş varlıkları, bölgedeki müttefik güçler ve İran'ın füze cephaneliğidir.
1. İran'ın nükleer programı
New York Times'a göre, en büyük sorunlardan biri Tahran'ın nükleer programının geleceğidir. ABD ve İsrail, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini uzun zamandır talep ediyor; zira bu uranyumun nükleer silah yapımında kullanılabileceğinden endişe ediyorlar. Ancak İran bu talebe sürekli olarak karşı çıkıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) göre, İran şu anda yaklaşık 440 kg %60 oranında zenginleştirilmiş uranyuma ve çeşitli diğer seviyelerde zenginleştirilmiş yaklaşık 11 ton uranyuma sahip.
Bir ABD yetkilisi, Washington ve Tahran'ın İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu nasıl ele alacağı konusunda prensipte bir anlaşmaya vardığını, ancak ayrıntıların hala görüşüldüğünü söyledi. ABD ayrıca, İran'ın gelecekte uranyum zenginleştirmeye devam etmesi konusunun sonraki görüşme turlarında ele alınacağını belirtti.
Bu arada, üç İranlı yetkili New York Times'a nükleer stok konusunda nihai bir anlaşmaya varılmadığını ve tüm nükleer konuların önümüzdeki 30-60 gün içinde müzakere edilmeye devam edeceğini söyledi.
2. Hürmüz Boğazı ve abluka önlemleri
Küresel petrol ve doğalgaz ticareti için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı da müzakerelerin odak noktalarından biri.
Şubat ayı sonlarında çatışmaların patlak vermesinin ardından İran, Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik faaliyetlerini sekteye uğratarak küresel enerji fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu. Buna karşılık ABD, İran'la bağlantılı limanlara ve gemilere deniz ablukası uyguladı.
Tahran şu anda geçiş yapan gemilerden ücret alarak boğaz üzerindeki kontrolünü sağlamaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu uluslararası denizcilik yolunda geçiş için ücret alınmasının uluslararası hukuku ihlal edebileceğini savunuyor.
İranlı yetkililer, mevcut teklife göre Tahran'ın, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması karşılığında gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine ücret uygulamadan izin vereceğini söyledi.
Başkan Trump, Washington'un karantina uygulamasını sona erdirmeyi düşünebileceğinin sinyalini verdi, ancak nihai bir anlaşmaya varılana kadar mevcut önlemlerin yürürlükte kalacağında ısrar etti.
3. Varlıklar donduruldu.
İran, yıllarca süren uluslararası yaptırımlar nedeniyle denizaşırı hesaplarda dondurulmuş varlıklarını geri almak istiyor. İran'a göre, önerilen anlaşma yaklaşık 25 milyar dolarlık varlığın serbest kalmasını sağlayabilir.
Ancak bir ABD yetkilisi, bu aşamada Washington'un İran'ın herhangi bir varlığına uygulanan dondurma kararını kaldırmayı önermediğini söyledi. Bununla birlikte, ABD, İran nükleer programıyla ilgili taahhütlerini yerine getirirse bu süreci başlatmaya hazır olduğunu teyit etti. Yetkili, hangi varlıkların veya miktarların serbest bırakılabileceğini belirtmedi.
Başkan Donald Trump, son haftalarda eski Başkan Barack Obama'yı, Obama yönetiminin imzaladığı nükleer anlaşma kapsamında 2015 yılında dondurulmuş 1,7 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakma kararı nedeniyle eleştirmeye devam etti. Trump, ABD'yi 2018'de bu anlaşmadan çekmişti.
4. İran'ın bölgedeki müttefik güçleri
İran, Orta Doğu'da çok sayıda silahlı grubu destekliyor; bunların en güçlüsü Lübnan'daki Hizbullah'tır. Lübnan'da ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail ve Hizbullah son haftalarda çatışmalara devam etti.
En büyük sorulardan biri, yeni anlaşmanın mevcut çatışmaları sona erdirip erdiremeyeceğidir. Bir diğer konu ise İran'ın bölgedeki müttefik güçlerini dizginlemeyi kabul edip etmeyeceğidir.
İran, mevcut teklif uyarınca Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona ereceğini belirtti.
Bu arada, ABD resmi olarak Hizbullah'ı veya İran müttefiki güçleri anlaşmanın bir parçası olarak belirtmedi.
Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Başkan Trump ile telefon görüşmesi yaptığını ve İsrail'in "Lübnan da dahil olmak üzere her cephede" tehditlere karşı kendini savunma hakkına sahip olduğu konusunda güvence aldığını söyledi.
5. İran'ın füze stoğu
İran'ın balistik füze cephaneliği, uzun zamandır İsrail ve ABD ile ittifak halindeki Körfez Arap devletleri için büyük bir endişe kaynağı olmuştur, çünkü bu devletlerin tümü Tahran'ın menzili içindedir.
Çatışmanın ilk aşamalarında Trump yönetimi, İran'ın füzelerinden vazgeçmesi veya menzillerini sınırlaması gerektiğini belirtmişti. Ancak bir ABD yetkilisine göre, mevcut anlaşma taslağı İran'ın füze cephaneliğine değinmiyor.
Eğer herhangi bir anlaşma füze meselesini içermezse, İsrail liderlerinin hayal kırıklığına uğraması bekleniyor. Başbakan Netanyahu, kendisi ve Başkan Trump'ın İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme hedefinde birlik içinde olduklarında ısrar ediyor. Ancak analistler, mevcut taslağın İsrail'in beklentilerini karşılamayabileceğini öne sürüyor.
Uzmanlar ayrıca, füzeler konusundaki çözülmemiş anlaşmazlıkların, özellikle İsrail'in İran'ın füze yeteneklerini yok etmek için tek başına harekete geçmeye karar vermesi durumunda, gelecekte yeni bir çatışmanın tohumlarını ekebileceği konusunda uyarıyor.
baotintuc.vn'ye göre
Kaynak: https://baophutho.vn/5-van-de-then-chot-quyet-dinh-thoa-thuan-hoa-binh-my-iran-254908.htm








Yorum (0)