
Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü (BM Turizm), yakın zamanda yayınladığı bir raporda, turizm sektörünün 2025 yılında %3 ila %5 arasında bir büyüme öngörerek parlak bir gelecek beklediğini ifade etti. Bu, küresel turizm sektörünün son yıllarda elde ettiği başarıların bir devamı niteliğindedir.
BM Turizm Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili, 2024 yılında "turizm sektörünün" Covid-19 pandemisinin yol açtığı şoktan tamamen kurtulacağını ve Covid-19'un küresel turizmi felç etmesinden önceki 2019 seviyesine eşdeğer olarak 1,4 milyar uluslararası ziyaretçi sayısına ulaşacağını vurguladı.
Avrupa, 747 milyon ziyaretçiyle en çok uluslararası turist çeken bölge oldu. Bunlar arasında, Olimpiyat Oyunları ve Paris'teki Notre Dame Katedrali'nin yeniden açılışı gibi büyük etkinliklerle Fransa, en popüler destinasyonlar listesinin başında yer aldı. Avrupa'nın yanı sıra, Asya-Pasifik, Amerika ve Afrika'ya gelen uluslararası ziyaretçi sayısında da etkileyici bir artış görüldü.
Uzmanlar, turizm sektöründeki güçlü büyümenin başlıca nedenlerinin turizme olan yüksek talep, genişleyen hava bağlantıları ve vize şartlarının kolaylaştırılması gibi destekleyici politikalar olduğuna inanıyor. Bu atılım, gelirlerde de kendini gösteriyor; 2024 yılında toplam uluslararası turizm geliri 1,6 trilyon ABD dolarına ulaşarak 2019'a göre %4, 2023'e göre ise %3 artış gösterdi.
Bu gelir akışı, yükselen enflasyon ve enerji fiyatları ile artan siyasi istikrarsızlık gibi birçok çalkantılı olaydan etkilenen küresel ekonomi için bir "canlandırıcı" niteliğindedir. Turizm sektörünün muhteşem toparlanması, yalnızca küçük işletmeleri ve iş piyasasını olumlu etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda birçok ülkenin bütçesine de önemli bir katkı sağlıyor.
Özellikle, hedef sayıyı aşan uluslararası turist sayısı, 2024 yılında Tayland için 52,8 milyar dolardan fazla gelir sağladı. Nüfusuna kıyasla dört kat daha fazla turist çeken Kıbrıs'ta ise turizmin 2024 yılında ülke GSYİH'sının yaklaşık %21'ine katkıda bulunması bekleniyor.
Turizmin ekonomilere sağladığı muazzam faydalar yadsınamaz olsa da, turist yoğunluğu da endişe kaynağı haline gelmiş, yerel yaşamlar ve çevre üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve sürdürülebilir turizm gelişimi için zorlu bir sorun oluşturmuştur.
Yunanistan'da turizm ekonomide hayati bir rol oynamasına rağmen, aşırı turist sayısı popüler destinasyonlarda kalabalığa neden olmuştur. Örneğin, Yunanistan'daki Santorini adası günde yaklaşık 8.000 turisti ağırlayabilirken, gerçek sayı 17.000'i aşmıştır. Japonya da benzer bir durumla karşı karşıyadır.
Japonya Kalkınma Bankası tarafından yakın zamanda yapılan bir anket, turistlerin %32'sinin Japonya'daki turistik yerlerdeki aşırı kalabalık nedeniyle kendilerini rahatsız hissettiğini ortaya koydu.
Olumlu koşulların yanı sıra, küresel turizm endüstrisi, yükselen ulaşım ve konaklama maliyetleri, değişken petrol fiyatları, jeopolitik gerilimler, aşırı hava koşulları ve işgücü kıtlığı gibi çeşitli potansiyel zorluklarla da karşı karşıyadır.
Bu bağlamda, uzmanlar büyüme ve sürdürülebilir kalkınma arasında denge kurmanın turizm sektörünün gelecekteki gelişimini belirleyecek kilit bir faktör olacağını vurguluyor. Bunu fark eden dünyanın birçok ülkesi sürdürülebilir turizm gelişimine doğru ilerliyor.
Olumlu büyüme işaretleri ve sürdürülebilir turizme doğru güçlü bir yönelimle, 2025 küresel turizm endüstrisi için bir başka müreffeh yıl olacağa benziyor. Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu sayısız zorluğa rağmen, turizmin büyümenin itici gücü olmaya devam etmesi bekleniyor.
Kaynak: https://nhandan.vn/du-lich-toan-cau-but-toc-ngoan-muc-post859740.html







Yorum (0)